Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Açılış Töreni'nde konuştu. Çerkezköy-Kapıkule Hızlı Tren hattının açılışını yapan Erdoğan "En başta Halkalı-Kapıkule arasındaki yolcu seyahat süresi 4 saatten 1 saat 30 dakikaya düşecek; yük taşıma süresi ise 8 saat 30 dakikadan 3 saat 30 dakikaya inecek. Demir yolu hattının kapasitesi de yaklaşık 4 katına çıkacak" dedi. Öte yandan Erdoğan konuşmasında muhalefete de sert sözlerle yüklendi. Erdoğan, "Siz önce para kulelerin hesabını verin. Suç işleyenin yakasına yargı yapışır. Rezil siyasete prim veremeyiz. Boğazına kadar yolsuzluğa batanlar bize laf söylüyorlar" dedi.

İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:
Açılışını gerçekleştirdiğimiz Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Çerkezköy-Kapıkule kesiminin şehrimize, Trakya bölgemize ve Türkiye'ye hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bu önemli yatırımın milletimizin hizmetine sunulmasında emeği geçen Ulaştırma Bakanlığımız başta olmak üzere tüm kurumlarımıza, yüklenici firmalarımıza, işçisinden mühendisine tüm kardeşlerime teşekkür ediyor; ismini burada sayamadığım her bir emek sahibini gönülden tebrik ediyorum.
Biliyorsunuz, Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı toplam 229 kilometrelik uzunluğu ile ülkemize vizyon katacak ulaştırma projelerimizden biridir. Projemiz 3 etaptan oluşmaktadır. 153 kilometre uzunluğa sahip Çerkezköy-Kapıkule kesimi, projemizin en uzun etabıdır.
Saatte 200 kilometre tasarım ve işletme hızına sahip olacak hattımız; çift hatlı, elektrikli ve sinyalli olarak inşa edilmiştir. Hat üzerinde 31 köprü, 2.520 metre uzunluğunda 8 aç-kapa tünel, 2 viyadük, 114 alt ve üst geçit ile 175 menfez vardır. Böylece Tekirdağ'ı, Kırklareli'ni ve Edirne'yi hızlı tren ağına dâhil ederek hızlı tren ağımızı Çerkezköy'den Kapıkule'ye kadar ulaştırmış oluyoruz.
Projemizin hizmete girmesiyle etkilerini çok geniş bir alanda göreceğimiz yeni bir dönem başlayacak. En başta Halkalı-Kapıkule arasındaki yolcu seyahat süresi 4 saatten 1 saat 30 dakikaya düşecek; yük taşıma süresi ise 8 saat 30 dakikadan 3 saat 30 dakikaya inecek. Demir yolu hattının kapasitesi de yaklaşık 4 katına çıkacak. Yıllık yolcu kapasitesinin 600 binden 3 milyona, yıllık yük kapasitesinin ise 1,5 milyon tondan 9,5 milyon tona yükselmesini bekliyoruz.
Bu şu anlama geliyor değerli kardeşlerim: Ulaşım hızlanacak, lojistik güçlenecek, seyahat süresi azalacak; neticede üretim artacak, ihracat artacak, istihdam artacak, ticaret ve turizm inşallah daha da hareketlenecek. Projemiz sadece gönülleri ve şehirleri birleştirmekle kalmayacak, aynı zamanda Trakya ve Türkiye ekonomisine çok ciddi katkılarda bulunacak.
Bir diğer önemli husus şudur: Türkiye'nin Avrupa'ya açılan kapısı olan Kapıkule'deki demir yolu kapasitemizi artırıyoruz. Gar sahasındaki yol sayısını 23'ten 42'ye, toplam hat uzunluğunu ise 15.675 metreden 51.000 metreye çıkarıyoruz. Proje kapsamında Babaeski, Lüleburgaz ve Büyükkarıştıran'da yeni istasyon binaları inşa ediyoruz. Kapıkule ve Edirne gar binalarını yeniden yapıyoruz. Çerkezköy'de yük istasyonu, personel binası ve lokomotif bakım atölyesi de projenin kapsamında yer alıyor. Böylece sadece ana hattı değil, hattın bütün unsurlarını modern ve güçlü bir yapıya kavuşturuyoruz. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum.
