Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Kiracı ile ev sahibi arasında yaşanan kira anlaşmazlıklarında ''Kirayı eksik yatırdı'' iddiası tarafları icra takibiyle karşı karşıya getirebiliyor. Kira bedelinin eksik ödendiğini öne süren ev sahibi yasal yollara başvurabilirken, kiracının yaptığı ödemelerin dikkate alınmaması yeni bir hukuki süreci beraberinde getirebiliyor. Peki kira borcunu ödediği halde hakkında icra takibi başlatılan kiracı ne yapabilir? Haksız icra takibi başlatan ev sahibi, kiracıya tazminat ödemek zorunda kalabilir mi?
Avukat Gizem Gonce, Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er'e yaptığı değerlendirmede, kira borcu ve eksik kira ödemesi iddiasıyla başlatılan icra takiplerinde dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı.
Kira uyuşmazlıklarında yalnızca ev sahibinin veya kiracının beyanlarının değil, somut ödeme kayıtlarının da belirleyici olduğuna dikkat çeken Av. Gonce, kira ödemelerinin belgelenmesinin ve talep edilen alacağın doğru hesaplanmasının önemini vurguladı.

Ev sahibinin, kira bedelinin hiç ödenmediği veya eksik yatırıldığı iddiasıyla kiracı hakkında icra takibi başlatabildiğini belirten Av. Gizem Gonce, bu süreçte alacak iddiasının hukuki dayanağının bulunması gerektiğine dikkat çekti:
''Ev sahibi, kira alacağının ödenmediğini veya eksik ödendiğini ileri sürerek yasal yollara başvurabilir. Ancak icra takibinde talep edilen alacağın gerçek ve hukuken geçerli bir dayanağının bulunması gerekir. Kiracı ödemelerini yaptığı hâlde bu ödemeler dikkate alınmadan takip başlatılmışsa uyuşmazlık yargıya taşınabilir.''

Kira borcunun ödendiğini kanıtlamada en önemli belgelerin başında banka dekontlarının geldiğini vurgulayan Av. Gonce, ödeme sırasında yapılacak küçük bir ayrıntının hukuki süreçte büyük önem taşıyabileceğini belirtti:
''En önemli belgelerin başında banka dekontları geliyor. Kira ödemelerinin mümkün olduğunca banka aracılığıyla yapılması, açıklama bölümünde hangi aya ilişkin kira bedelinin ödendiğinin belirtilmesi ve dekontların saklanması son derece önemli. Elden ödeme yapılmışsa makbuz, yazılı belge ve somut olayda kullanılabilecek diğer deliller değerlendirilir. İspat yükü, ileri sürülen iddianın niteliğine ve uygulanacak usul kurallarına göre belirlenir.''

Kira uyuşmazlıklarında yapılan bilirkişi incelemesinin, tarafların gerçek borç ve alacak durumunun ortaya çıkarılmasına yardımcı olabileceğini belirten Av. Gizem Gonce, kiracının yaptığı ödemelerin ev sahibinin talep ettiği tutarı karşılaması, hatta aşması durumunda mahkemenin tüm delilleri birlikte değerlendireceğini ifade etti:
''Bilirkişi; kira sözleşmesini, ilgili dönemlerdeki kira bedellerini, artışları ve yapılan ödemeleri inceleyerek hesaplama yapabilir. Raporda kiracının yaptığı ödemelerin ev sahibinin talep ettiği tutarı karşıladığı, hatta aştığı belirlenebilir. Bununla birlikte bilirkişi raporu tek başına mahkeme kararı değildir. Mahkeme raporu diğer delillerle birlikte değerlendirir ve uyuşmazlığı karara bağlar.''

Ev sahibinin haksız icra takibi başlatması durumunda kiracı lehine icra inkâr tazminatının gündeme gelebileceğini belirten Av. Gonce, ancak bunun için kanunda aranan şartların ayrıca sağlanması gerektiğini vurguladı:
''Ev sahibinin haksız icra takibi başlatması hâlinde kiracı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilebilir. somut olayda kanuni koşulların oluşması hâlinde bu mümkündür. Ancak burada önemli bir ayrım var. İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi kapsamında düzenlenen icra inkâr tazminatı, her haksız takipte kendiliğinden uygulanmaz. Takibin ve itirazın niteliği, davanın sonucu ve diğer yasal şartlar dikkate alınır. Dolayısıyla kiracının fazla ödeme yaptığının tespit edilmesi önemli olmakla birlikte, tazminat için ayrıca gerekli koşulların bulunması gerekir.''

Kira uyuşmazlığının sonucuna göre ev sahibi aleyhine tazminat kararı verilebileceğini belirten Av. Gizem Gonce, her haksız takipte otomatik olarak tazminat ödeneceği yönünde bir değerlendirme yapılamayacağını kaydetti:
''Uyuşmazlığın niteliğine ve yasal şartlara göre mahkeme, ev sahibi aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedebilir. Ancak her kira uyuşmazlığında aynı sonucun ortaya çıkacağını söylemek doğru olmaz. Takibin hangi hukuki yola dayandığı, tarafların talepleri, yargılama süreci ve dosyadaki deliller birlikte değerlendirilmelidir.''

İcra takibiyle karşılaşan kiracıların hak kaybı yaşamamak için öncelikle ödeme emrini incelemesi ve yasal süreleri takip etmesi gerektiğini belirten Av. Gonce, kira sözleşmesi ve ödeme belgelerinin eksiksiz şekilde muhafaza edilmesinin önemini anlattı:
''Öncelikle icra dosyasındaki ödeme emri dikkatle incelenmeli ve yasal süreler kaçırılmamalıdır. İtiraz süresi ve izlenecek yol, takibin türüne göre değişebilir. Banka dekontları, kira sözleşmesi, kira artışına ilişkin belgeler ve taraflar arasındaki yazışmalar bir araya getirilmelidir. Özellikle kira uyuşmazlıklarında sürelerin kaçırılması ciddi hak kayıplarına yol açabilir.
Sonuç olarak; kira ödemelerinde belge, icra takiplerinde hukuk belirleyicidir. Kira bedelinin ödenip ödenmediğine ilişkin uyuşmazlıklarda banka kayıtları ve diğer somut deliller büyük önem taşıyor. Ev sahibinin alacak iddiasının yargılama sonucunda doğrulanmaması hâlinde kiracı lehine hukuki sonuçlar doğabilir. İcra inkâr tazminatı ise ancak ilgili mevzuatta öngörülen koşulların gerçekleşmesi durumunda gündeme gelir. Kiracılar açısından en önemli adım, ödemeleri belgelendirmek ve icra takibine ilişkin yasal süreleri kaçırmamaktır. Ev sahipleri açısından da talep edilen alacağın doğru hesaplanması ve ödeme kayıtlarının dikkatle incelenmesi, gereksiz hukuki uyuşmazlıkların önüne geçilmesi bakımından önemlidir.''