Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 1 Temmuz'dan itibaren Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sisteminin Türkiye genelinde devreye alındığını açıkladı. Bu kapsamda vatandaşlara, iade ettikleri her plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajı karşılığında 1 TL teşvik bedeli ödenecek. Hem doğaya hem vatandaşlara kazandıracak uygulamanın ekonomiye de 30 milyar TL katkı sağlaması bekleniyor.

Türkiye Gazetesi'nden Kaan Zenginli'nin haberine göre; çevreyi korumak ve ambalaj atıklarını ekonomiye geri kazandırmak amacıyla hayata geçirilen DOA sistemi, bazı içecek ve su markalarının fırsatçılığı nedeniyle gölgede kaldı. Bu çevreci dönüşüm, markaların etiket oyunlarıyla âdeta bir gizli zam operasyonuna dönüştü. Vatandaşlar, depozito bedeli olan 1 liranın çok ötesinde, 3 ile 5 lira arasında değişen fiyat artışlarını görünce sosyal medyada binlerce paylaşım yaparak duruma isyan etti.

Ambalajlı su üreticilerinin izlediği bu fiyat politikası tüketiciler için aslında yeni bir durum değil. Henüz geçen ay Orta Doğu’daki savaş gerilimi ve Hürmüz krizi tırmandığında, şirketler artan petrol fiyatlarını gerekçe göstermişti. Şişeleme, depolama ve lojistik maliyetlerindeki artışlar öne sürülerek su fiyatlarına ciddi oranlarda zam yapıldı. Ancak ilerleyen haftalarda küresel piyasalarda petrol fiyatları hızla geri çekilmesine rağmen, hiçbir marka etiketlerinde indirime gitmedi. Maliyetler artarken fiyatları anında yükselten firmalar, maliyetler düştüğünde sessiz kalmayı tercih etti.

Tüketiciler petrol fiyatlarındaki düşüşün etiketlere yansımasını beklerken, devreye giren DOA uygulaması firmalar için adeta yeni bir fırsat kapısını araladı. Normal şartlarda tüketici açısından kalıcı bir maliyet oluşturmaması gereken bu sistem, “yeni operasyonel yükler ve altyapı maliyetleri” bahane edilerek etiketlere yansıtıldı. Ürünün fiyatına sadece yasal zorunluluk olan 1 liralık depozito bedelinin eklenmesi gerekirken, markalar etiketleri 3 ila 5 lira arasında artırdı.

Su sektöründe yaşanan bu fiyat dalgalanmasının yakın zamanda maden suyu ve soda ürünlerine de sıçraması bekleniyor. Sektör kaynaklarından alınan bilgilere göre, üretici firmalar DOA logolu cam şişe maliyetlerini gerekçe göstererek yeni bir zam hazırlığı yapıyor.

Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, su markalarının DOA sistemini zam gerekçesi yapmasına sert tepki gösterdi. Bu durumun apaçık bir “fırsatçılık” olduğunu vurgulayan Ağaoğlu şunları söyledi:
“Daha önceden yürürlükte olan ambalaj atıkları yönetmeliği uyarınca işletmeler zaten bir geri kazanım bedelini ödüyordu. Firmalar yılbaşından bu yana pilot uygulamalarla DOA sürecinin içindeydi, yani şu an üzerlerine binen ekstra bir maliyet söz konusu değil. Kaldı ki bu proje ülkemizin çevre ve ekonomi geleceği için hayati önem taşıyor.”
İşletmelerin sorumluluğuna dikkat çeken Ağaoğlu, "Bu sistemle ambalajlar geri toplanıp ekonomiye kazandırılacak, ithalat ihtiyacı azalacak, cari açık düşecek ve istihdam artacak. Ülke kazanacak, çevre kazanacak. İşletmeler, maliyet unsurları biraz zorlasa dahi elini taşın altına koymalıdır. Çevre ve ülke için bu kadar kritik bir projede, o fırsatçı markalar da bir zahmet kazanmayıversin" çağrısında bulundu.

Vatandaşların boş ambalajları iade ettiklerinde aldıkları 1 liralık ödemenin kaynağı kamuoyunda sıkça merak ediliyor. İade noktalarındaki ödemeyi doğrudan marketler veya içecek markaları yapmıyor. Ödeme, devletin kurduğu merkezi sistemin yöneticisi olan Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından dijital olarak gerçekleştiriliyor. Ancak TÜÇA, bu ödemeyi devletin kasasından veya toplanan vergilerden karşılamıyor.
Havuzun oluşması: Üretici firma, ürünü piyasaya sürerken ambalaj başına belirlenen depozito bedelini peşin olarak TÜÇA’nın yönettiği merkezi fona yatırıyor.
Emanet süreci: Tüketici ürünü satın alırken bu bedeli ürünün toplam fiyatı içinde ödüyor. Tüketicinin ödediği bu teminat, devletin kontrolündeki havuzda beklemeye alınıyor.
Paranın iadesi: Tüketici boş şişeyi iade makinesine atıp uygulamasını okuttuğunda, sistem işlemi anında onaylıyor. Havuzda bekleyen 1 lira, Türkiye Emlak Katılım Bankası altyapısı üzerinden tüketicinin e-Cüzdan’ına aktarılıyor.

Tüketicilerin raftaki fiyat karmaşasından kurtulması ve hangi oranda zam yapıldığını net bir şekilde görebilmesi için acil bir adım atılması gerekiyor.
Uzmanlar, ambalajlı su ve içecek ürünlerinin etiketlerinde veya ambalajlarında "Fiyata 1 TL Depozito Bedeli Dahildir" ibaresinin yazılmasının zorunlu hale getirilmesini talep ediyor. Böylece vatandaş, ödediği paranın ne kadarının geri alabileceği "emanet" tutar olduğunu, ne kadarının ise markanın kendi yaptığı zamdan kaynaklandığını şeffaf bir şekilde görebilecek.