Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek İstanbul Çırağan Sarayı'nda gerçekleşen Ulusal Adalet Zirvesi'nde konuştu. Konuşmasına Zirve’ye davet edilen Filistin Adalet Bakanı Şerhabil El-Zaim’in İsrail makamlarınca engellendiğini açıklayarak başlayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, yaşanan tabloya sert tepki gösterdi.

Filistin Adalet Bakanı’nın uluslararası bir toplantıya katılmasının engellenmesi son derece kaygı verici olduğunu belirten Bakan Gürlek, "Bu durum, Filistin halkının karşı karşıya kaldığı baskıların bir başka çarpıcı örneğidir. Filistin Adalet Bakanı’nın yokluğunda, burada bulunan tüm adalet bakanları olarak Filistin halkının adalet talebine en güçlü şekilde sahip çıkacağız” ifadelerini kullandı.
Uluslararası sistemin inandırıcılığını sorgulayan Bakan Gürlek, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a ABD tarafından vize verilmemesini ve Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından hakkında tutuklama kararı bulunan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun BM Genel Kurulu’na hitap edebilmesini eleştirdi:
"BM’de Filistin halkının en üst düzey temsilcisinin fiziken yer alamaması, uluslararası sistemin adalet ve eşitlik iddiasını tartışmaya açmaktadır. Hakkında savaş suçları kapsamınca tutuklama emri çıkarılmış olanların ise aynı platformda hitap edebilmesi son derece düşündürücüdür. Uluslararası hukukun inandırıcılığı bakımından bu tablo üzerinde hepimizin düşünmesi gerekir."
Dünyadaki gelir adaletsizliği ve silahlanma yarışına dikkat çeken Gürlek, "Başta küresel güçler olmak üzere devletler, silah sanayilerine harcadıkları paraların yarısını insanlığın kalkınması ve barış için harcasalar, dünya cennetten farksız olurdu. Petrolün ve stratejik kaynakların savaş gerekçesi yapıldığı bir düzen yerine, insan onurunu ve yaşama hakkını esas alan bir düzen inşa etmek zorundayız. Hukukun üstünlüğü, güçlü olanın hukukunun üstünlüğü anlamına gelmemelidir" dedi.
Teknolojik dönüşümün yargı ve hukuk sistemleri üzerindeki etkilerine de değinen Adalet Bakanı Gürlek, yapay zekânın insan haklarını ve insan onurunu zayıflatmaması gerektiğinin altını çizdi. Gürlek, "Yapay zekâ, yargının kurucu unsurlarından biri olan avukatlık mesleğinin alternatifi olarak görülmemelidir. Teknoloji hukukçunun yerini almamalı; adalet kapasitesini güçlendirmelidir. Merkezine insanı yerleştirmeyen hiçbir teknolojik gelişme kalıcı bir adalet üretemez" değerlendirmesinde bulundu.
Sınır aşan siber suçlar, terör, uyuşturucu ve organize suç örgütleriyle mücadelede küresel iş birliğinin şart olduğunu vurgulayan Gürlek, "Bizim anlayışımıza göre adalet gerektiğinde pasaportsuz dolaşabilmelidir. Siber suçların sınır aşan niteliği, devletler arasında daha güçlü bir adli iş birliğini zorunlu kılmaktadır. Suçluların sınırlar arasındaki boşluklardan yararlanmasına izin veremeyiz" şeklinde konuştu.
İstanbul’un tarih boyunca farklı hukuk ve ticaret geleneklerinin buluşma noktası olduğunu belirten Bakan Gürlek, şehrin uluslararası tahkim alanında küresel bir merkez olma potansiyeline sahip olduğunu ve Türkiye'nin uluslararası hukukun evrensel değerlerini her platformda savunmaya devam edeceğini vurgulayarak konuşmasını tamamladı.