Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Bolsev Vakfı’na yönelik dolandırıcılık operasyonunda, mağdurlara yapılan iadelerin ardından bu kez şüpheli ifadeleri öne çıktı. Yönetim kurulundaki isimler birbirini yalanlarken, Ali Sarıyıldız’ın “Talimat başkandan geldi” sözlerine karşılık Tanju Özcan’ın “hatırlamıyor olabilirim” demesi dikkat çekti. İfadelerde en dikkat çeken nokta ise Sarıyıldız’ın “amaçlarının kurban kesmek olmadığını” söylemesi oldu. Soruşturmanın kilit ismi olan Bolsev Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, vakıf adına kurban bağışı adı altında para toplandığını açıkça kabul etti. Ancak bu paralarla herhangi bir kurban alınmadığını ve kesim yapılmadığını belirterek suçu üstlendi.

Sürecin bilinçli yürütüldüğünü gösteren ifadeler kullanarak, başından beri amaçlarının kurban kesmek değil yardım için para toplamak olduğunu belirten Sarıyıldız'ın bu sözleri mağdurların “kurban kesileceği inancıyla bağış yaptık” yönündeki beyanlarıyla doğrudan çelişti.
Sarıyıldız’ın ifadesindeki en çarpıcı bölüm ise kampanyanın çıkış noktasına ilişkin oldu. Vakıf başkanı Tanju Özcan’ın kendisini aradığını ve vakıf adına kurban bağışı toplanmasını istediğini öne sürdü.
Bolsev Yönetim Kurulu Üyesi Sarıyıldız, ayrıca Aydan Özdemir ve Leyla Beykoz ile birlikte vakıf binasında bu konuyu görüştüklerini ve ilan sürecini birlikte başlattıklarını anlattı.

Dosyanın en önemli çelişkisi ise Tanju Özcan’ın savunmasında ortaya çıktı. Özcan, kurban bağışı kampanyasına dair net bir inkar yerine dikkat çeken bir ifade kullandı. Sarıyıldız ile 2025 yılında belediyenin kurban kampanyası hakkında konuşmuş olabileceklerini belirten Özcan, “Ali Sarıyıldız bunu karıştırmış olabilir” dedi. Ancak hemen ardından “Ben de bazı konuları hatırlamıyor olabilirim” ifadelerini kullandı.
Özcan ayrıca, hayır yapmak isteyen vatandaşları vakfa yönlendirmiş olabileceklerini de kabul etti. Özcan ne iddiaları tamamen kabul etti ne de kesin bir dille reddetti.
Şüpheli ifadeleri arasında en dikkat çekenlerden biri de Belediye Başkan Yardımcısı ve Bolsev Yönetim Kurulu üyesi Leyla Beykoz’a ait oldu. Beykoz, böyle bir toplantıya katılmadığını ve konunun hiç gündeme gelmediğini söyledi. Aydan Özdemir de benzer şekilde herhangi bir toplantı yapılmadığını savundu.

İlan meselesi de dosyada ayrı bir kriz başlığı haline geldi. Ali Sarıyıldız, “Kurban bağışlarınız gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor” ifadeli ilanı kendilerinin hazırladığını kabul etti. Ancak hem Leyla Beykoz hem Aydan Özdemir bu ilanı ilk kez savcılıkta gördüklerini söyledi. Tanju Özcan da ilanlardan haberdar olmadığını ifade etti.
Toplanan paralarla ilgili vakıfların görüşünü öğrenmek istediklerini beyan eden Tanju Özcan’ın bağış kampanya ilanından haberdar olamaması, diğer isimlerin yapılan onlarca bağışın konusu ilanı bilmediklerini söylemesi kuşkuya neden oldu.
Nitekim şüphelilerin tamamı vakıf hesabında yüklü miktarda para toplandığını kabul etti. Sarıyıldız “yardım için topladık” derken, Özcan “harcanmadı” dedi. Diğer yönetim kurulu üyeleri ise paradan dahi sonradan haberdar olduklarını öne sürdü.

Bu arada, mağdurların “kurban kesileceği” inancıyla para gönderdiği sabitken ve kurban döneminde bir ibadet amacıyla bu bağışı yaptıkları öğrenilirken Tanju Özcan’ın Özcan’ın paranın halen harcanmadığına dair savunması da tartışma konusu oldu.
Adli kaynaklara göre dolandırıcılık suçlarında, paranın hesaba geçmesi halinde suç unsuru tamamlanmış olmakta; para alan cihetin bu parayı harcayıp harcamadığı; hesabında tutup tutmamasının bir önem taşımamaktadır. Kurban kesme niyetinin en başında olmaması, kurban kesme dışında başka bir amacın olması, kurban bayramı döneminde insanların dini duygularının istismar edilmesi burada önem arz etmektedir.