Şurası da lütfen dikkatlerinizden kaçmasın: Halkalı-Kapıkule hattının ehemmiyetini yalnızca Trakya ile sınırlandıramayız. Bu hat; Bakü-Tiflis-Kars ve Marmaray üzerinden Avrupa'ya uzanan Orta Koridor'un Avrupa bağlantısını da güçlendiriyor. Halkalı-Kapıkule Projesi, Kalkınma Yolu Koridoru'nun kritik parçalarındandır. Faw Limanı'ndan başlayıp ülkemiz üzerinden Avrupa'ya uzanacak Kalkınma Yolu'nun batı ucundaki Avrupa bağlantısını oluşturacaktır.
Bu tablo bize aslında şunu gösteriyor: Ulaştırma yatırımlarımız artık yol, köprü ve demir yolu yatırımı olmaktan çıkmış, küresel ticaret yollarının en stratejik halkalarına dönüşmüştür.
"Halkalı-Kapıkule Hattı; İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ ve Trakya'daki organize sanayi bölgeleri başta olmak üzere sanayi merkezlerimizin ve limanlarımızın Avrupa pazarlarına erişimini kolaylaştıracaktır. Dolayısıyla bu hat inşallah Anadolu'nun üretimini Avrupa pazarlarına bağlayan bir damar, Türkiye'nin ihracat hedeflerine ulaşmasını hızlandıran bir lojistik omurga olacaktır. Trakya bölgesiyle birlikte Türkiye ekonomisine büyük katkılar yapacağına inandığım bu önemli projenin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Kırklareli'mize ve tüm bölgemize böyle stratejik bir yatırımı kazandırmaktan büyük bahtiyarlık duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Rabbim bizi sizlere ve Türk milletine hizmet yolundan ayırmasın diyorum.
Kıymetli kardeşlerim, kıymetli misafirler... Türkiye'ye 24 yılda kelimenin tam anlamıyla çağ atlattığımız alanların başında ulaştırma yatırımlarımız bulunuyor. İktidarlarımız döneminde ulaştırma yatırımlarımızın bugünkü değeri 355 milyar dolara yükseldi. Bunun içerisinde demir yollarımızın payı yaklaşık 80 milyar dolardır. Toplam demir yolu ağımızı 13.919 kilometreye ulaştırdık. Elektrikli hat uzunluğumuzu 2.122 km'den 7.274 km'ye çıkardık; %243'lük bir artış sağladık. Sinyalli hat uzunluğumuz 2.505 km'den 8.419 km'ye yükseldi, buradaki artışımız %236 oldu.
Ülkemizi hızlı trenin konforuyla tanıştıran yine biz olduk. Kardeşlerim, sıfırdan aldık ve ülkemize 2.251 kilometre uzunluğunda hızlı tren hattı yaptık. Bugün hızlı tren hizmetlerinden nüfusumuzun %51'i yararlanıyor. Çerkezköy-Kapıkule hattının tamamlanmasıyla hızlı tren hatlarımızın uzunluğu 2.604 kilometreye çıkacak. Doğrudan hızlı tren bağlantısı bulunan il sayımız ise 14 olacak. 2028 yılı sonunda ise bunu 27 şehre çıkarmayı hedefliyoruz. Türkiye'nin dört bir yanında demir yolu yatırımlarımıza devam ediyoruz. Hâlihazırda toplam 4.858 kilometrelik demir yolu hattının yapımı sürüyor. 2053 için hedefimiz demir yolu hat uzunluğumuzu —dikkat edin— 28.590 kilometreye yükseltmektir.
Değerli kardeşlerim, çok kıymetli dostlarım... Burada inanıyorum ki sizlerin de çok net gördüğü derin bir farka bir kez daha vurgu yapmak isterim. Bizim gündemimizi işte sizler de görüyorsunuz; ne ile meşgul olduğumuzu, niçin çalıştığımızı, hedefimizin, hayalimizin neler olduğunu sizler de takip ediyorsunuz. Bizim gündemimizde sizlere hizmet etmek var. Ülkemize şehir hastanelerimizi hizmete açtık. TEKNOFEST Güneydoğu'da Türkiye'nin umudu olan gençlerimizin birbirinden gurur verici projelerine şahitlik ettik. Öncesinde İstanbul Havalimanı 4. pist ve ilave yatırımların açılışını gerçekleştirdik. Daha öncesinde Samsun'da 17 milyar liralık bir yatırım olan 1.458 yataklı Samsun Şehir Hastanemizi hizmete aldık. Bugün ise buradayız. Durmuyoruz, dinlenmiyoruz; 7 gün 24 saat aşkla çalışıyoruz. Biz icraat üretiyoruz icraat; hizmet üretiyoruz hizmet... Laf değil, taş üstüne taş koyuyoruz.
