Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), özel sektör tahvil piyasasında yaşanabilecek olası ödeme sıkışıklığının önüne geçmek amacıyla kritik bir adım attı. Şirketlerin yurt içinde Türk lirası cinsinden ihraç ettiği borçlanma araçlarının yıl sonuna kadar vadesi gelecek ödemeleri için kullandırılacak TL kredilerinin kredi büyüme sınırından istisna tutulması, şirketlerin finansmana erişimi ve nakit akışı açısından önem taşıyor. Sıkı para politikası ve kredi büyümesine yönelik sınırlamalar nedeniyle vadesi gelen borçlarını ödemek için yeni finansman bulmakta zorlanabilen şirketlere yönelik düzenlemenin, özel sektör tahvil piyasasındaki ödeme baskısını hafifletmesi bekleniyor.
Ekonomist Necmettin Batırel, Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er'e yaptığı değerlendirmede, Merkez Bankası'nın kararının olası bir fon krizinin özel sektör tahvil piyasasına yayılmasını önlemeye yönelik hedefli bir destek olduğunu vurguladı.

Merkez Bankası'nın kararının şirketlerin borç geri ödemeleri açısından önemine dikkat çeken Batırel, düzenlemenin özellikle kredi değerliliği yüksek şirketlerin vadesi gelen yükümlülüklerini yerine getirmesine yardımcı olacağını belirtti.
Ekonomist Batırel, kararın etkisini şu sözlerle değerlendirdi:
''Merkez Bankası özel sektör tahvillerine likidite desteği sağladı. Şirketlerin yurt içinde TL cinsinden ihraç ettiği borçlanma araçlarının yıl sonuna kadar vadesi gelen ödemeleri için kullandırılacak TL kredileri, kredi büyüme sınırından istisna tutuldu. Merkez Bankası aldığı bu kararla doğrudan fon krizinin özel sektör tahvil piyasasına sıçramasını ve burada bir temerrüt (ödeme) dalgası meydana getirmesini önledi. Temel amaç sıkı para politikası ve kredi büyüme sınırları nedeniyle şirketler, vadesi gelen tahvillerini ödemek için yeni finansman bulmakta zorlanıyordu. Bu adımla, kredi değerliliği yüksek şirketlerin borç geri ödemelerinde temerrüde düşmesini önlenecek. Böylece şirketlerin nakit akış sıkışıklığı yaşamasının ve vadesi gelen borç yükümlülükleri nedeniyle piyasada oluşabilecek ani nakit talebi baskısının önüne geçilecek. Merkez Bankası'nın hedefi fon krizi dolayısıyla özel sektör tahvil piyasasında yaşanabilecek olası bir tıkanmanın veya ödeme zincirindeki kırılmanın tüm bankacılık ve finans sistemine sıçramasını engellemek. Bu düzenleme piyasadaki genel likidite koşullarını tamamen tersine çevirmese de belirli bir alanda çok önemli bir rahatlama sağlayacak.''

Düzenlemenin genel para politikasında kapsamlı bir gevşeme anlamına gelmediğini vurgulayan Necmettin Batırel, desteğin belirli bir borç ödeme ihtiyacına odaklandığını ifade etti.
Ekonomist Batırel, kararın özel sektör tahvil piyasasında yaşanabilecek olası bir krize karşı koruyucu rol üstleneceğini belirterek şunları kaydetti:
''Kısacası bu karar, piyasadaki genel para politikasını gevşetmeden, sadece vadesi gelen özel sektör borçlarının sorunsuz ödenmesini sağlamak için sisteme açılmış geçici ve hedefli bir nefes borusudur. Bu suretle tüm piyasaya kontrolsüz bir likidite enjekte etmek yerine, sadece "yıl sonuna kadar vadesi gelen tahvillerin ödenmesi" şartına bağlanarak genel enflasyonist baskıya yolaçmadan, tam olarak sıkışıklık yaşanan noktaya (özel sektör borçlanma araçları piyasasına) can suyu olacak. Şirketlerin yıl sonuna kadar olan nakit akış yönetimini doğrudan rahatlatacak ve kısa vadeli borç ödeme baskısını hafifletecektir. Bankalar, kredi sınırlarına takılma korkusu olmadan bu durumdaki şirketleri fonlayabilecek. Bu karar, piyasadaki tüm likidite sıkıntısını kökten çözmeyecektir ancak özel sektör tahvil piyasasında vadesi gelen borçların ödenememesinden kaynaklanabilecek olası bir kriz riskini (sistemik riski) büyük ölçüde bertaraf edecek.''