Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Büyük Birlik Partisi'nin (BBP) Genel İstişare Toplantısı ve Siyasi Vizyon Belgesi, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici'nin katılımıyla Ankara'da gerçekleştirildi.
Destici, ekonomiyle ilgili değerlendirmelerde bulunduğu konuşmasında "Vergide adalet sağlanmalı." diyerek "Milletimiz fedakarlık yaparken kamu kaynaklarını kullananların da aynı sorumluluğu göstermesini bekler." ifadelerini kullandı.

BBP lideri ayrıca emekli, ücretli, çiftçi ve küçük esnafa dikkat çekerek Hayat pahalılığı karşısında vatandaşımızın yaşadığı sıkıntının farkındayız." ifadelerini kullandı.
İktidar oldukları takdirde ilk olarak aile yapısını güçlendirmek için çabalayacaklarını dile getiren Destici, şu cümleleri sarf etti:
"Okulda başlayan bir eksiklik fabrikada karşımıza çıkıyor. Tarladaki kayıp sofraya yansıyor, geçim sıkıntısı aile kurmayı zorlaştırıyor.
Biz Türkiye'nin meselelerini bütünlük içinde ele alıyoruz. Bu programda devletin görevi de açıktır. Vatandaşının hakkını koruyacak, milletinin üretme gücünü artıracak, ülkesinin bağımsızlığını güvence altında tutacaktır. Bizim devlet anlayışımızda makam, vatandaşa üstünlük taslama yeri olamaz. Devlet kapısına gelen insanımız, kendisini bir yük gibi hissedemez. Bir işini yaptırmak için tanıdık aramak zorunda kalamaz.

İlk meselemiz, ailemiz ve nesillerin devamıdır. Bir ülkenin geleceği, çocuklarının sesinde hayat bulur. Gençlerimizin aile kurma arzusuyla geçim ve barınma kaygıları arasına sıkışmasına razı olamayız. Evlat sahibi olmak isteyen anne ve babaların kendilerini yalnız hissetmediği bir düzen kurmak zorundayız. Yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizde evlilik desteklerini güçlendirecek, üniversiteli evli çiftlerin burs ve barınma imkanlarını geliştirecek, ücretsiz ve nitelikli kreş hizmetlerini yaygınlaştıracağız. Çalışma hayatını da bu anlayışla ele alacağız. Annenin yükünü hafifleten, çocuğun bakımını güvenceye alan düzenlemeleri yapacağız. Aileye verdiğimiz destek, sağlık hizmetlerinde de hissedilmelidir. Anne ve bebeğin sağlığını esas alan, anne adayının doğru bilgilendirildiği, ihtiyacı olan hizmete güvenle ulaştığı bir yaklaşımı savunuyoruz."

Türkiye'nin temel probleminin ekonomi olduğunu ve bunu düzeltmek için birtakım projeler geliştireceklerini aktaran Destici, "Ekonomide temel ölçümüz, milletimizin üretme gücünü ve refahını birlikte artırmaktır. Türkiye kendi teknolojisini geliştirmeli, kendi markalarını büyütmeli, girişimcisiyle dünya pazarlarında daha güçlü bir şekilde yer almalıdır.
Devletin stratejik alanlarda öncülük ettiği, özel teşebbüsün önünün açıldığı, küçük üreticinin ayakta kalabildiği bir kalkınma anlayışını savunuyoruz. Türkiye'nin savunma sanayisinde geliştirdiği kabiliyetleri başka sektörlere de taşıyacağız. Elektronikte, enerji ekipmanlarında, tarım makinelerinde ve yüksek teknolojide daha güçlü bir üretim yapısına ihtiyacımız var.

