KAYNAK:
Bengü Sarıkuş
|
GİRİŞ:
22.10.2026
saat ikonu 15:05
|
GÜNCELLEME:
22.10.2026
saat ikonu 15:13

Mekke Anlaşması'nda kritik hüküm: Birine saldırı, üç ülkeye saldırı sayılacak! Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger'den analiz

Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında kurulan ittifakın temel amacı ne? “Birine saldırı, hepsine saldırı” hükmüyle bölgesel güvenlik dengeleri ve Türkiye'nin anlaşmadan nasıl etkileneceği yeniden gündeme geldi. Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'un sorularını cevapladı.

Mekke Anlaşması'nda kritik hüküm: Birine saldırı, üç ülkeye saldırı sayılacak! Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger'den analiz
KAYNAK:
Bengü Sarıkuş
|
GİRİŞ:
22.10.2026
saat ikonu 15:05
|
GÜNCELLEME:
22.10.2026
saat ikonu 15:13

Türkiye, ve arasında imzalanan , “Birine saldırı, hepsine saldırı” hükmüyle bölgesel güvenlik dengelerini yeniden gündeme taşıdı. Peki, taraflardan birine yönelik saldırı Türkiye'yi doğrudan savaşa sürükleyebilir mi? 'nun 5'inci maddesine benzetilen anlaşmanın kapsamını, Türkiye'ye sağlayacağı avantajları ve olası sonuçlarını Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a değerlendirdi. 

Ülger, ittifakın temel hedefinin doğrudan savaşa katılmaktan ziyade caydırıcılık sağlamak ve İslam dünyasında iş birliğini güçlendirmek olduğunu vurguladı.

Mekke Anlaşması'nda kritik hüküm: Birine saldırı, üç ülkeye saldırı sayılacak! Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger'den analiz

SUUDİ ARABİSTAN VEYA PAKİSTAN'A SALDIRI OLDUĞUNDA SAVAŞA GİRECEK MİYİZ?

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos 2026'da imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, 20 Ekim'de onay sürecine ilişkin kanun teklifiyle yeniden gündeme geldi. Anlaşmanın en kritik hükmü, taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırının bütün taraflara yönelik saldırı kabul edilmesini öngören 2. madde. “Üç ülkeden birine saldırı, hepsine saldırı sayılacak” maddesi oldukça kritik. Türkiye, Suudi Arabistan veya Pakistan'a saldırı olduğunda savaşa girmek zorunda mı kalacak?

Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger: Mekke Savunma İttifakı henüz kuruluş aşamasında bulunuyor. 7 Ağustos 2026'da imzalanan anlaşmanın metni, 20 Ekim 2026'da onay için TBMM'ye sunuldu. TBMM'de önce Dışişleri Komisyonunda, ardından Genel Kurul'da müzakere edilecek. Anayasa'ya göre TBMM onayının ardından Cumhurbaşkanı tarafından imzalanması ve Resmî Gazete'de yayımlanması gerekiyor. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi ise 16'ncı maddede düzenlenmiş. Üç akit tarafın onay belgeleri Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesine iletildikten sonra anlaşma yürürlüğe girecek.

Mekke Anlaşması'nın içeriğine baktığımızda, önemli ölçüde 4 Nisan 1949'da imzalanan ve NATO'yu kuran Washington Antlaşması'ndan esinlendiği anlaşılıyor. Esasen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve diğer akit tarafların temsilcileri, yaptıkları açıklamalarda kolektif güvenlik vurgusu yapmışlardı. Washington Antlaşması'nın 5'inci maddesinde düzenlenen ortak savunma, Mekke Anlaşması'nın 2'nci maddesinde düzenlenmiş. Söz konusu maddeye göre, taraflardan birine yönelik dış kaynaklı silahlı saldırı tüm taraflara yönelik kabul edilecek. BM Ana Sözleşmesi'nin 51'inci maddesi mucibince meşru müdafaa hakkı temelinde akit taraflar, saldırıya uğrayan ülke lehine destek sağlayacaklar. Bu desteğin niteliğinin ne olacağı, yapılacak müzakerelerle belirlenecek.

Mekke Anlaşması'nda kritik hüküm: Birine saldırı, üç ülkeye saldırı sayılacak! Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger'den analiz

ESAS OLAN CAYDIRICILIK

Mekke Savunma İttifakı'nda esas olan, tıpkı NATO'nun kuruluş antlaşmasında olduğu gibi caydırıcılık. Doğrudan savaşa katılma söz konusu değil. Taraflardan birine yönelik saldırı vaki olduğunda öncelikle müzakere yoluna gidilecek. Esas olan, çatışmanın içinde olmak değil, karşı tarafı saldırmaktan alıkoymak.

