Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD Kuzey Carolina’da yaşayan henüz 12 yaşındaki Conrad Reed, 1799 yılında derede oynadığı esnada sarı renkli oldukça ağır bir taş buldu. Reed, bu sıra dışı taşı eve götürdü. Ailesinin yaklaşık 3 yıl boyunca kapı stoperi olarak kullandığı taş altın çıktı.

Evde kapı stoperi olarak kullanılan taş, evde sıradan bir eşya olarak görülüyordu. Taşın değerini 3 yıl sonra tarım ürünlerini satmak amacıyla yaptığı seyahatlerden biri sırasında taşı Fayetteville'deki bir kuyumcuya götüren John Reed keşfetti.
Kuyumcu taşın altın olduğunu söyleyerek Reed’den kendisine bir fiyat söylemesini istedi. Reed, o dönemlerde bir çiftçinin yaklaşık bir haftalık kazancına eş değer 3,50 dolar talep etti. Ancak metinde taşın gerçek miktarının Reed’in ödediği miktarın yaklaşık bin katı olduğu belirtiliyor.

Bulunan taşın değerini öğrenen John Reed, yaşadığı arazide daha fazla altın olabileceğin düşünmeye başladı. 1803 yılında üç kişiyle ortaklık kurup madencilik girişimi oluşturdu.
Yaşananlardan 1 sene sonra Peter isimli köleleştirilmiş bir çocuk, o arazide yaklaşık 12,7 kilogramlık bir altın paçası buldu.
Kuzey Carolina Eyaleti Tarihi Alanlar Biriminin aktardığı bilgilere göre bu parça, Reed Gold Mine'da bulunan en büyük altın külçesi olarak kayıtlara geçti.

Bu keşiflerin ardından bölgedeki çoğu kişi madenciliğe yönelmeye başladı. Bu kapsamda kayıtlara göre altın madenciliği, Kuzey Carolina'da tarımın ardından en büyük ikinci sektör konumuna kadar yükseldi.