İBB yolsuzluk davası canlı yayınlanacak mı? Akın Gürlek cevapladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek İBB yolsuzluk davasının canlı yayınlanma talebiyle ilgili açıklamada bulundu. Gürlek ayrıca yemini sırasında Meclis'teki kavganın arka planı ve başlattığı uyuşturucu, rüşvet ve fuhuş operasyonları hakkında da önemli bilgiler verdi.

İBB yolsuzluk davası canlı yayınlanacak mı? Akın Gürlek cevapladı
KAYNAK:
Haber Merkezi
|
GİRİŞ:
13.02.2026
saat ikonu 21:41
|
GÜNCELLEME:
13.02.2026
saat ikonu 23:06

Adalet Bakanı Akın Gürlek önemli açıklamalarda bulundu. Gürlek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na (İBB) yönelik yolsuzluk ve rüşvet soruşturması sonrası açılan davayla ilgili canlı yayın sinyali verdi.

HABERİN ÖZETİ

İBB yolsuzluk davası canlı yayınlanacak mı? Akın Gürlek cevapladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İBB'ye yönelik yolsuzluk ve rüşvet soruşturması sonrası açılan davayla ilgili açıklamalarda bulunarak, Meclis'teki CHP'lilerin çıkardığı kavga ve mahkemelerin canlı yayınlanması gibi konulara değindi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Meclis'teki yemini sırasında yaşanan olayların kendisini üzdüğünü belirtti.
İBB'ye yönelik yolsuzluk ve rüşvet davasının baş şüphelisi Ekrem İmamoğlu'nun yargılanmasının canlı yayınlanması talebine değinerek, "Meclis iradesiyle mahkeme canlı yayınlanabilir." dedi.
İBB soruşturmasının ihbar, şikayet ve parti içinden gelen şikayetler üzerine başladığını, MASAK raporları, telefon trafikleri, tanık ve ihbarcı beyanları gibi delillere ulaşıldığını belirtti.
"Para Kuleleri" dosyasındaki kişilerin İBB dosyasında yöneticiler olarak karşılarına çıktığını ve bu kişilerin dosyanın ana karakteri olduğunu söyledi.
Cumhuriyet savcısının hem sanık lehine hem de sanık aleyhine delilleri toplamakla yükümlü olduğunu ve İBB dosyasında bunu yaptıklarını vurguladı.
Gizli tanığa baskı söz konusu olmadığını ve etkin pişmanlıkta bulunanların beraat edeceği algısının yanlış olduğunu ifade etti.

Bakan Gürlek katıldığı A Haber canlı yayınında Meclis'te yemini sırasında CHP'lilerin çıkardığı kavganın arka planından İBB'ye yönelik açılan yolsuzluk ve rüşvet davasında baş şüpheli olarak yargılanan Ekrem İmamoğlu'nun yargılanmasının canlı yayınlanma talebine varıncaya kadar pek çok konuda konuştu.

"Meclis iradesiyle mahkeme canlı yayınlanabilir." diyen Gürlek'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

MECLİS'TEKİ YEMİNDE CHP'NİN OLAY ÇIKARMASI

"Yemin saati 15:30 olarak belirlenmişti. Tabii yeminden önce ben Meclis Başkanvekili Bekir Bakan'ımızın odasına gittim. Sadece AK Parti değil diğer partilerin grup başkanvekilleri de oradaydı. Çok samimi bir ortam vardı, nezaketli bir ortam vardı. Herkes tebrik dileklerini, iyi niyet dileklerini ilettiler. Bu konuda nazik bir ortam vardı.

Bu ortamdan sonra da biliyorsunuz Meclis kürsüsüne Sayın İçişleri Bakanımızla birlikte davet ediliyoruz. Sonraki olayları biliyorsunuz. Burası Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanlığı bir görevi, yani Yüce Türk Meclisi. Yani burada şahısların bir sorunu yok. Burada Adalet Bakanı olarak bir kurum adına yemin ediyoruz. Oradaki olayların yaşanması gerçekten beni üzdü, yani şaşkınlık yaşadım. Ben bunun örgütlü olarak bir yapı olup olmadığını bilemem.