Dolayısıyla saldırının varlığı önce tespit edilecek, ardından nasıl bir önlem alınacağı müzakere edilecek. Anlaşma şu an itibarıyla henüz yürürlükte değil. Yürürlüğe girdikten sonra yapılacak saldırılar bakımından süreç işlemeye başlayacak. Yani otomatik bir savaşa katılım gibi bir anlam çıkarılmaması gerekiyor. Bir saldırı olduğunda ise savaş, en son seçenek olarak gündeme gelecek. Yapılan saldırının niteliğine bağlı olarak diplomasiye ilave olarak hibrit savaş yöntemleri de saldırganı caydırmak için devreye girebilecek.

Mekke Anlaşması'nda kritik hüküm: Birine saldırı, üç ülkeye saldırı sayılacak! Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger'den analiz

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI YETERSİZ KALDI

Mekke Anlaşması Türkiye'yi hangi ülkelerle ve hangi senaryolarda karşı karşıya getirebilir?

Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger: Mekke Savunma İttifakı'nın temel amacı, güvenlik tesis etmek ve caydırıcılık sağlamak. Bir başka açıdan bu ittifak, İslam dünyasının birliği yolunda atılmış en ciddi adım olarak kabul edilmelidir. Zira önceki girişimler çeşitli sebeplerle beklentileri karşılamadı veya kadük kaldı.

İslam dünyasında iş birliği çabaları kapsamında gündeme gelen örgütlerden üçünü burada hatırlatmak isterim. Mescid-i Aksa'yı kundaklama girişimi sonrasında 1969'da Fas'ın Rabat kentinde Müslüman liderler bir araya geldi. İslam Konferansı adı verilen bu toplantı, sonradan uluslararası bir örgüte dönüştü. Adını daha sonra İslam İşbirliği Teşkilatı olarak değiştiren bu örgütlenme, Müslüman azınlıkların sorunları ve İslamofobi ile mücadele gibi alanlarda kayda değer çalışmalar yapıyor. Ancak siyasi meselelerde alınan kararların ardından yaptırımlar bir türlü devreye sokulamıyor. Dolayısıyla İslam İşbirliği Teşkilatı, beklentileri karşılama bakımından yetersiz kaldı.

Benzer bir durum, 1997 yılında uluslararası örgüte dönüşen D-8 bakımından da söz konusu. Keza, merkezi Tahran'da olan ECO (Ekonomik İşbirliği Teşkilatı) da Müslüman dünyasında iş birliği ve bütünleşme bakımından yetersiz kaldı.

Mekke Anlaşması'nda kritik hüküm: Birine saldırı, üç ülkeye saldırı sayılacak! Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger'den analiz

İRAN İTTİFAKA KATILACAK MI?

Mekke Savunma İttifakı, diğerlerinden farklı olarak iş birliğinde savunma ve güvenlik boyutunu öne çıkaran bir örgütlenme. Bu temelde örgütün büyük bir potansiyel taşıdığını söylemek mümkün. Önümüzdeki yıllarda teşkilata katılımlar olacak. Bu çerçevede Mısır, Bangladeş, Katar, Bahreyn, Ürdün ve Irak gibi ülkelerin isimleri zikrediliyor. Hatta günün birinde İran'ın bile Mekke Savunma İttifakı'na katılımı mümkün olabilecek. Şu anda İran'da iki başlı bir yönetim var. Bir yanda seçimle iş başına gelen sivil irade, öte yanda da dinî liderlik tarafından yönlendirilen Devrim Muhafızları Ordusu. İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan'ın Mekke Savunma İttifakı konusunda olumlu açıklamalar yapmasını önemsiyorum. Gün ola harman ola. Vakti zamanı geldiğinde İran da diğer ülkeler de bu teşkilata katılabilecekler.

Savunma ittifakı çatısı altında savaş yerine iş birliği ve caydırıcılığın öne çıkması gerektiğini düşünüyorum. Bu ittifakı Türkiye, tarihsel tecrübesi ve birikimiyle, savunma sanayisi alanındaki kapasitesiyle önemli ölçüde yönlendirecektir. Ben çatışmadan ziyade Müslüman dünyanın iş birliğinin teşkilat bünyesinde güçleneceğini düşünüyorum.

Mekke Anlaşması'nda kritik hüküm: Birine saldırı, üç ülkeye saldırı sayılacak! Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger'den analiz

Bu anlaşma fiilen NATO'nun 5. maddesine benzer bir ortak savunma mekanizması mı kuruyor?

Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger: Evet. Kamuoyu, antlaşmanın muhteviyatını 20 Ekim 2026'da TBMM'ye kanun teklifi olarak sunulduğunda gördü. Bununla birlikte akit tarafların yetkilileri, açıklamalarında her zaman ortak savunma vurgusu yaptılar. Mekke Savunma İttifakı'nın 2'nci maddesi, ittifakın ortak savunma temelinde teşekkül ettiğini ortaya koyuyor.

Örgüt yapısı bakımından da NATO benzeri bir durum söz konusu. Teşkilatın karargâhı, Suudi Arabistan'ın Cidde kenti olacak. Genel sekreterlik görevinin süresi üç yıl. Bu göreve Pakistanlı bir general atandı. Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi ise akit tarafların savunma bakanları, genelkurmay başkanları ve dışişleri bakanlarından oluşuyor. Yılda iki kez toplanmaları, ayrıca ihtiyaç hâlinde olağanüstü toplanmaları öngörülüyor.

Netice olarak Mekke Savunma İttifakı'nın, NATO'dan esinlenilerek oluşturulan Müslüman dünyasının savunma örgütlenmesi olduğu gayet açık. Esasen ittifakın ismi de bu sebeple Mekke olarak belirlendi.

Mekke Anlaşması'nda kritik hüküm: Birine saldırı, üç ülkeye saldırı sayılacak! Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger'den analiz

ASIL HEDEF İSLAM DÜNYASININ BİRLİĞİNİ SAĞLAMAK

Mekke Anlaşması'nın asıl hedefi ne?

Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger: Asıl hedef, bana göre, İslam dünyasının ittihadını yani birliğini sağlamak. İslam dünyasında istikrarsızlığı önlemek, barış ve güvenliğe katkı sağlamak. İdealist açıdan bakıldığında Mekke Savunma İttifakı, hilafetin kaldırılmasından sonra son 100 yılda atılan en ciddi adım olma potansiyelini taşıyor.

Bu aşamada olağanüstü itina gösterilmesi ve ittifakın Suudi rejiminin çıkarları için kullanıldığı izleniminin verilmemesi lazım. Özellikle Yemen savaşı kapsamında bu tip değerlendirmeler yapılıyor. Ben Türkiye'nin süreci başarıyla yöneteceğini, diplomasiyi devreye sokarak bir yandan Yemen içerisinde Husiler ile tanınan hükümeti, öte yandan Suudi Arabistan ile Husileri uzlaştırabileceğini düşünüyorum.

Mekke Anlaşması'nda kritik hüküm: Birine saldırı, üç ülkeye saldırı sayılacak! Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger'den analiz

Türkiye bu anlaşmayla somut olarak ne kazanacak?

Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger: Türkiye, imparatorluk bakiyesi bir devlet. Balkanlar'da, Transkafkasya'da, Rusya içerisinde, Orta Asya'da ve Orta Doğu'da Türkiye'nin kültürel ağırlığı var. Öte yandan Türkiye, bir Akdeniz ülkesi, bir Karadeniz ülkesi. Ulusal gücü oluşturan unsurların dengeli dağılımı esas alındığında İslam dünyasında en ileri seviyede olan ülke. Türk dünyasının bir parçası. Batı ile yakın ilişkileri olan bir ülke. NATO üyesi ve AB ile de adaylık/müzakere süreci içerisinde bulunuyor; her ne kadar müzakere süreci fiilen kilitlenmiş ise de.

Dünyanın bir dönüşüm geçirdiği bir zaman diliminde Mekke Savunma İttifakı, Orta Doğu'nun ve İslam dünyasının iş birliği girişimi olarak dikkat çekiyor. Türkiye'nin tüm bu süreci yöneten, yönlendiren aktör olduğunu biliyoruz. Objektif bakanlar esasen bu hususa her zaman vurgu yapıyorlar.

Türkiye, bu anlaşmayla çok geniş bir coğrafyada, Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere, bölgenin istikrarını ve iş birliğini tetiklemiş olmaktadır. Savunma sanayisi alanında iş birliği, bölgesel barış ve istikrara büyük katkı sağlayacak. Türkiye'nin önümüzdeki zaman diliminde etki ve nüfuzunun daha da artacağını öngörebiliriz. Mekke Savunma İttifakı, bu anlamda Türkiye öncülüğünde veya yönlendirmesinde, Müslüman dünyada iş birliği ve bütünleşmenin tetikleyicisi olacak.

ETİKETLER
#Pakistan
#suudi arabistan
#nato
#Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger
#Mekke Ortak Savunma Anlaşması
#Gündem
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.