Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Trafik kazalarının ardından vatandaşın karşısına çıkan “Hangi sigorta şirketine başvuracağım?”, “Hangi belgeleri hazırlamam gerekiyor?”, “Araç değer kaybımı nasıl alacağım?” gibi sorulara çözüm olması hedeflenen ALO 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM) ile sigorta sektöründe yeni bir dönem başladı.
Yeni sistemle birlikte vatandaşın farklı kurum, şirket ve aracılar arasında kaybolmadan hasar ihbarını tek merkez üzerinden yapabilmesi amaçlanıyor. Başvurunun ardından ilgili sigorta kuruluşunun vatandaşla iletişime geçerek gerekli belgeler, kusur oranı, ekspertiz süreci ve araç değer kaybı konusunda bilgilendirme yapması da öngörülüyor.
ALO 193, hasar ve tazminat süreçlerini hızlandıracak mı? Sistem, kazadan hemen sonra vatandaşlara ulaşarak vekalet almaya çalışan hasar çetelerinin önünü keser mi? Vatandaş artık avukata veya hasar danışmanına ihtiyaç duymadan tüm süreci kendisi mi yürütecek?
Avukat Yasemin Bal, sigorta sektöründeki kaza ihbar sürecindeki yeni değişimi Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er'e değerlendirdi.

ALO 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi ile vatandaşın hasar bildirimini tek noktadan yapabilmesi, kaza sonrası yaşanan hangi sorunları ortadan kaldıracak? Sistem, hasar ve tazminat süreçlerini gerçekten hızlandıracak mı?
Av. Yasemin Bal: ''ALO 193, öncelikle vatandaşın kaza sonrasında “Nereye başvuracağım, hangi sigorta şirketine başvuracağım, hangi belgeyi hazırlayacağım?” sorularıyla baş başa kalmasını engelleyen önemli bir reformdur. Bugün bir trafik kazasından sonra vatandaş açısından süreç oldukça karmaşık olabiliyor. Karşı aracın sigorta şirketinin hangisi olduğu, başvurunun doğrudan sigorta şirketine mi, eksper üzerinden mi, servis üzerinden mi yapılacağı, değer kaybı için ayrıca başvuru gerekip gerekmediği, hangi belgelerin sunulacağı gibi konular vatandaş açısından ciddi bir bilgi problemi yaratıyor. Bu bilgi eksikliği aynı zamanda bir “bilgi asimetrisi” doğuruyor.
Sigorta şirketi, eksper, servis, hasar danışmanı veya tazminat sürecinde devreye giren farklı kişiler profesyonel bilgiye sahipken, kazayı yaşayan vatandaş çoğu zaman neye hakkı olduğunu dahi bilmiyor. ALO 193'ün en önemli avantajı burada ortaya çıkıyor. Vatandaş tek bir merkez üzerinden hasar ihbarını yapabiliyor ve sistem başvuruyu ilgili sigorta kuruluşuna yönlendiriyor. Üstelik geçerli başvurunun OHİM veri tabanına ulaştığı tarih ve saat itibarıyla ilgili kuruluşa yapılmış sayılması, başvurunun “Hangi şirkete, ne zaman yaptım?” tartışmasını da önemli ölçüde azaltacaktır. Dolayısıyla sistemin süreçteki sürünceme ve sürtünmeyi azaltması ve başvuruyu hızlandırması beklenmektedir.''

