Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ABD saldırısı sonucu yakalanarak alıkonulmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. ABD'ye tepki gösteren Uçum, Maduro'nun kaçırılmasıyla uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler'in fiilen devre dışı bırakıldığını ifade etti.
Günümüzde saldırgan güçleri sınırlayacak hiçbir kuralın olmadığına vurgu yapan Mehmet Uçum, "Güce güçle karşılık vermekten başka bir seçenek yok." dedi.
Emperyalistlerin tüm amacının dünyadaki kaynakları ele geçirmek olduğunu belirten Uçum, Venezuela'ya yönelik bu saldırıyı 'hak ve özgürlük' diye nitelendirmenin 'emperyalizmin ideolojik uşaklığını yapmak' olduğunu kaydetti.

Uçum sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"1- Maduro olayı emperyalist saldırganlıkların haydut devlet yöntemleriyle de yapılabileceğini gösteren vahşi örneklerden biridir.
2- Maduro olayı uluslararası hukukun, uluslararası kurumların ve BM'nin tamamen sıfırlandığını bir kez daha ortaya koyan bir suç eylemidir. Yani görünürdeki uluslararası sistemin emperyalist suçlarla tamamen tasfiye edildiği bir kez daha anlaşılmıştır.
3- Maduro olayı günümüzde çıplak güç savaşları dışında hiçbir realitenin olmadığını, saldırgan güçleri sınırlayacak hiçbir kuralın ve kurumun bulunmadığını, emperyalist saldırganlığa karşı güce dayalı mücadeleden başka bir seçenek olmadığını çarpıcı şekilde gösteren bir örnektir.
4- Maduro olayı artık günümüz dünyasında hangi mecrada olursa olsun gücü güçle sınırlamaktan, güce güçle karşı koymaktan başka bir varoluş imkanının olmadığını tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir.

5- Maduro olayı bir kez daha kanıtlamıştır ki emperyalist saldırganlığın bütün amacı dünyanın başta enerji, tüm kaynaklarına hakim olmaktır. Bu amaca ulaşmak için her türlü hukuksuzluğu, vicdansızlığı ve ahlaksızlığı meşru gören insanlık dışı bir emperyalist zihniyet var. Halen daha tüm bu emperyalist saldırganlıkları hak ve özgürlük sahtekarlığıyla değerlendirmek emperyalizmin ideolojik uşaklığını yapmaktan başka bir şey değildir.
6- Milli devletler birçok açıdan ontolojik tehdit altındadır. Bunlara Maduro olayıyla birlikte 'emperyalist haydut devlet' tehdidi de görünür şekilde eklenmiştir. Bugün her zamankinden çok daha fazla anti-emperyalist mücadeleyi yükseltmek, milli devletlerin anti-emperyalist iş birliğini güçlendirmek gerekiyor. Başka bir seçenek kalmamıştır."