KAYNAK:
Haber Merkezi
|
GİRİŞ:
21.10.2026
saat ikonu 08:54
|
GÜNCELLEME:
21.10.2026
saat ikonu 09:20

Akın Gürlek’ten OECD zirvesinde Gazze tepkisi: "Zeytin ağaçlarına bile tahammülü olmayan İsrail'e dur diyecek küresel adalet sistemine ihtiyaç var”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 OECD Adalete Eşit Erişim Toplantısı’nda yaptığı konuşmada; adalete erişim, yargıda dijitalleşme, sığınmacı politikaları ve Gazze’de yaşanan insanlık dramına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Akın Gürlek’ten OECD zirvesinde Gazze tepkisi:
KAYNAK:
Haber Merkezi
|
GİRİŞ:
21.10.2026
saat ikonu 08:54
|
GÜNCELLEME:
21.10.2026
saat ikonu 09:20

Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek, İstanbul’da gerçekleşen 2026 OECD Adalete Eşit Erişim Toplantısı’nda önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek konuşmasında Batı dünyasının Gazze'de yaşananlara ilişkin tutumunu eleştirerek, Filistinlilere ait barışın evrensel sembolü olan zeytin ağaçlarına bile tahammülü olmayan devlet destekli İsrail'in yasa dışı yerleşimcilerinin vandallıklarına dur diyen küresel bir adalet sistemine ihtiyacımız var." ifadelerini kullandı. 

HABERİN ÖZETİ

Akın Gürlek’ten OECD zirvesinde Gazze tepkisi: "Zeytin ağaçlarına bile tahammülü olmayan İsrail'e dur diyecek küresel adalet sistemine ihtiyaç var”

Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek, İstanbul'da düzenlenen 2026 OECD Adalete Eşit Erişim Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu.
Toplantı İstanbul'da gerçekleşti.
Toplantının adı 2026 OECD Adalete Eşit Erişim Toplantısı.
Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin adalet erişimini güçlendirmeyi demokratik hukuk devletinin öncelikli hedeflerinden biri olarak gördüğünü belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek, şu ifadeleri kullandı:

"Adalet sistemimizi ulaşılabilir, etkin ve en güçsüzün bile haklarını arayabildiği bir yapı olarak geliştirmeye devam ediyoruz. Küresel etkileşim ve çeşitlenen suçların arttığı iş yükü, karmaşık uyuşmazlıklar ve süre baskısı sınırlar aşan iş birliklerini güçlendirmemizi gerektiriyor. Gelişen teknolojileri, yapay zekayı ve dijital altyapıları da bu iş birlikleriyle insanlığın ve adaletin hizmetine sunmalıyız.

Bugün en çok karşılaştığımız yargısal sorunlardan biri insanların adalete ulaşmak için uzun süre beklemek zorunda kalmasıdır. Burada temsil edilen birçok ülkenin adalet sisteminde de aynı sorunla karşılaşıldığını düşünüyoruz. Yargılamaların aceleye getirilmeyecek kadar hassas, uzatılmayacak kadar da önemli olduğu konusunda hepimiz hemfikiriz. Türkiye olarak reform çalışmalarımızı bu anlayışla sürdürüyoruz. 2025-2029 Yargı Reformu Stratejimiz doğrultusunda adalete erişimi kolaylaştıran ve makul sürede yargılanma hakkının güvencelerini artıran projelerimizi insan onurunu merkeze alarak hayata geçiriyor, uygulamadaki ihtiyaçları ve sonuçları izliyoruz."

"ZEYTİN AĞAÇLARINA BİLE TAHAMMÜLÜ OLMAYAN İSRAİL'E DUR DİYECEK BİR SİSTEME İHTİYACIMIZ VAR"

Konuşmasında sığınmacı meselesine ve Gazze'de yaşananlara geniş yer ayıran Bakan Gürlek, Batı dünyasının tutumunu eleştirerek şunları kaydetti:

"Türkiye'nin ve Avrupa ülkelerinin karşılaştığı en önemli meselelerden biri adaletten ve demokratik güvencelerden mahrum bırakılan, yaşam hakları tehdit edilen insanların savaş, işgal ve zulüm nedeniyle mülteci ve sığınmacı durumuna düşmesidir. Türkiye insanlık onurunu esas alarak sığınmacılar arasında ayrım gözetmeksizin kapılarını ardına kadar açmıştır. Avrupa Birliği ülkeleri sığınmacı kotası koyarken ülkemiz kısıtlı imkanlarıyla dört milyonu aşan sığınmacıya kucak açmıştır. Bu tutum ülkemizin küresel adalet anlayışının ve sorumluluk bilincinin somut bir yansımasıdır.