Vatandaşın hasar başvurusunu daha hızlı yapmasını sağlayacak olan ALO 193 Hattı ile tazminat ödemeleri de aynı hızda gerçekleşebilir mi?
Av. Yasemin Bal: ''Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekir: ALO 193 başvurunun yapılmasını hızlandırır; tazminatın mutlaka aynı hızda ödeneceği anlamına gelmez. Kusur değerlendirmesi, eksper incelemesi, hasarın kapsamı, poliçe hükümleri ve gerektiğinde uyuşmazlık çözüm süreçleri yine devam edecektir. Eğer tazminatların hızlı ödenmesi gerektiğine ilişkin mevzuat bilgilendirmesi yapılırsa beklenen amaç daha derinlikli gerçekleşecektir. Dolayısıyla ALO 193'ü “Tüm sigorta uyuşmazlıklarını çözen sistem” olarak değil, hasar sürecinin ilk aşamasındaki karmaşayı ortadan kaldıran merkezi bir altyapı olarak görmek gerekir.''

Sistem kapsamında ALO 193 üzerinden yapılan başvurunun ardından ilgili sigorta kuruluşunun ilk iş gününde vatandaşı arayarak gerekli belgeler, kusur oranı, ekspertiz süreci ve araç değer kaybı hakkında bilgilendirmesi planlanıyor. Bu uygulama, vatandaşın kaza sonrası hasar danışmanı veya kendisini avukat olarak tanıtan kişiler üzerinden işlem yapma ihtiyacını azaltabilir mi?
Av. Yasemin Bal: ''Çok dikkatli bir hukuki ayrım yapmak gerekir. Vatandaşın sigorta şirketine ulaşmak, hasar dosyası açtırmak veya hakkının ne olduğunu öğrenmek için üçüncü kişilere mecbur kalması önemli bir sorundur. ALO 193 bu ihtiyacı ciddi ölçüde azaltabilir. Özellikle kaza sonrasında vatandaşın önüne “hasar danışmanı”, “tazminat uzmanı”, “dosya takipçisi” veya kendisini avukat / avukat yardımcısı olarak tanıtan kişilerin çıkması, vatandaşın daha ilk aşamada yanlış veya eksik bilgilendirilmesine yol açabiliyor. Yeni sistemde vatandaşın ilk refleksinin “Birini bulayım da benim adıma dosya açsın” değil, “ALO 193 üzerinden doğrudan başvurumu yapayım” olması hedefleniyor. Bu son derece olumlu.''

ALO 193 üzerinden vatandaşın hasar ihbarını doğrudan yapabilmesi, avukata başvurma ihtiyacını ortadan kaldıracak mı? Hangi durumlarda hukuki destek alınacak?
Av. Yasemin Bal: ''Bunun avukatlık mesleği açısından yanlış anlaşılmaması gerekir. ALO 193'ün varlığı, avukata başvurma ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Vatandaşın hasar ihbarını kendisinin yapabilmesi başka şeydir; hukuki uyuşmazlığın çözümü başka şeydir. Örneğin kusur oranına itiraz, sigorta şirketinin ödeme yapmaması, eksik ödeme, poliçe yorumundan doğan uyuşmazlık, araç değer kaybının gerçek miktarı, bedensel zararlar veya dava ve tahkim süreçleri hukuki uzmanlık gerektirebilir.
Dolayısıyla doğru model şudur: Basit hasar ihbarında vatandaş doğrudan sisteme ulaşabilmeli; hukuki uyuşmazlık ortaya çıktığında ise yetkin ve gerçek hukuk hizmetine erişebilmelidir. Burada ALO 193'ün önemli bir başka katkısı da vatandaş ile yetkisiz kişiler arasındaki ilk temasın azalmasıdır. Çünkü resmi ve ücretsiz bir başvuru kanalı mevcut olduğunda vatandaşın ilk aşamada aracılara yönelme zorunluluğu azalacaktır.''