Meclis Başkanvekilimiz Bekir Bey anons etti, ilk isim olarak beni anons etti. Ben kürsüye çıktım. Yani bir metin var biliyorsunuz, metnin usulen okunması gerekiyor. Metin okunurken birden ortalık karıştı.

"AK PARTİLİ VEKİLLER BENİ 'DİKKATLİ OL' DİYE UYARDI"

Ben açıkçası bu kadar karışıklık olduğunu bilmiyordum. Birden kürsüye saldırılar başladı. Ama bu konuda daha önce özellikle AK Parti grup başkan vekilleri arkadaşlarımız, AK Parti'deki çok değerli milletvekillerimiz beni uyardılar: 'Bir karışıklık bekliyoruz, bu konuda sen de biraz dikkatli olur musun?' dediler. Yani sonraki olayları ben de televizyondan izledim. Yani çok karışıklık oldu. Bunlar keşke yaşanmasaydı.

İBB yolsuzluk davası canlı yayınlanacak mı? Akın Gürlek cevapladı

Bizim kurumları yıpratmamamız lazım. Orası milletin iradesinin tecelli ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi. Yani buradaki şahıs Akın Gürlek değil. Burada bir Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı'nın yemin töreni var. Yani bizim kesinlikle yani çok saygı duyduğumuz, çok saygın bir kurum, milletin iradesinin tecelli ettiği parlamentoyu bu tartışmalarla, kürsü işgal etmek... Yani bunlar bize yakışmadı, çok saygın milletvekillerine yakışmadı. En önemlisi de milletvekillerini seçen milli iradeye de yakışmadı. Yani bunları ben de televizyondan izledim, açıkçası hoş karşılamadım.

"CHP'LİLERDEN DE TEBRİK EDENLER OLDU"

Meclis kürsüsüne gelmeden önce, Meclis Başkan Vekili'miz Bekir Bey'in odasında beklerken çok samimi bir ortamdı. Bütün siyasi partilerin grup başkanvekilleri, milletvekilleri oradaydı. AK Parti'den de tebrik edenler oldu, diğer CHP'lilerden de tebrik edenler oldu. Orası çok nezaketli, nazik bir ortamdı. Herkes iyi niyetlerini söyledi, el sıkıştık.

Birden bir kapı ve koridordan geçtikten sonra Meclis'in kürsüsüne geliyorsunuz, birden insanlar sizin üzerinize geliyor. Bir kargaşa var, hatta ben sonradan gördüm bir kitapçık fırlatılmış. Yani bunlar keşke yaşanmasaydı.

"KAPIM HERKESE AÇIKTIR"

Benim kapım herkese açıktır, yani parti gözetmeksizin. Ben az önce de söyledim; 86 milyonun Adalet Bakanıyım. Yani mağdur ve hukuka ihtiyacı olan kim varsa benim kapıma gelebilir. Bu A partisi, B partisi, C partisi değil; benim kapım onlara da açık. Yani biz özellikle diyalog kapılarını kapatmamalıyız ve aynı şekilde dediğim gibi kesinlikle yani ben burada Adalet Bakanlığı'nı temsil ediyorum, kurumları yıpratmamamız gerekiyor. Her zaman gelirlerse yardımcı olacağımız bir şey varsa, onların da bir hakla hukukla sorunu varsa onlarla da görüşürüz. Yani burada görüşmeyeceğimiz bir şey yok.

İBB yolsuzluk davası canlı yayınlanacak mı? Akın Gürlek cevapladı

İBB SORUŞTURMASI NASIL BAŞLADI?

Cumhuriyet savcısı olarak ihbar, şikayet ve parti içinden gelen şikayetler üzerine. Daha sonra da biliyorsunuz delil durumuna göre, yani somut deliller ortaya çıkıyor. Soruşturmaya başlamak için makul şüphe gerekiyor. Soruşturmaya başladıktan sonra maddi delillere ulaşmanız gerekiyor.

