Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Ekonomist Şirin Sarı, TGRT Haber canlı yayınında altın piyasasındaki son gelişmeleri ve yatırımcı davranışlarını değerlendirdi. Sarı, özellikle iç piyasada fiyatların uluslararası piyasalara yaklaşmasının dikkat çekici olduğunu vurguladı.

Sarı, "Evet, dün o çıkışa rağmen hızlı bir şekilde bir talep artışı bekliyorduk. Hatta gram altın 7000 TL’lerden sabah güne başladı ama 6900 TL’lere kadar düştü. Normal şartlarda uluslararası piyasalarla biz 6800 TL’yi görüyorsak, şu an uluslararası piyasalar 6760 TL’yi görürken Kapalıçarşı’da 7200–7250 TL olması gerekiyordu. Neredeyse 500–600 TL’lik bir gram farkı olabiliyordu. Dün bunu görmedik. Yaklaşık 100 TL’ye kadar farklılıklar vardı. Bugün de hemen hemen aynı. 6800–6900 bandında fiyatlandığını görüyoruz serbest piyasada" dedi.
İç piyasadaki talebin zayıf kaldığını belirten Sarı, "İç piyasada Kapalıçarşı’da insanlar geliyor, altın fiyatını öğreniyor. 7000 TL’ye yakınsa biraz da satanlar var diyebiliriz. Çünkü Kurban Bayramı yaklaştıkça otomotiv sektöründe canlılık, emlak sektörü ise uzun süredir sakin. Fiyatlarda hızlı bir artış görmedik. Belki de altın yükselmişken, ‘savaş devam eder ve altın daha da düşer’ beklentisiyle bozduranların da olduğunu görüyoruz. Talep olmayınca ve satış gelince Kapalıçarşı fiyatları uluslararası fiyatlara yaklaştı" diyerek Kapalıçarşı yorumu yaptı.

İki hafta önce yaşanan düşüşte güçlü bir alım dalgası olduğunu hatırlatan Sarı, "İki hafta önce gram altında 6300 TL’ye kadar, ons altında da 4100 dolar seviyelerine kadar düşüşler görmüştük. O zaman çok ciddi bir talep oldu. Gram altında ve çeyrek altında ciddi alımlar vardı. Kuyumcukent tarafında trafik kilitlenmişti. Kapalıçarşı’da da kuyumcuların önünde sıralar oluşmuştu, gram altın taneli satılmaya başlamıştı. Bu birkaç gün sürdü. Bayram dönüşü fiyatın düşmesi ve üretimin talebe yetişememesi etkili olmuştu. Ama dün böyle bir durum yoktu." diyerek mevcut durumun farklı olduğuna dikkat çekti.
Piyasadaki belirsizliğin yatırımcıyı temkinli hale getirdiğini vurgulayan Sarı, "Piyasa kararsız, temkinli. Ateşkesle birlikte savaşın bitme ihtimali, petrol fiyatlarının yükselmesi ve global merkez bankalarının faiz indirimi ihtimali altını yükseltiyor. Faiz karşısında altın daha tercih edilebilir bir enstrüman oluyor. Ancak ateşkes kalıcı olacak mı, şartlar sağlanacak mı, tarafların açıklamaları yatırımcıya güven vermiyor" dedi.

Yüksek seviyelerden alım yapan yatırımcıların zarar ettiğini belirten Sarı, "Maliyetlere baktığımızda 7500–8300 TL seviyelerinden alım yapan yatırımcılar var ve şu an zarardalar. Altının 6300 TL’ye kadar gerilemiş olması, ‘acaba 5500–6000 bandına iner mi?’ beklentisini doğuruyor. Bu yüzden alım yapmak isteyenler o seviyeleri bekliyor" diyerek altın alımında zarar edenleri uyardı.

Portföy çeşitlendirmesinin önemine dikkat çeken Sarı, tek bir yatırım aracına bağlı kalmanın riskli olduğunu vurguladı. Uzman isim, "Bu süreç bize şunu öğretti: yüzde yüz altın ya da gümüşte olmak riski artırıyor. Portföyü çeşitlendirmek önemli. Belki yüzde 20–30 oranında altın tutulabilir ama tek başına güvenli liman olarak görülse de risk barındırdığı açık" şeklinde konuştu.

Merkez bankalarının altın politikalarına da değinen Sarı, "Son üç ayda merkez bankaları altın alımlarına devam etti. Çin, Özbekistan, Kazakistan ve Polonya ciddi alımlar yaptı. Mart ayında ise Rusya ve Türkiye’den satışlar geldi. Genel olarak merkez bankaları rezerv çeşitlendirmesi için altın alımını sürdürüyor"

Sarı, "Gümüş tarafına baktığımızda, geçmişte gümüşün kilosu 2500 dolarken 3000 dolardan satılıyordu. Yani kilo başına 500–600 dolarlık fark vardı. Bu da gramda 25–30 TL fark demekti. Yatırımcı aslında %20 pahalıdan alım yaptı" diyerek gümüş alıp satacakları uyardı.
Son olarak yatırımcılara genel bir çerçeve sunan Sarı, yatırım tavsiyesi olmamakla birlikte "Genel olarak tek bir yatırım aracına bağlı kalmamak gerekiyor. Sepet yapmak önemli. Bu nedenle amaç sadece kazanç değil, enflasyona karşı paranın değerini korumak olmalı" şeklinde konuştu.