Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kahramanmaraş'ta 10 kişinin hayatını kaybettiği ortaokuldaki saldırının ardından yapılacak düzenlemelerle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Bakanlar Gürlek ve Çiftçi okullarda son dönemde alarm veren ve en son Şanlıurfa ile Kahramanmaraş'ta arka arkaya yaşanan saldırılarla ilgili caydırıcı, cezalandırıcı çalışmalar hakkında A Haber'e açıklama yaptı.
Bakan Gürlek şu ifadeleri kullandı:
"Devlet olarak önce vefat eden kardeşlerimizin aileleri ile birlikte olduk ve yanında olduğumuzu hissettirdiğimiz gibi bundan sonra da somut adımları atacağız ve özellikle suça sürüklenen çocukların cezalarının artırılması, sosyal medya yasası, sosyal ve görsel medyada teşvik edici programlar ya da sosyal medya yayınları ile ilgili tedbirler alacağız.
Gerekirse ailelerimizi de bu konuda denetim ve bakım yükümlüsü olarak ihmal etme anlamında çocukların işlediği bazı suçlardan özellikle de şiddet içeren suçlar ve adam öldürme gibi suçların sorumluluğunu da gündeme getireceğiz.

Aynı şekilde ruhsatlı olsa dahi silahların çocukların erişemeyeceği şekilde evde muhafaza edilmesi ve bu konuda usule aykırı muhafazası nedeniyle de bir suç işlenmesi halinde ruhsat sahibi kişi hakkında cezai sorumluluk anlamında 6136 sayılı yasada düzenlemeler yapmayı da düşünüyoruz bununla ilgili adımlar atacağız.
Okul ve benzeri yerlerde de işlenen adam öldürme eylemlerine nitelikli adam öldürme maddesi olarak düzenleme yapmayı düşünüyoruz.

Televizyonlarda şiddete özendirici silah kullanmaya teşvik edici gibi görsellerin olduğu noktalarda da bununla ilgili gerekli adımları atıp özellikle cezai anlamda sorumluluk içeren düzenlemeler yapmayı düşünüyoruz ve bununla ilgili de çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam etmektedir."
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Mahalle kültürünün zayıflaması, akran ilişkilerinin sağlıksızlaşması ve sosyal yalnızlaşma gençleri daha kırılgan hale getirmektedir. Eskiden bir çocuğun davranışı sadece ailenin değil, çevresinin de sorumluluğundayken bugün bu ortak sahiplenme duygusu giderek zayıflamaktadır.

Bu durum erken fark edilmesi gereken risklerin gözden kaçmasına neden olabilmektedir. Okullar yalnızca akademik bilgi verilen yerler değil, aynı zamanda karakter inşasının merkezleridir. Rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, öğretmenlerin sadece ders anlatan değil, aynı zamanda yol gösteren bir rol üstlenmesi kritik önemdedir.
Erken uyarı mekanizmalarının etkin çalışması, riskli davranışların zamanında tespit edilmesini sağlayacaktır. Gençler arasında artan yalnızlık, öfke kontrol sorunları ve duygusal kopuş bu tür olayların arka planında önemli bir yer tutmaktadır. Kendini ifade edemeyen, anlaşılmadığını düşünen bireyler zamanla içe kapanmakta ve ani, yıkıcı tepkilere daha açık hale gelmektedir. Bu nedenle psikososyal destek sistemlerinin yaygınlaştırılması tercih değil zorunluluktur.

Dijital platformlar çocukların ve gençlerin zihin dünyasını şekillendiren en güçlü alanlardan biri haline gelmiştir. Şiddeti normalleştiren, suçu sıradanlaştıran ve yanlış rol modelleri öne çıkaran içerikler özellikle gelişim çağındaki bireyler üzerinde derin etkiler bırakmaktadır. Kontrolsüz dijital maruziyet gerçeklik algısını zedeleyebilmekte ve empati duygusunu zayıflatabilmektedir.
Bu nedenle dijital okuryazarlık, içerik denetimi ve ailelerin bilinçlendirilmesi hayati önem taşımaktadır. Bir toplumu ayakta tutan en önemli unsurlardan biri ortak değerlerdir. Merhamet, sorumluluk, saygı ve vicdan gibi kavramlar yalnızca öğretilen değil, yaşatılan değerlerdir. Kültürel ve manevi bağların zayıfladığı bir ortamda gençlerin kendilerine sağlam bir yön bulmaları zorlaşmaktadır. Bu nedenle kültürel mirasın ve manevi değerlerin yeni nesillere doğru şekilde aktarılması büyük önem taşımaktadır."