MASAK raporları, telefon trafikleri, daha sonra tanık beyanları, ihbarcı beyanları... Sadece bu sizin söylediğiniz İBB soruşturması değil, ben genel anlamda söylemek istiyorum. Yani bütün soruşturmalarda soruşturmaya başlanır, sonraki delil durumuna göre savcılık takdir eder; ya kamu davası açar ya da kamu davası açmayıp 'takipsizlik' dediğimiz kararı verir. Yani sizin söylediğiniz dosyada da yani aynı şekilde parti içerisinden başvurular vardı, yani biliyorsunuz bunları. Bunlar zaten artık iddianame kabul edildiği için, iddianameyi herkes okuyor rahatlıkla. Burada artık gizlilik kararı kalktı, iddianame kabul edildiği için kamuya açık. Herkes bir şekilde iddianameyi okuyup yorumlayabiliyor.

"PARA KULELERİNDEKİ GÖRÜNTÜLERDEKİ KİŞİLER DOSYANIN ANA KARAKTERİYDİ"

Cumhuriyet savcısı ciddi iddia karşısında 'Ben bunu işlemiyorum, ben bunu yapmıyorum' deme lüksü yoktur. İBB soruşturmasında çok ciddi iddialar vardı. Yani biz, ben savcı olarak ya da benim yerime başka bir arkadaş olarak da mutlaka ciddi iddia varsa bunun üzerine gitmek gerekiyor. 'Para Kuleleri' dosyasını biz zaten getirmiştik, orada bir inceleme yapıyorduk. Oradaki şahıslar bizim için önemliydi. Yani o şahısları biliyorsunuz, daha sonradan bu şahıslar İBB dosyasında yönetici olarak karşımıza çıktı. Sizin söylediğiniz gibi, yani 'Para Kuleleri'nde o görüntülere yansıyan kişiler aslında aynı zamanda dosyanın da ana karakteriydi.

3000 sayfa iddianame; bunların bir kısmını yönetici, bir kısmını örgüt üyesi, bir kısmını örgüte yardım eden olarak nitelendirdik. Soruşturma başladı diye kimse suçlu değildir, yani bunu özellikle çizmek istiyorum. Yani soruşturma gerçeği ortaya çıkarmak amacıyla başlanabilir.

"ŞAHISLARIN LEHİNE VE ALEYHİNE OLAN DELİLLERİ AYRIŞTIRDIK"

Şu da çok önemli; savcı hem sanık lehine hem de sanık aleyhine delilleri toplamakla yükümlüdür. Bakın biz bunu yaptık İBB dosyasında; delilleri ayrıştırdık. Yani biz şahsın hem lehine olan delilleri topluyoruz hem aleyhine olan delilleri topluyoruz. Yani takipsizlik kararı verdiğimiz, tutuklama kararı vermediğimiz, daha sonra delil durumu değişti, tahliye ettiğimiz kişiler de oldu.

Özellikle altını çizmek istiyorum. Burada şahıslarla soruşturmayı karıştırmamak lazım. Yani buradaki şahısların unvanları, makamları, belediye başkanı olması; bunlar ilgilendirmez. Cumhuriyet savcısı soruşturmayı gerektirecek şüphe var mı yok mu ona bakar. Bizim başladığımız soruşturmada da ciddi deliller vardı ve bu deliller daha sonradan maddi deliller olarak ortaya çıktı. Biliyorsunuz en son da iddianamenin açılması aşamasına geldi. Yani biz aynı zamanda dosya kapsamında sanıkların lehine olan delilleri de topladık. Delil durumu değişirse onları da lehlerinde değerlendirdik. Bunları ayırmak lazım.

"KESİNLİKLE TELKİN VE TALİMATTA BULUNAMAM"

Ben tekrar altını çizmek istiyorum; ben artık Adalet Bakanıyım. Yani burada kesinlikle Anayasa'nın 138. maddesi var. Yani yürüyen bir yargılama süreci var. Bu süreçlerle ilgili özellikle mahkeme heyetine saygı duyuyorum; çünkü ben de hakim-savcı kökenliyim. Kesinlikle telkinde, talimatta bulunamam. Ama sorduğunuz soru bazında cevaplayayım; yani biliyorsunuz, iddianamede biz delillerimizi açıkça ortaya koyduk. Yani kesinlikle tanık beyanına dayanan bir şahıs yok. Yani maddi deliller var. MASAK raporları var, sizin dediğiniz gibi HTS trafikleri var ve para hareketleri var.

