Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
51. Komando Tugayı’nın Tunceli’nin Hozat ilçesinden Aydın’ın Söke ilçesine taşınması özellikle Yunan basınında geniş yankı buldu. Terör tehdidinin azalmasıyla birlikte profesyonel ve tecrübeli komando birliklerinin Ege’ye kaydırılması, Yunanistan başta olmak üzere bölgedeki gelişmelere karşı alınan stratejik bir tedbir niteliği taşıyor.
Strateji ve Güvenlik Uzmanı Emekli Albay İbrahim Keleş, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a bu hareketin nedenlerini ve sonuçlarını analiz etti. Keleş, Söke’nin tercih edilmesinde bölgenin Yunanistan’a ait Sisam Adası’nın karşısında bulunmasının belirleyici olduğunu vurguladı. 51. Komando Tugayı’nın Ege Ordusu’nun sorumluluk sahasına alınmasının Yunanistan tarafından da yakından takip edildiğini hatırlatan Keleş, söz konusu konuşlanmanın Türkiye’nin Yunanistan’a yönelik saldırı hazırlığı anlamına gelmediğini, ancak bölgedeki askeri gelişmelere karşı “bir mesaj” niteliği taşıdığını belirtti.

51. Komando Tugayı’nın Söke’ye taşınmasının arkasındaki stratejik gerekçe nedir?
Emekli Albay İbrahim Keleş: Silahlı Kuvvetlerde birliklerin konuşlanması, tehdidin niteliğine ve büyüklüğüne göre tercih edilir. Sınır hatlarımızda ve içeride de bu tehdit algısına göre konuşlandırma yapılmıştır. Bölgemizde uzun yıllar teröre karşı mücadele sürdürüldüğü için komando tugaylarının bir kısmı terörün olduğu bölgeye yerleştirilmiş ve o bölgede görev yaptırılmıştır.
Terörsüz Türkiye süreci sonrasında artık terör tehdidi ortadan kalktığı için de yeni tehdit değerlendirmesine göre 51. Komando Tugayı Tunceli’nin Hozat ilçesinden Aydın’ın Söke ilçesine taşınmıştır.

Komando tugayının Tunceli’den Söke’ye kaydırılması, Türkiye’nin savunma planlamasında doğu sınırından Ege’ye doğru bir öncelik değişikliği olduğu anlamına gelir mi?
Emekli Albay İbrahim Keleş: Özellikle Ege Ordusu’nun sorumluluk bölgesine taşınmasında Batı’da Yunanistan, Güney’de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi -İsrail arasındaki anlaşmalar ile Türkiye’yi güneyden ve batıdan tehditlerin artması belirleyici rol oynamıştır.
Özellikle komando birliklerinden de kısaca bahsetmek istiyorum. Güneydoğu’da 51. Tugay gibi görev yapmış olan tugayların bir özelliği de vardır. Bunlar profesyonel birliklerdir. Yıllarca Güneydoğu’da sarp arazi şartlarında görev yapmış, eğitimli, tecrübeli ve zinde birliklerdir.
O nedenle komando birliklerinin Batı’ya kaydırılmış olması, tabii ki Batı’da bu üç ülkenin Türkiye ile alakalı hasmane tutumlarına bir cevap niteliğindedir.
Özellikle Yunanistan Başbakanı’nın Meis Adası’nı ziyaret ederek burada yaptığı denetlemeler ve açıklamalar dikkate alındığında, 51. Komando Tugayı’nın Söke’ye kaydırılmasının açıklanması bir nevi cevap niteliği taşımaktadır.

Yunan basınında tugayın Söke’ye konuşlandırılmasının Ege’deki askeri dengeler açısından önemli olduğu yorumları yapılıyor. Yunan basınının gelişmeye gösterdiği tepki sizce askeri bir kaygıdan mı kaynaklanıyor?
Emekli Albay İbrahim Keleş: Yunanistan’ın bir özelliği var. Özellikle Yunan medyası, Silahlı Kuvvetlerimizin attığı her adımı bizden daha iyi takip ediyor. O yüzden de şu anda komando birliğinin Aydın’a taşınmış olması dahi onlar için bir tehdit algısı oluşturuyor.
Ne var ki zaten orada bizim koca bir Ege Ordumuz var. 1. Ordu ve Ege Ordusu, hem Trakya’nın hem de Ege bölgemizin korunmasında önemli görevler üstlenmiştir. Tek başına bir komando tugayının Yunanistan’ı bu kadar endişelendirmesi doğrusu dikkate şayandır. Halbuki orada bizim koca bir Ege Ordu Komutanlığımız var ve Ege Ordusu’nun kuruluşu da 1974 Kıbrıs Harekâtı’ndan sonradır.
Yunanistan’ın böyle bir paniğe sevk eden sebep ise bu birliklerin özel birlikler olmasıdır.
Ve gelecekte Türkiye’ye karşı bir niyet besliyorlarsa bu sevki kendilerine karşı bir tedbir olarak düşünebilirler. Ancak şu var ki; Türkiye’nin Yunanistan’a karşı herhangi bir saldırı niyeti olmadığını zaten yetkililerimiz açıklıyor.

Yunanistan’ın özellikle 1947’de Paris Antlaşması’nda belirlenen silahsızlandırılması gereken adaları vardı. Meis Adası da dahil bu anlaşmaya.
Sınırımıza yakın, kıyılarımıza yakın bölgedeki birçok ada silahsızlandırılmalı ve askersizleştirilmesi gerekirken Yunanistan antlaşmanın bu hükümlerini çiğnemiştir. Ve o bölgelere, o adalara asker konuşlandırmıştır. Türkiye de Yunanistan’ın bu adımlarına karşı sadece fiilen sahada bir karşılık vermiştir.

Türkiye açısından bu gelişme Yunanistan’a verilmiş doğrudan bir mesaj mı? Yunanistan neden bu taşınmayı yakından takip ediyor?
Emekli Albay İbrahim Keleş: Soruda da belirttiğiniz gibi bu, Yunanistan’a bir mesajdır. Zaten Sayın Cumhurbaşkanımız, Dışişleri Bakanlığımız ve Milli Savunma Bakanlığımızın da yaptığı açıklamalarda, bu askersizleştirilmesi gereken adalara asker konuşlandırılmasına göz yumulmayacağı çok net olarak belirtilmiştir.

Türkiye neden özellikle Söke’yi tercih etmiş olabilir? Bu bölgenin stratejik önemi nedir?
Emekli Albay İbrahim Keleş: 51. Komando Tugayı’nın Aydın’ın Söke ilçesine konuşlandırılmasının sebebi esasen tehdide yakın olmaktır. SÇünkü Yunanistan’ın Sisam Adası, bu ilçenin olduğu bölgenin tam karşısına düşmektedir.
Herhangi bir saldırganlık durumu söz konusu olduğunda komando birlikleri kendilerine verilen emri yerine getireceklerdir. Burada birliklerin nereye konuşlandırılacağı, başta da söylediğim gibi, tehdidin nereden geldiğine ve niteliğine bağlıdır. O nedenle Silahlı Kuvvetlerimiz böyle bir tedbir almıştır.