Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Emtia piyasaları uzmanı ekonomist Zafer Ergezen, TGRT Haber canlı yayınında Orta Doğu’da artan gerilim ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin risklerin küresel enerji piyasalarına etkisini değerlendirdi. Ergezen, Hürmüz Boğazı’nın enerji ticareti açısından kritik bir konumda olduğuna dikkat çekerek, “Hürmüz Boğazı petrol ve emtialar için çok önemli bir bölge. Boğazın dar olması ve İran’ın burada hâkim konumda olması İran’a ciddi bir yetki ve kontrol alanı sağlıyor. Dünya enerji ticaretinin yaklaşık yüzde 20’si buradan geçiyor. Dolayısıyla buranın kapatılması çok etkili olur” dedi.

Arz tarafında ciddi riskler bulunduğunu belirten Ergezen, özellikle Körfez ülkelerinin ticaretinin bu hat üzerinden gerçekleştiğini vurgulayarak, "Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin ticareti Hürmüz’den geçiyor. Burası kapatılırsa dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinde bir azalma olabilir. Geçmiş yıllarda alternatifler üretildi ama yine de yüzde 50-70 arasında bir kesinti beklentisi oluşabilir. Bu da petrol ve doğalgaz fiyatlarını yukarı çeker" ifadelerini kullandı.
LNG tarafında alternatiflerin daha sınırlı olduğuna işaret eden Ergezen, “Alternatif yollar kullanılsa bile özellikle LNG tarafında çok fazla seçenek yok. Bu da fiyatları yukarı taşır” dedi.

Artan risk algısının fiyatlara yansıdığını belirten Ergezen, "Geçtiğimiz hafta bu risk nedeniyle petrol 72 doların üzerine çıktı. Altın ve gümüşte de yükseliş gördük. Bir miktar daha artış olabilir. Geçen yıl İsrail-İran geriliminde petrol fiyatı yaklaşık 80 dolara kadar yükselmişti. Benzer bir ihtimal var. 80 dolar seviyeleri görülebilir. Kısa vadede pazartesi günü 77 dolar test edilebilir" dedi.
OPEC’in olası üretim artışı kararının piyasalar açısından belirleyici olacağını kaydeden Ergezen, "OPEC arz artırımını konuşuyor. Pazartesi oradan bir artış kararı gelirse, Suudi Arabistan zaten üretim artışına başladı, bu da bize kısa vadede yükseliş olsa da savaş sonrasında fiyatların normale dönebileceğini gösterir. Geçmişte de savaş kaynaklı yükselişlerin sonrasında geri geldiğini gördük. En kritik nokta savaşın ne kadar süreceği. Ne kadar uzun sürerse etkisi o kadar olumsuz olur" dedi.

Ergezen, enerji fiyatlarındaki artışın küresel enflasyon üzerinde baskı oluşturacağını belirterek, "Bu durum dünya genelinde maliyet artışlarına neden olur. Enflasyon konusunda da merkez bankalarını zorlar" şeklinde konuştu.
Hürmüz Boğazı’nın yalnızca enerji açısından değil, genel ticaret ve tedarik zinciri bakımından da kritik olduğunu ifade eden Ergezen, "Burası aynı zamanda Orta Doğu’nun önemli ticaret merkezlerinden biri. Sadece petrol ve doğalgaz değil, genel tedarik zinciri açısından da risk oluşur" dedi.

ABD ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde Ergezen, "ABD 72 dolar seviyelerine dayanabilir mi? ABD’de petrol fiyatlarının yüksek olması enflasyon açısından istenmez. Ancak ABD artık petrol ihracatçısı konumunda olduğu için üretim tarafında yüksek fiyatlar çok olumsuz bir tablo oluşturmaz. Enflasyon baskısı dışında ciddi bir sorun yaratmayabilir" ifadelerini kullandı.
Avrupa’nın ise daha kırılgan olduğuna dikkat çeken Ergezen, "Avrupa Orta Doğu’daki LNG’ye talip durumda. Rusya’nın petrol ve doğalgaz ihracatının yaptırımlar nedeniyle sınırlanması Orta Doğu’yu daha önemli hale getirdi. Bu nedenle Avrupa daha fazla etkilenir. Ancak savaş kısa sürerse etki sınırlı kalabilir" değerlendirmesinde bulundu.