Atıyorum Aziz İhsan Aktaş'ın bir belediyeden alacağı var. Aziz İhsan Aktaş diyor ki 'Ben belediyeden alacağımı istiyorum, işte benden komisyon istiyorlar, yani rüşvet istiyorlar.' Aziz İhsan Aktaş'a diyoruz ki biz; 'Sen ispatla.' O da diyor ki; 'Benimle şurada görüştüler' diyor. Bakın, çok önemli. 'Nerede görüştüler?' diyoruz; atıyorum 'Ankara'da Otogar'da görüştüler' diyor. Biz bunu teyit etmemiz için bakıyoruz. Yani şüpheli şahısla Aziz İhsan Aktaş'ın aynı yerde görüşüp görüşmediğini, ortak baz istasyonu verip vermediğini alıyoruz.

Daha sonra Aziz İhsan Aktaş diyor ki 'Ben para verdim' diyor. 'Parayı nerede verdin?' diyoruz; 'Burada' diyor. 'Nereden çektin?' diyoruz; 'Balgat'taki bir banka şubesinden çektim' diyor. Bakıyoruz gerçekten de yazıyoruz bankaya; Balgat'taki şubeden para çekilmiş.

Daha sonra Aziz İhsan Aktaş diyor ki; 'Yani parayı rüşveti verdikten sonra beş dakika sonra benim hakedişim hesabıma yattı.' Bunu da teyit etmek zorundayız. Bakıyoruz gerçekten hesap hareketlerinde rüşvet verildikten sonra beş dakika sonra Aziz İhsan Aktaş'ın hesap hareketi ortaya çıkmış.

Size şahıslarla anlatmak istemiyorum. Dosya kapsamında bunların hepsi tek tek analiz edildi; hem maddi deliller hem HTS kayıtları ve MASAK raporlarıyla. Yani tanık beyanları tek başına delil değil, zaten biliyorsunuz Yargıtay'ın da bu konuda beyanı var. Dosya kapsamındaki deliller, yani iddianame artık açıldığı için, gizlilik kararı kalktığı için tekrar söylüyorum, bunlar zaten iddianamede var. Kamuoyunda günlerce tartışıldı.

"GİZLİ TANIĞA ASLA BASKI SÖZ KONUSU DEĞİL"

Gizli tanığa baskı asla söz konusu değildir, Her etkin pişmanlıktan yararlanan ve itirafçı olan beraat edecek diye bir algı yanlış. Meclis iradesiyle mahkeme canlı yayınlanabilir. Mahkemeler siyasi şov yeri değil.

143 tane eylem var; tek bir eylemden dolayı gizli tanığın, yani gizli tanığın beyanından dolayı cezalanan bir eylem yok. Gizli tanık elbette tanık beyanıdır. Biz tek başına gizli tanık beyanına dayanarak bir işlem yapmadık. Şimdi gizli tanığa baskı, öyle bir şey yok.

"ETKİN PİŞMANLIKTA BULUNAN BERAAT EDECEK DİYE BİR ŞEY YOK"

Türk Ceza Kanunu'nda örgüt suçlarında etkin pişmanlık maddesi düzenlenmiş. Etkin pişmanlıkta bulunduğu zaman yani tek başına bulunması yetmiyor. Hakim ve savcı samimi olarakbeyanda bulunduğuna inanması gerekiyor ve bilgilerin teyit edilmesi gerekiyor. Eğer bunlara kanaat getirirse sadece bu bir ceza indirim sebebi. Bu indirim oranını da mahkeme belirliyor. Yani onlar kanunda yazılı, mahkeme indirim yapıyor. Yani etkin pişmanlıkta bulunan şahıs doğrudan beraat edecek diye yapılan algı, haberler yanlış."

ETİKETLER
#Ekonomi
#vergi
#bütçe
#gelir
#tasarruf
#Gündem
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.