Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Gayrimenkul sektöründe son dönemde arsa ve arazi yatırımlarına olan talepte belirgin bir artış yaşanıyor. Özellikle büyükşehirlerin gelişim akslarında ve altyapı projelerinin yoğunlaştığı bölgelerde imarlı arsa arayışı hız kazandı. Geleceğin cazibe merkezlerinde yerini almak isteyen yatırımcılar, arsa piyasasındaki fırsatları yakın takibe aldı. Uzmanlar ise artan taleple birlikte doğru lokasyon ve hukuki analizin önemine dikkati çekiyor.
Gayrimenkul piyasasında son ayların en dikkat çeken trendi, arsa ve arazi segmentinde yaşanan hareketlilik oldu. Yatırımcıların radarı, özellikle büyük kentlerin çeperlerinde genişleyen yeni gelişim koridorlarına çevrilmiş durumda. Ulaşım ağlarının yaygınlaşması, yeni metro hatları, çevre yolları ve planlanan mega altyapı projeleri, bölgedeki toprak değerlerini doğrudan destekleyen ana faktörler olarak öne çıkıyor. Şehrin büyüme yönünde yer alan hem imarlı hem de gelişime açık parsellerde işlem hacmi artarken, arsa pazarı sektörün en dinamik alanlarından biri hâline geldi.
Konuyla ilgili Türkiye Gazetesi'ne açıklamalarda bulunan Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Özelmacıklı, şu ifadeleri kullandı:
“Konut fiyatlarının yüksek seyretmesi ve faizlerde gevşeme beklentisi, yatırımcıların arsa ve araziye olan ilgisini artırıyor. Bugün arsa ve arazi satışları, bütün gayrimenkul satışları içinde yaklaşık yüzde 40’lık paya ulaşıyor. Ancak yatırımcılar sadece bölgenin gelecekte değer kazanacağı beklentisiyle hareket etmemeli. Ulaşım projeleri, altyapı yatırımları, kamu yatırımları ve bölgenin gelişme potansiyeli birlikte değerlendirilmeli. Satın alma öncesinde tapudaki niteliği, malik ve hisse bilgileri ile ipotek veya şerh gibi hukuki durumlar mutlaka kontrol edilmeli. Belediyeden güncel imar durumu ve plan notları alınmalı; parselin yol bağlantısı, elektrik, su ve kanalizasyon altyapısı, zemin yapısı ile afet riski yerinde incelenmeli. Özellikle hisseli tapulu, tarım vasfındaki veya ‘yakında imara açılacak’ vaadiyle pazarlanan taşınmazlarda yalnızca sözlü beyanlara güvenilmemeli; resmî belgeler görülmeden ve uzman desteği alınmadan yatırım kararı verilmemeli.”
Arsa pazarındaki bu hareketliliğin arkasında şehrin büyüme dinamikleri yatıyor. Megakentlerin dışa doğru genişlemesiyle birlikte yeni ulaşım koridorları, otoyol bağlantıları ve metro hatlarının geçtiği güzergâhlar doğrudan prim potansiyeli yüksek alanlara dönüşüyor. Yatırımcılar hem bütçelerine uygun ölçekte parsel bulabilme esnekliği hem de altyapı projeleriyle birlikte değerini kısa sürede katlayan lokasyonlarda yer alma düşüncesiyle arsa piyasasına olan ilgisini canlı tutuyor.
Piyasada değer artışıyla öne çıkan alanların başında sanayi, lojistik ve üretim merkezlerine yakın konumda bulunan araziler geliyor. Elektrik, su ve yol gibi temel altyapısı hazırlanmış ya da kısa vadeli yatırım planlarına dâhil edilmiş parseller talep görmeye devam ediyor. Merkezdeki kentsel dönüşüm süreçleriyle birlikte kabuk değiştiren ve gelişme çeperinde kalan yakın çevre lokasyonları da arsa yatırımları için cazibe merkezi olma özelliğini koruyor.