Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Tapuda gerçek bedel uygulamasının başlaması, düşük rayiç bedelle ev alışverişi yapan tüm vatandaşları etkileyecek. Gerçek bedel, emlakçılara yetki belgesi zorunluluğu ve gayrimenkul satış ilanı verecek tüketiciler için gerekli olan elektronik ilan doğrulama sistemindeki açıklık sektörde en çok konuşulan konuların başında geliyor. TÜGEM Genel Başkanı Hakan Akdoğan, Tgrthaber.com Ekonomi Editörü Bengü Sarıkuş’a yaptığı değerlendirmede, konut piyasasında son dönemde atılan adımların önemli olduğunu ancak mesleki standartlar, yetki belgeleri ve tapu uygulamaları açısından yapısal eksiklikler bulunduğunu söyledi.

Emlakçılar için çok kritik öneme sahip olan taşınmaz ticareti yetki belgesinin artık vazgeçilmez bir kriter haline geldiğini vurgulayan Akdoğan, "Bugün emlakçılık faaliyetlerini, danışmanlık ve aracılık hizmetlerini sunan tüm işletmeler için bu belge zorunlu. Bu çok kıymetli bir adım ancak mevcut haliyle yeterli değil" dedi.

Yetki belgesi için aranan eğitim şartlarının aşağı çekilmesini eleştiren Akdoğan, daha önce uygulanan lise mezuniyeti kriterinin yeniden getirilmesi gerektiğini ifade etti. Akdoğan, "Emlakçılık, Türkiye’de insanların hayatlarında yaptıkları en pahalı alışverişe aracılık eden meslek. Böyle bir alanda ilköğretim mezuniyetinin yeterli görülmesini doğru bulmuyoruz" diyerek konuyla ilgili sektörel şikayeti dile getirdi.

Mesleki yeterliliğin hem hizmet kalitesini hem de vatandaşın karar alma sürecini doğrudan etkilediğini vurgulayan Akdoğan, "Mesleki standartlar aşağı çekilmemeli; tam tersine lise ve hatta üniversite düzeyine doğru yükseltilmeli. Bu hem sektör hem de vatandaş açısından son derece önem arz ediyor" değerlendirmesinde bulundu.

Yetki belgesi için zorunlu olan 100 saatlik mesleki eğitim içeriğinin de daha faydalı hale getirilmesi talebinde bulunan Akdoğan, "Bu eğitimler daha uygulamalı, daha sahaya dönük olmalı. Gerekirse süresi artırılmalı. Amaç, gerçekten donanımlı emlak danışmanları yetiştirmek olmalı" dedi.
Ayrıca Akdoğan, mesleki yeterlilik belgesi süreçlerinde de piyasa gerçekleriyle uyumlu standartlara ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Elektronik ilan doğrulama sisteminin sahte ilanlar, mükerrer ilanlar, yanlış fiyatlar ve kayıt dışılığı önlemek açısından önemli bir adım olduğunu söyleyen Akdoğan, sistemde ciddi bir eksiklik bulunduğuna dikkat çekti.

"Vatandaşın yalnızca e-Devlet üzerinden ilan verme izni tanımlamanın, hukuken geçerli bir yetkilendirme olduğunu zannediyor. Oysa yazılı yetkilendirme sözleşmesi olmadan verilen ilan izni geçersiz sayılıyor" diyen Akdoğan, bu durumun ileride ciddi hukuki sorunlara yol açabileceğini ifade etti.
Yetkilendirme sözleşmesinin fiyat, süre, hizmet bedeli ve tarafların sorumluluklarını net biçimde belirlediğini hatırlatan Akdoğan, "Yazılı yetkilendirme sözleşmesi yapılmadan e-Devlet üzerinden ilan izni verilmesine sistem izin vermemeli. İlk adım tamamlanmadan ikinci adım açılmamalı" diyerek talebini dile getirdi.

Mevcut sistemin vatandaşların aynı gayrimenkul için birden fazla emlak işletmesine ilan izni vermesine yol açtığını belirten Akdoğan, bunun satış sürecini yavaşlattığını ve hatta sektörde karmaşaya neden olduğunu söyledi.
"Tek bir emlak işletmesi yetkilendirildiğinde, o işletme zaten diğer meslektaşlarıyla iş birliği yapabiliyor. Kontrol tek elden sağlanıyor. Farklı fiyatlar ve farklı söylemler piyasayı karıştırıyor" dedi.

Tapu devirlerinde bundan sonra gerçek satış bedelinin gösterilmesine yönelik yeni uygulamayı da değerlendiren Akdoğan, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yaklaşımını doğru bulduklarını söyledi. "Gerçek bedellerin beyan edilmesi piyasanın şeffaflaşması ve vatandaşın güvenliği açısından çok önemli" dedi.

Ancak geçmişte göstermelik rayiç bedel üzerinden ev alıp satan vatandaşların bugün ciddi bir vergi yüküyle karşı karşıya kaldığını belirten Akdoğan, özellikle değer artış kazancı vergisinin vatandaşı zor durumda bırakacağını ifade etti.

Bu sorunun çözümü için tapu harçlarının geçici olarak düşürülmesi ve bir defaya mahsus "değer affı" ya da "değer barışı" düzenlemesi yapılması gerektiğini söyleyen Akdoğan, "Aksi halde satılık konut arzında ciddi bir daralma yaşanabilir. Vatandaş ya satıştan vazgeçer ya da kayıt dışı yöntemlere yönelir" diyerek tüm sektöre ve tüketicilere uyarıda bulundu.