Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Hem piyasalar hem de yatırımcıların yeni haftadaki odak noktası, Merkez Bankası’nın Perşembe günü açıklayacağı faiz kararı oldu. Piyasadaki genel beklenti, politika faizinin 100 baz puan düşürülerek yüzde 37’den yüzde 36 seviyesine çekilmesi yönünde şekilleniyor. Öte yandan yıl sonu beklentisi ise yüzde 35 olacağı şeklinde. Ekonomi yazarı Necmettin Batırel, TGRT Haber'den Şenay Yurtalan'a yaptığı özel açıklamada, beklenen faiz indiriminin piyasalardaki yansımalarını ve kurlar üzerindeki olası etkilerini detaylarıyla paylaştı.

Ekonomi yazarı Necmettin Batırel piyasalardaki politika faiz indirimi beklentisi ve bu kararın etkilerini şu şekilde değerlendirdi;
Yeni haftada piyasaların ve yatırımcıların odak noktasında Merkez Bankası’nın perşembe günü açıklayacağı karar var. Ana beklenti faizin 100 baz puan aşağı çekilerek yüzde 37’den yüzde 36’ya indirilmesi yönünde. Yılsonu için yüzde 35 öngörülüyor. Temel gerekçe Eylül ayında başlayan yıllık enflasyondaki gerileme eğilimi ve iç talepteki belirgin soğuma. Sıkı para politikasının gevşetilmesi (faiz indirimleri) iktisadi faaliyetleri canlandırmayı hedefler ancak bu değişimin hızı ve zamanlaması ekonomide 3 farklı gelişmeyi beraberinde getirir. Birincisi bankaların kredi faizleri geriler, şirketlerin finansmana erişimi kolaylaşır ve yatırımlar kademeli olarak artar. İkincisi Faizlerdeki 100 baz puanlık düşüş mevduat getirisini bir süre daha enflasyonun üzerinde (pozitif reel faiz) tutacağı için yerli yatırımcı TL'de kalır. Üçüncüsü ülke için en önemlisi, büyüme hızı artar, iç talepteki daralma önlenir.

Peki faiz indirimi TL’yi zayıflatarak döviz talebini arttırır mı? 100 puanlık indirim piyasa tarafından büyük ölçüde fiyatlandığı için kurlarda şok artışa yol açmaz. Finansal piyasalar genel olarak beklenen kararları önceden satın alır. Eylül ayı enflasyonu %29,73 seviyesindedir. Politika faizi %36'ya indirilse dahi, Merkez Bankası +6,27 puan civarında pozitif bir reel faiz sunmaya devam edecek. Bu yüksek reel getiri, TL mevduatların cazibesini tamamen ortadan kaldırmayacağı için yatırımcıların kitleler halinde dövize (dolarizasyona) hücum etmesini engelleyen en büyük kalkandır. Karar piyasa konsensüsüne paralel olduğu için kontrollü seyir yaşanır. Dövize yönelişini asıl tetikleyecek unsur 100 puanlık indirimden ziyade, karar metninde Merkez Bankası'nın sonraki aylar için vereceği mesaj. Ana beklentiye göre karar metninde "temkinli gevşeme" ve "sıkı likidite" dengesini kuran sinyal verecektir. Faiz indiriminin bir "gevşeme serisi" başlangıcı değil, veriye dayalı ve ölçülü bir adım olduğu belirtilecektir. Böylece piyasada faizlerin kontrolsüzce düşeceği algısını yıkmak ve döviz kuru üzerindeki olası baskıyı azaltmak hedeflenecektir.

Yıllık enflasyonun %30’un altına inmesi memnuniyetle karşılanırken; hizmet enflasyonundaki katılık, ulaştırma grubundaki yüksek seyir ve kira fiyatlarındaki risklerin yakından takip edildiği metne yansıyacaktır. Beklentilerin çıpalanması adına dezenflasyon sürecinin henüz tamamlanmadığı ve erken bir zafer ilan edilmediği hissettirilecektir. Yabancı portföy girişlerinin devamlılığı ve TL'ye olan güvenin korunması amaçlanacaktır. Faiz indirilirken, piyasadaki likidite fazlasının sterilize edilmesine yönelik zorunlu karşılıklar ve makroihtiyati araçların aktif biçimde kullanılacağı sinyali verilecektir. Son dönemde rezervlerde yaşanan dalgalanmalar ve fon piyasasındaki hareketlilik karşısında finansal istikrarı koruma kararlılığı gösterilecektir.
Özetle Karar Metninin Tonu: Banka, faizi indirirken kurumsal metinde oldukça şahin ve temkinli bir güvercin ton kullanacaktır. Piyasaya "Ekonomideki yavaşlamayı ve enflasyondaki düşüşü görerek alanı değerlendiriyoruz ancak enflasyon riskleri tamamen geçene kadar finansal koşulları gevşetmeyeceğiz" mesajı verilecektir.

İŞTE PİYASAYI TUTACAK FORMÜL
Ekonomi yazarı Necmettin Batırel piyasayı tutacak formülü şu şekilde sıraladı:
Ölçülü Adım, Sıkı Takip!
Merkez'in İndirim Dengesi
Faiz Düşecek, Kalkan Sürecek
Piyasa Satın Aldı: Gözler Mesajda!
Merkez’den Kontrollü Gevşeme