Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Fatih'te 30 Aralık'ta yaşanan olay dehşete düşürdü. Y.Y. isimli bir kadın 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayarak 2 aylık bebeğinin nefes almadığını bildirdi. İhbar üzerine sağlık ekipleri hemen olay yerine intikal etti. Yapılan incelemelerde çocuğun hayatını kaybettiği belirlenirken, durum şüpheli bulundu. Başlatılan soruşturmada korkunç gerçekler bir bir gün yüzüne çıktı. Bebeğin 5 Kasım günü doğduğu 7 Kasım tarihinde İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 3,2 kilogram ağırlığında taburcu edildiği öğrenildi.

3,2 kilogram doğan bebeğin 2 kiloya düştüğü, karın bölgesinde çökme meydana geldiği belirlendi. Günlerce aç kaldığı tespit edilen bebeğin sözde annesi, babası, dedesi ve anneannesi gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. 4 şüphelinin emniyette verdiği ifadeler ise kan dondurdu.
Y.Y. emniyetteki ifadesinde, "Eşim ile 2024 yılının ilkbaharında sosyal medya aracılığı ile tanıştım. Biz görüştüğümüz süre zarfında kendisini İstanbul'a çağırdım. O da benim yanıma geldi. Biz ilk kez yüz yüze görüştük. Annem ve babam evdeyken ben onu eve çağırdım. Bir hafta bizim evimizde kaldı. Bu süre zarfında annemle babam da bizimle birlikteydi. Sonrasında annem ona 'kızımla niye yattın' diye kızdı ve onu evden kovdu. O da Aydın'a geri döndü. Bir daha da beni aramadı ve biz görüşmedik. Eşim gittikten sonra hamile olduğumdan şüphelendim. Anneme korktuğum için öz teyzem olan N.S.'ye söylemek istedim. Teyzemde hamile olduğumu görünce babası kim diye sordu bende eşimi söyledim. Daha sonra teyzemin yanından ayrıldım ve annemle babamın yanına geldim. Yaklaşık 1 hafta sonra anneme hamile olduğumu söyledim. Annemle babama söyledikten sonra da eşimi arayarak hamile olduğumu söyledim. O da 'tamam' dedi ve tekrardan beni aramadı. Hamilelik sürecimde düzenli olarak Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesine gittim, 6 haftada bir olacak şekilde rutin kontrollerime gidiyordum, bebeğin sağlık durumunda herhangi bir olumsuzluk yoktu. 15 gün hastanede sezeryan ile doğum yaptığım için beni tuttular. Bu süre zarfında babam yanımda bulunmaktaydı. Bebeğim de erken doğum yaptığım için yoğun bakım ünitesindeydi. Annem çalıştığından dolayı yanıma ara sıra beni görmeye geliyordu. Doğumdan sonra annemle babamla kaldığım eve geçtim ve bebeğimi orada bakmaya başladım. Bebeğin babasına bebeğimiz olduğunu söyledim. İstanbul'da olduğu için hemen yanımıza geldi ve bizimle birlikte kalmaya başladı. Nüfusa gitmeyi unuttum ve bu yüzden de bebeği herhangi bir yere kayıt ettirmedim ve Türkiye Cumhuriyeti Kartı almadım" dedi.

Y.Y., ifadesinde, "Bebeğin bakımıyla babam ilgileniyordu. Bebeğimi yaklaşık 1 hafta emzirdim. Bir haftadan sonra hem mama ile hem de sütüm ile beslemeye başladım. Mama ile beslemesinde babam bana yardımcı oluyordu. Annem bu süre zarfında yanımızda değildi. Mamaya tamamıyla geçtikten sonra 8 saatte bir olacak şekilde 2 ölçek mamayı suyla karıştırıp biberonla beslemesini yapıyordum. Mamaya geçtikten sonra herhangi bir kilo değişikliği olmadı. Bebeğimi en son 31 Aralık 2025 günü sabah saat 11.00 sıralarında canlı gördüm. Yanımda eşim ve babamda vardı. Saat 11.00 sıralarında uyanık bir vaziyette bebeğe mama vermeye çalıştım ancak bebek mamayı içmedi. 3 gündür zaten mamasını tüketmediğinden dolayı bende bebeği zorlamadım ve yerine bıraktım. Saat 14.00 sıralarında bebeğin nefesi kesildi. İlk eşim çocuğun nefes alıp vermediğini fark etti. Herhangi bir müdahalede bulunmadık ve bebeğin nefes alışverişi tamamen kesilince biz aynı şekilde yatağa bıraktık. Bebeğin öldüğünü fark ettikten sonra bebeği babamın yatağının üzerine bıraktık. Ardından yemek hazırladık yemek yedik. Babama neden ambulansı aramadığımızı sorduğumda şu an çalışmıyorlar ben vakti geldiğinde arayacağım dedi. Babam iftar vaktinden namazını kıldıktan sonra saat 20.00 sıralarında ambulansı arayalım dedi ve eşimin telefonundan ambulansı çağırdı. Ambulans ekipleri geldi, ambulans içerisinde bebeğe gerekli müdahaleyi yaptıktan sonra bizi Çocuk Aciline yönlendirdiler. Bizde babam ve eşim ile birlikte hastaneye geçtik. Hastaneye geçtikten sonra da annem yanımıza geldi.
Bebekte son zamanlarda kilo kaybı oluşmuştu. Bu durum son 3 gündür belirginleşmişti. Çünkü babam eşim geldikten sonra bebeğimi hiç beslemedi. Yani 3 gündür bana ve eşime hiç bir şekilde mama yedirmedi. Bu yüzden de bebekte fazlaca halsizlik ve kilo kaybı oluştu. Bebeği babam bilerek aç bırakıyordu. Ben ve eşim mama vermek istiyorduk ancak babam mama vermemizi engelleyerek 3 gün boyunca mama vermedi. Aynı zamanda bana 'mama verme bırak ölsün' diyordu ve beni engelliyordu. Babam bebeği en başından beri istemiyordu ve en sonda da ölmesini istedi. Annemle ben istiyorduk. Babam günün her saatinde evdeydi bu yüzden de bebekle ilgili her şeye müdahale ediyordu' ifadelerini kullandı.