Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

BOLSEV Vakfı’nın topladığı 116,8 milyon TL’lik gelirin yalnızca 11,9 milyon TL’sinin öğrencilere burs olarak verildiği ve yaklaşık 100 milyon TL’nin usulsüz harcamalarla vakıftan çıkarıldığı öne sürüldü. BOLSEV Vakfı ise söz konusu iddialara gelir tablosu ile bilançoyla cevap vererek kamuoyuna yansıyan mali verilerin “hayal ürünü” olduğunu belirtti.
Ancak soruşturma kapsamında incelenen vakıf ve şirketin resmi ticari defter kayıtları ile banka hesap hareketleri, kamuoyuna yansıyan mali verilerin doğruluğunu ortaya koydu. Yapılan incelemelerde; 2024–2025 döneminde vakıf ve bağlı şirket üzerinden toplam 116 milyon 918 TL gelir elde edildiği tespit edildi.
Aynı dönemde öğrencilere verilen burs miktarının ise yalnızca 11 milyon 926 bin TL olduğu belirlendi. Toplanan toplam gelirin yaklaşık yüzde 10’luk kısmının burs olarak dağıtıldığını, geri kalan çok büyük bölümün farklı gider kalemleri üzerinden sistemden çıktığını gösterdi.

Mali incelemelerde ayrıca şirketin vakfa gelir sağlamak amacıyla kurulmuş olmasına rağmen vakfa herhangi bir maddi aktarım yapılmadığı tespit edildi. Reklam gelirleri, kira gelirleri ve çeşitli ticari işlemlerden önemli tutarlarda gelir elde edilmesine rağmen bu gelirlerin vakfa aktarılmadığı görüldü. Vakfın kuruluş amacı ile fiili mali uygulamalar arasında ciddi bir uyumsuzluk bulunduğunu ortaya koydu.
Vakıf tarafından yapılan açıklamalarda ise bazı gelir kalemlerinin “gelecek yıllara ait çekler” olarak şirket kasasında bulunduğu ifade edildi. Vakfın bu iddiası da soruşturma kapsamında yapılan jandarma aramasında çeklerin şirket kasasında bulunmadığı tutanak altına alındı.

Şirket kayıtlarında kasada bulunduğu belirtilen 42 milyon 900 bin TL tutarındaki çeklerin fiziken mevcut olmadığı tespit edildi. Vakfın kamuoyuna yaptığı açıklamalar ile fiili durum arasında ciddi bir çelişki bulunduğunu gösterdi.
Mali kayıtlarda yüksek tutarlı demirbaş alımları, araç giderleri ve çeşitli yönetim giderleri de dikkatlerden kaçmadı. Yalnızca demirbaş alımları için ayrıldığı görülen yaklaşık 11,5 milyon TL’lik tutar, iki yıl boyunca öğrencilere verilen toplam burs miktarına neredeyse eşit seviyede.
Vakıf tarafından yapılan açıklamalarda iddiaların “hayal ürünü” olduğu ileri sürülse de vakıf ve şirketin kendi ticari defter kayıtları, banka hareketleri ve arama tutanakları birlikte değerlendirildiğinde gelir, burs ödemeleri ve gider kalemleri arasında ciddi bir dengesizlik bulunduğu tespit edildi. Özellikle kayıtlarda kasada bulunduğu belirtilen yüksek tutarlı çeklerin aramada bulunamaması, soruşturmanın odak noktalarından birini oluşturdu.