Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Altın vadeli işlemleri, yoğun haber akışının etkisiyle dar bir bantta hareket etmeyi sürdürüyor. Aralık 2026 vadeli kontrat yaklaşık 4 bin 117 dolar seviyesinde işlem görürken, fiyatlar genel olarak 4 bin 50 ile 4 bin 120 dolar arasında sıkışmış durumda.
Külçe altın, Temmuz 2026’yı yaklaşık yüzde 0,5 yükselişle tamamladı. Bu, şubat ayından bu yana kaydedilen ilk aylık artış oldu. Ancak piyasada güçlü ve net bir yükseliş havasından söz etmek henüz zor. Çünkü bir tarafta ABD Merkez Bankası’ndan gelen karışık mesajlar, diğer tarafta Orta Doğu’daki gelişmeler var.
ABD Merkez Bankası, politika faizini yüzde 3,50–3,75 aralığında sabit tuttu. Buna karşılık üç FOMC üyesi, yaklaşık yüzde 4,2 seviyesinde seyreden çekirdek enflasyonla mücadele için daha fazla parasal sıkılaşma gerektiğini savundu.
Bu ayrışma, piyasalardaki kafa karışıklığını biraz daha artırdı. Finansal piyasalar, Fed’in eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımına gitme ihtimalini yüzde 65–68 civarında fiyatlıyor.
Faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği beklentisi, faiz getirisi bulunmayan altın üzerinde baskı yapıyor. ABD Hazine tahvili getirilerindeki yükseliş ve dolar endeksinin güçlü görünümü de değerli metalin kısa vadede karşılaştığı en önemli engeller arasında.
Altın fiyatlarının yönünü belirleyen bir diğer önemli başlık ise ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilim. Bölgede tansiyonun yükseldiği dönemlerde yatırımcıların hızla güvenli limanlara yönelmesi, altına ani alımlar getiriyor.
Diplomasi ihtimalinin güçlenmesi ise ters yönde etki yapabiliyor. Örneğin Katar’da olası görüşmelerin gündeme gelmesi, petrol fiyatlarını ve piyasalardaki endişeyi zaman zaman aşağı çekiyor.
Yine de yılın önceki dönemlerinde yaşanan enerji arzı şoklarının etkisi tamamen ortadan kalkmış değil. Enerji fiyatlarının enflasyon beklentilerini yükseltmesi, merkez bankalarını faizleri daha uzun süre yüksek tutmaya zorluyor. İşte altın açısından temel mücadele de burada yaşanıyor: Jeopolitik riskler fiyatları desteklerken, yüksek faiz beklentisi yükselişi sınırlıyor.
Büyük kurumların fiziki altına yönelik ilgisi de devam ediyor. Tether, 2026’nın ikinci çeyreğinde rezervlerine 14 ton altın ekledi.
Bu tür alımlar, para birimlerindeki değer kaybına ve jeopolitik risklere karşı korunma arayışının sürdüğünü gösteriyor. 2025’in sonu ile 2026’nın başında görülen agresif alım temposu bir miktar yavaşlamış olsa da uzun vadeli eğilim hâlâ güçlü.
Polonya, Çin ve Fransa gibi ülkelerin önemli büyüklükte altın rezervlerine sahip olması da egemen merkez bankalarının değerli metale ilgisinin kalıcı olduğuna işaret ediyor.
Teknik görünümde ilk önemli direnç 4 bin 140 dolar seviyesinde bulunuyor. Bu bölgenin aşılması halinde gözler, 200 günlük hareketli ortalamaya karşılık gelen 4 bin 340 dolar seviyesine çevrilecek.
Aşağı yönde ise 4 bin 40 ile 4 bin dolar aralığı kritik destek bölgesi olarak öne çıkıyor. Özellikle 4 bin dolar seviyesi, hem psikolojik eşik hem de son işlem aralığının alt sınırı olması nedeniyle önem taşıyor.
Fiyatın kalıcı biçimde 4 bin doların altına gerilemesi durumunda teknik baskı artabilir. Böyle bir senaryoda 3 bin 850 dolar seviyesi yeniden gündeme gelebilir.