Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
İstanbul’da gerçekleştirilen 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı ve 2026 TÜSEP Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri töreni, tıp dünyasının öncü isimlerini bir araya getirdi. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tıp camiasının temsilcilerine, hekimlere ve sağlık çalışanlarına özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti.

Ankara’da kısa süre önce başarıyla gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatının 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin ardından, Türk dünyasından kardeşlerle bu anlamlı törende yeniden bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, programı tertipleyen Sağlık Bakanlığı ile Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı'nı (TÜSEB) tebrik etti.

Konuşmasında Türk-İslam medeniyetinin köklü şifa geleneğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Biz daha 13. asırdan itibaren hem hekimlerimizle hem de darüşşifalarımızla Anadolu'ya ve insanlığa ışık saçmış bir milletiz. Kayseri'deki Gevher Nesibe Hatun Darüşşifası, Sivas'taki İzzettin Keykavuz Darüşşifası, Tokat'taki Gök Medrese ve Osmanlı dönemindeki nice eser, sağlık meselesine nasıl yaklaştığımızın mihenk taşlarıdır. Şeyh Edebali'nin 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' vecizesi, tıp ve kimliğimizin özünü teşkil etmektedir."

Avrupa'da psikiyatrik rahatsızlığı olan hastalar canlı canlı yakılırken, Osmanlı'da hastaların musiki makamları, su sesleri ve aromaterapi ile tedavi edildiğini hatırlatan Erdoğan, bugün de tıp etiği ve ahlakının bu kadim değerlerin bir devamı olarak sürdürüldüğünü belirtti.
Törene katılan Nobel ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar ile gurur duyduklarını ifade eden Erdoğan, Aziz Sancar'ın bilim yapmayı öğrendiği merhum Prof. Dr. Muzaffer Aksoy’un tıbbın amacını ve hekimlerin fedakarlıklarını anlatan sözlerini paylaştı:
"Tıp öyle bir bilim dalı ki konusu insanın maddi ve manevi acılarını dindirmek ve ona çare bulmaktır. Tıbbın bu asil amacına yaklaşabilmek ve hatta erişebilmek için onun evlatları olan doktorlar yalnız akıllarıyla değil hayatları pahasına çalıştılar."

Sağlık altyapısını güçlendirmek ve dışa bağımlılığı azaltmak adına 24 yıldır kararlı bir mücadele verdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerli üretim hamlesi kapsamında hayata geçirilen somut başarıları açıkladı.
Batman’da öz kaynaklarla üretilen solunum cihazlarının hem hastanelerde kullanıldığını hem de 45 ülkeye ihraç edildiğini belirten Erdoğan, Sağlık Bakanlığı ve ASELSAN iş birliğiyle geliştirilen otomatik şok cihazlarının ise 16 ülkeye ulaştırıldığını ifade etti. Dünyada sınırlı sayıda ülkenin üretebildiği kalp-akciğer makinesinin tamamen yerli imkanlarla geliştirilip hizmete sunulduğuna dikkat çeken Erdoğan; ileri teknolojiye sahip yapay zeka destekli yoğun bakım monitörlerinin kliniklerde kullanılmaya başlandığını, kanserle mücadelede kişiselleştirilmiş tedavinin zirvesi kabul edilen CAR-T hücre tedavisinin de Türk mühendislerinin kabiliyetleriyle başarıyla uygulandığını vurguladı.
Önümüzdeki iki sene içinde en az yüzde 70 yerlilik oranına sahip, yıllık 700 ultrason cihazı üretme hedefinin müjdesini veren Erdoğan, kamu alımlarında yerli ürün oranının son bir yılda 7 puan artırıldığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda, savunma sanayiinde yakalanan destansı başarının sağlık sektöründe de aynı kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.
