Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
İstanbul’da milyonlarca vatandaşın yaşadığı riskli binalarda kentsel dönüşüm için kritik süreç devam ediyor. Yarısı Bizden Kampanyası’nın süresinin 31 Aralık 2027’ye kadar uzatılması, evini yenilemek isteyenlere yeni bir fırsat sunuyor. Dönüşüm maliyetleri ve müteahhitlerin talep ettiği ek ödemeler vatandaşların en büyük endişeleri arasında yer alıyor. Peki, devlet desteği tüm masrafları karşılamaya yetiyor mu? Ev sahipleri ne kadar ödeme yapacak? Hangi hususlara dikkat etmeli?
Gayrimenkul Uzmanı Şenay Araç, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş’a yaptığı değerlendirmede, kentsel dönüşümde vatandaşları bekleyen maliyetleri, müteahhit seçiminde dikkat edilmesi gerekenleri ve riskli binalarda yaşayanlara yönelik hayati uyarılarını anlattı.

Yarısı Bizden Kampanyası’nın uzatılmasının katkıları neler olacak? Bugün riskli binada oturan bir vatandaş ilk olarak ne yapmalı?
Gayrimenkul Uzmanı Şenay Araç: Yarısı Bizden Kampanyası kapsamında devlet destekleri, konutlar için 875 bin TL hibe, 875 bin TL kredi ve 125 bin TL taşınma bedeli şeklinde sunuluyor. İş yerleri için ise 437 bin 500 TL hibe ve 437 bin 500 TL kredi veriliyor.
Kredi 10 yıl vadeli. İskân alındığında kredi ödemeleri başlıyor. İlk 2 yıl faizsiz; 2 yıldan sonra taksitler TÜFE oranında yükselecek.
Bu destek, evini dönüştürmek isteyenler için büyük bir fırsat. Çünkü maliyetler nedeniyle dönüşüme giremeyenlere destek oluyor. Devlet desteği, kentsel dönüşümde can suyu.
Vatandaşımız, binasında risk varsa öncelikle lisanslı bir firmaya karot testi yaptırıp binanın durumunu tespit ettirmeli. Sağlam bir müteahhitle anlaşıp sözleşme yapmalı. Sonrasında belediyeye başvurarak süreci başlatmalı.

Ev sahipleri cebinden ne kadar ek ödeme yapmak zorunda kalabilir?
Gayrimenkul Uzmanı Şenay Araç: Bu, anlaşılan müteahhide göre değişir. Yerin lokasyonu, binanın arsa büyüklüğü, kaç katlı olduğu ve mevcut imar durumu belirleyicidir.
Müteahhit, bazı yerlerde metrekare değişikliği yaparak ödeme talep etmezken bazı yerlerde ödeme talep edebilir. Bu durum, dönüşüme giren binanın alanına göre değişiyor.
Örneğin Bahçelievler’de dönüşümde daire başına 1 milyon 200 bin TL ile 1,5 milyon TL arasında ödeme talep edilirken Florya’da bu tutar 3 milyon TL civarında. Bağcılar’da ise yerine göre müteahhidin istediği rakamlar daire başına 350-400 bin TL arasında değişiyor. Bu da binanın yapısına göre değişiyor.

İstanbul’da binası riskli olan ancak maddi imkânı bulunmayan vatandaşlar nasıl bir yol izlemeli?
Gayrimenkul Uzmanı Şenay Araç: Bu çok zor bir durum. Mutlaka başka yollardan borç bulup bu dönüşüme katılmalı ya da kredi kullanmalı. Daire bitince zaten bedeli iki katına yükselmiş oluyor.
Bazı malikler, bu parayı bulamadıkları için evlerini satıyor. Ancak kentsel dönüşüme girecek evler de normal daire fiyatının biraz üzerinde satılıyor.

Evini dönüştürmek isteyen bir vatandaş müteahhitle anlaşırken en çok hangi hatayı yapıyor?
Gayrimenkul Uzmanı Şenay Araç: Müteahhit seçimi en önemli konu. Mutlaka iyi araştırılmalı. Çünkü sorunlar burada başlıyor. Malikler kandırılıyor, sırf o inşaatı almak için tavizler veriliyor.

A. Firmayı iyi araştırsınlar. Daha önce böyle bir proje yapmış mı? Firma evraklarına baksınlar, incelesinler. Kaç yıllık inşaat firması? Firmanın merkezi nerede?
B. Sözleşmeye her detayı yazdırsınlar. Noterden sözleşme yapsınlar. Sözleşme yapılırken mutlaka bir avukat ve mimarla beraber yol alsınlar.
Teslim tarihleri, metrekareler, cezai şartlar ve geç teslimde izlenecek yolların hepsi sözleşmede tek tek belirtilmeli ki ileride yaşanabilecek sorunların önüne geçilsin.
C. Müteahhitten mutlaka banka teminatı alsınlar.
D. En önemlisi, bina tamamlama sigortası yaptırsınlar. Müteahhit kaçarsa ya da iflas ederse sigorta şirketi devreye girip projenin tamamlanmasını sağlar.

İstanbul’da riskli bir binada oturan, sınırlı birikimi olan ve dönüşüme girip girmemekte kararsız kalan milyonlarca vatandaşa tek bir tavsiye verecek olsanız ne söylersiniz?
Gayrimenkul Uzmanı Şenay Araç: “Güvenli yaşamak mı, çökmek üzere olan riskli bir binada yaşamak mı?” derdim.
Ben de 1999 depremini yaşamış, sevdiklerimi, komşularımı enkaz altından çıkarmanın üzüntüsünü görmüş biriyim. “Sabah yatağınızda mı uyanmak istersiniz, yoksa molozların altında mı?” diye sormak isterdim.
Bina sakinleri, “Yok metrekarem küçülecek, yok evin içi lüks olsun, yok mutfak şu marka olsun.” diye zaman kaybediyor. Oysa o ev size tabut olabilir. Çünkü İstanbul’da birçok bina fay hatları üzerinde.
Kentsel dönüşüm, İstanbul için millî bir meseledir. Olmazsa olmazımızdır. Hızlı bir şekilde dönüşüm şarttır.