Kamu yatırımlarını, araştırmayı ve sanayiyi bu hedef etrafında buluşturacağız. Türkiye'nin üreten gücüne güveniyoruz. Görevimiz, bu gücün önündeki engelleri kaldırmaktır. Esnafımız da bu yapının vazgeçilmez unsurudur. Mahallenin dükkanı kapandığında bir ailenin geliriyle birlikte mahallenin dayanışması da zayıflar.
Küçük işletmelerimizin finansmana ve pazara erişimini kolaylaştıracağız. Esnafımızın dijital ticarette de rekabet edebilmesi için gerekli desteği sağlayacağız. Dış ticarette de üreticimizin hakkını koruyacağız. Yerli işletmelerimizi haksız rekabet karşısında yalnız bırakamayız. İhracatta markalaşmayı, teknoloji geliştirmeyi ve yeni pazarlara ulaşmayı destekleyeceğiz. Küçük işletmelerimizin ortak lojistik ve satış imkanlarından yararlanmasını sağlayacak modelleri geliştireceğiz" değerlendirmesinde bulundu.
Emeklilerin ve asgari ücretlilerin yaşadığı hayat pahalılığı sorununu çözmek için iktidara gelmek istediklerinin altını çizen Destici, "Hayat pahalılığı karşısında vatandaşımızın yaşadığı sıkıntının farkındayız. Enflasyonla mücadele, üretimin güçlenmesi ve gelir dağılımının iyileşmesiyle birlikte yürütülmelidir. Dar gelirli ailelerimiz bu mücadelenin yükü altında ezilemez. Milli ekonominin başarısı, milletin sofrasında görülecektir. Biz büyümenin kazancını işçimizin ücretinde, çiftçimizin gelirinde, emeklimizin huzurunda görmek istiyoruz. Milletimizin emeğiyle oluşan zenginlik, milletimizin hayatını yükseltecektir.

Emekli kardeşlerimizin geçim meselesini de bu anlayışla ele alıyoruz. Ömrünü çalışarak geçirmiş insanımız, temel ihtiyaçları için evladına el açmak zorunda kalmamalıdır. Emeklinin geliri, insan onuruna yakışır bir hayatı karşılamalıdır.
Ücretliyi, emekliyi, küçük esnafı her yeni yükün ilk muhatabı haline getiren kolaycı anlayıştan uzak durulmalıdır. Vergide adalet sağlanmalı, kamuda israfla kararlılıkla mücadele edilmelidir. Milletimiz fedakarlık yaparken kamu kaynaklarını kullananların da aynı sorumluluğu göstermesini bekler." ifadelerini kullandı.

Terörsüz Türkiye sürecine de değinen Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Vizyonumuzun güvenlik alanındaki temel hedefi, terörün bütün unsurlarıyla ortadan kalktığı bir Türkiye'dir. Evlatlarımızın hayatına kasteden bu tehdidin sona ermesini istiyoruz. Şehit ailelerimizin ve gazilerimizin taşıdığı emaneti her şart altında koruyacağız. Terörsüz Türkiye konusundaki ölçümüzü bugün bir kez daha açıkça ifade ediyorum. PKK terör örgütü bütün unsurlarıyla silah bırakmalı, yurt içindeki ve yurt dışındaki uzantılarıyla birlikte kendisini feshetmeli, devletin hukukuna teslim olmalıdır.
Silah bırakma ve fesih gerçekleşmeden af veya buna bağlı anayasal ve yasal düzenlemeler gündeme dahi getirilmemelidir. Türk milleti ifadesinden, Türkçeden, üniter devlet yapımızdan ve milli egemenliğimizden taviz verilmesini asla kabul etmeyiz.
Terörün sona ermesi, milletimizin ortak geleceğini ve devletimizin bütünlüğünü güçlendirmelidir. Bu hedefe ulaşmak için vizyon belgemizde kapsamlı bir strateji ortaya koyuyoruz. Güvenlik ve istihbarat kapasitemiz güçlendirilmeli; terör örgütünün finansmanı, silah ve insan kaynağına erişimi kesilmelidir. Sınır ötesindeki yapılanmalara karşı diplomasi ve uluslararası iş birliği kararlılıkla yürütülmelidir.
Terörle mücadelenin kalıcı başarısı için adaleti, eğitimi, istihdamı ve bölgesel kalkınmayı da güçlendirmeliyiz. Terörün istismar ettiği alanları daraltacak; vatandaşımızın devletine güvenini mutlaka büyüteceğiz. Devlet, bu mücadelede de somut delille hareket edecek, hukuka bağlı kalacak, etkili yargı denetimini işletecektir. Kürt kardeşlerimiz bu vatanın asli sahiplerindendir. Hiçbir terör örgütü onların iradesine el koyamaz ve PKK Kürtlerin temsilcisi değildir."