Buradan bir kez daha ifade etmek isterim ki OECD ülkelerinin Gazze'de yerinden edilen bir milyon insanın haklarını savunmak için en gür sesle haykırması gerekmektedir. Filistinlilere ait barışın evrensel sembolü olan zeytin ağaçlarına bile tahammülü olmayan devlet destekli İsrail'in yasa dışı yerleşimcilerinin vandallıklarına dur diyen küresel bir adalet sistemine ihtiyacımız var. İnsanlık onurunun yerle bir edildiği bu manzara karşısında tarih, gelişmiş dünyanın bu vurdumduymazlığına şahitlik edecektir. Batı'nın hiçbir tarihçisi, hiçbir felsefecisi, hiçbir sosyal bilimcisi ve hiçbir aydını gelecek nesillere bu acı tablonun neden yaşandığını izah edemeyecektir."

"YAPAY ZEKÂ YARGILAMADA AMAÇ DEĞİL ARAÇTIR"

Adalet sisteminde teknoloji kullanımının sınırlarına ve adli yardım imkanlarına değinen Akın Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Savunduğumuz bu adalet anlayışını sunduğumuz hizmetlerin her aşamasında somutlaştırmak zorundayız. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nin Vatandaş Portalı sayesinde vatandaşlarımız adliyeye gitmeden dosyalarını takip edebiliyor. Dijital hizmetleri kolay ve anlaşılır kılmayı, ihtiyaç duyanlara rehberlik sağlamayı önemsiyoruz. Dijitalleşmenin başarısını hak aramayı ne ölçüde kolaylaştırdığımız oranda değerlendiriyoruz.

Teknolojinin ve yapay zekanın yargılamada amaç değil araç olduğunu asla unutmamalıyız. Adalet önünde eşitlik aynı hukuki imkanları sunmanın yanında herkesin bu imkanlardan etkin bir biçimde yararlanabilmesini gerektirir. Bu amaçla barolarımıza hazine kaynaklarından aktarılan payı ve adli yardım bütçesini artırıyor, ekonomik imkanları yetersiz kişilerin arabuluculuk hizmetlerinden de adli yardım kapsamında yararlanmasını sağlıyoruz. Çocukların ve kırılgan durumdaki mağdurların özel ihtiyaçlarını gözetiyor, adli görüşme odalarında, güvenli ve uygun koşullarda dinlenmelerine imkân tanıyoruz."

"ADALET ARAYIŞI HER SINIRDA YENİDEN BAŞLAMAMALIDIR"

Uluslararası adli yardımlaşma ve suçla mücadelede ortak hareket etmenin önemini vurgulayan Bakan Gürlek, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Adalete erişim sorumluluğumuz ülkelerimizin sınırlarında sona ermiyor. Bir suçun faili veya mağduru bir ülkede, dijital delili başka bir ülkede, suçtan elde edilen gelir üçüncü bir ülkede bulunabiliyor. Hakka ulaşmak, delillerin korunması, suç gelirlerinin izlenmesi ve adli yardımlaşma taleplerinin zamanında karşılanmasını gerektiriyor. Bu iş birliğini temel haklara, hukuki güvencelere ve uluslararası yükümlülüklerimize bağlılıkla yürütmeliyiz.

Adalet arayışı her sınırda yeniden başlamamalıdır. İş birliğinin gücü yalnızca imzalanan metinlerde değil, somut bir talebe verilen zamanında ve etkili karşılıkla görülür. Bunun için kurumlar arasında doğrudan iletişimi ve uygulamadaki güçlüklerin birlikte çözülmesini önemsiyoruz. OECD'nin adalete erişim ve insan odaklı adalet sistemine ilişkin tavsiye kararı ortak çalışmalarımıza değerli bir çerçeve sunuyor. İstanbul'daki görüşmelerimizin adalete erişimin önündeki engelleri azaltacak güçlü iş birliklerine vesile olmasını diliyorum."

https://x.com/abakingurlek/status/2112781489565999490

ETİKETLER
#Gündem
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.