Kazadan hemen sonra vatandaşlara ulaşarak vekalet almaya çalışan hasar çeteleri nasıl çalışıyor? Alo 193 bu yapıların vatandaşla temas kurduğu noktayı nasıl kesecek?
Av. Yasemin Bal: ''Temel sorun, kazanın hemen sonrasında vatandaşın çok savunmasız bir anda olmasıdır. Bir trafik kazası yaşayan kişi o anda genellikle aracının hasarını, kusur oranını, değer kaybını, sağlık durumunu ve sigorta haklarını düşünür. Tam da bu aşamada bazı kişiler vatandaşla temas kurarak “dosyanızı biz takip ederiz”, “değer kaybınızı biz alırız”, “sigorta şirketinden daha fazla para çıkarırız” gibi vaatlerle vekalet veya sözleşme almaya çalışabiliyor. SEDDK'nin açıklamalarına göre, bu yapıların yaklaşık 1 milyon vatandaşı mağdur ettiği ve milyarlarca liralık haksız kazanç sağladığı belirtiliyor.
Burada ekonomik modelin temelinde vatandaşın bilgi eksikliğinden ve zaman baskısından yararlanılması bulunuyor. ALO 193, bu zincirin ilk halkasını kırabilir. Çünkü vatandaşın kazadan hemen sonra ulaşabileceği resmi, merkezi ve ücretsiz bir kanal oluşturulmuş oluyor. Üstelik başvuru sonrasında ilgili sigorta şirketinin takip eden ilk iş gününde vatandaşla iletişime geçmesi öngörülüyor.''

Av. Yasemin Bal: ''Sistemin asıl başarısı yalnızca “telefonla hasar bildirimi” değildir. Asıl başarı, vatandaşın kazadan sonra ilk olarak yetkisiz kişilerin telefonuna değil, doğrudan sigorta sisteminin resmi kanalına ulaşmasını sağlamaktır. Fakat bir noktayı da vurgulamak gerekir: ALO 193, hasar çetelerini tek başına ortadan kaldırmaz. Bu kişilerin vatandaşın telefonuna nasıl ulaştığı, kişisel verilerin nasıl elde edildiği, vekalet ve sözleşmelerin nasıl alındığı gibi konularda ayrıca etkin denetim ve gerektiğinde adli soruşturma mekanizmaları gerekir. Dolayısıyla ALO 193 önemli bir önleyici mekanizmadır ama tek başına yeterli bir yaptırım mekanizması değildir.''

İlk aşamada trafik ve kasko hasarlarında kullanılması planlanan ALO 193'ün ilerleyen dönemde konut, sağlık ve diğer sigorta branşlarına yayılması halinde vatandaşın sigorta işlemlerinde neler değişebilir? Bu model, Türkiye'de daha şeffaf ve merkezi bir sigorta sisteminin önünü açabilir mi?
Av. Yasemin Bal: ''Bence evet; ancak bunun gerçekleşmesi ALO 193'ün sadece bir “çağrı merkezi” olarak kalmamasına bağlıdır. Bugün sigortacılıkta vatandaşın en büyük problemlerinden biri, yalnızca hasarın meydana gelmesi değil, hasar sonrasında hangi hakka sahip olduğunu ve bu hakkı nasıl kullanacağını yeterince bilmemesidir. Trafik ve kaskodan başlayarak konut, sağlık, işyeri, tarım ve diğer sigorta branşlarına doğru genişleyen merkezi bir yapı kurulabilirse, zaman içerisinde Türkiye'de vatandaşın sigortacılık sistemine erişim biçimi önemli ölçüde değişebilir.''

Avukat Yasemin Bal'a göre, ALO 193'ün gelecekte yalnızca hasar ihbarı alınan bir telefon hattı olarak kalmaması, aynı zamanda vatandaşın dosyasını takip edebildiği ve sigorta sektöründeki sorunların denetlenebildiği bir yapıya dönüşmesi gerekiyor.
Bal, sistemin üç temel fonksiyon üzerinden şekillenebileceğine dikkat çekiyor:
Bal'ın değerlendirmesine göre üçüncü aşamanın hayata geçirilmesi halinde ALO 193, basit bir “hasar ihbar hattı” olmaktan çıkarak sigorta sektöründe dijital denetim ve şeffaflık altyapısının önemli bir parçasına dönüşebilir.