Biz Türkiye'yi yeni yüzyıla hazırlamak için gece gündüz koşturuyoruz. Peki, sürekli bizi eleştirenler, sürekli bize sataşanlar ne yapıyor? 24 yıldır ne yapıyorlarsa bugün de aynısını yapıyorlar.
Dikkat ediniz; gündemlerinde hiçbir somut proje yok. Yalan istersen bunlarda bol. Kendilerinin bile inanmadığı popülist vaatler dışında milletin derdine derman olacak hiçbir önerileri yok. Varsa yoksa yalan, dolan, spekülasyon... Siyasi parti değil, sanki iftira üretme merkezi; sanki dedikodu kazanı bunlar. Sadece dezenformasyon üretmenin peşindeler. Sadece çamur atmanın, sadece iftira atmanın, kendi pisliklerini bize de bulaştırmanın peşindeler. FETÖ'cü alçaklardan öğrendikleri taktiklerle ellerine ne tutuşturulsa önüne arkasına bakmadan, doğruluğunu yanlışlığını araştırmadan bize saldırıyorlar. Münferit örnekler üzerinden değerlerimize saldırıyorlar.
Kimse kusura bakmasın; boğazlarına kadar yolsuzluğa, ahlaksızlığa batmış durumdalar. Bir de çıkıp utanmadan bize laf söylüyorlar. Kardeşlerim, bakın, bunun adı siyaset değildir. Bunun adı muhalefet etmek değildir. Bunun adı kamu adına hesap sormak hiç değildir. Bir defa başkalarına laf söylemeden önce 'para kuleleri'nin hesabını vereceksin. 'Elimizde 32 saatlik kumpasın kaydı var, ben izledim' dediğiniz baklava kutularının hesabını vereceksiniz. Siz önce arpalığa çevirdiğiniz; eş, dost, akraba çiftliğine çevirdiğiniz, soyup soğana çevirdiğiniz belediyelerin hesabını vereceksiniz. Hem şehir şehir, meydan meydan dolaşıp milletin malını çalanlara sahip çıkacaksınız hem de bize siyasi etik dersi vermeye kalkacaksınız. Biz buna müsaade etmeyiz. Biz bu ilkesiz siyasete, bu rezil siyasete prim vermeyiz.
Daha evvel defalarca söyledim, bugün yine söylüyorum: Kim milletin hakkına, hukukuna ve emanetine el uzatırsa karşısında bizi bulur; yargısıyla, emniyetiyle, maliyesiyle devletin tüm kurumlarını bulur. Meşruiyetin sınırlarını aşanlar aynı zamanda ahlakın sınırlarını da aşarlar. Bizim bunlarla işimiz olmaz ve olamaz. Suç işleyenin yakasına yargı zaten yapışır ve yapışıyor. Orada bırakmaz; suçu sübut bulanın yakasına hiç tereddütsüz yapışır. Bu konudaki kararlılığımızı, bu konudaki hassasiyetimizi 24 sene boyunca defalarca milletimize gösterdik. Fakat şunu da bilsinler ki ne ekran tetikçilerinin ne de siyasetçi kılıklı müfterilerin haysiyet cellatlığı yapmasına, yargısız infaz yapmasına izin vermeyiz. .infaz yapmasına asla izin vermeyeceğiz. Kirli yöntemlerle, iftira ve itibarsızlaştırma kampanyalarıyla kadrolarımıza karşı bir operasyon yürütülmesine eyvallah demeyiz. Siyasetin de medyanın da limanı ahlaktır, dürüstlüktür. Biz ilk gün nerede duruyorsak bugün de aynı yerde sapasağlam duruyoruz. Haksızlığın, hukuksuzluğun, tamahkârlığın üzerine istismarcılara rağmen ciddiyetle gidiyoruz ve gideceğiz.
Ama bunu yaparken adaletten, ahlaktan, vicdandan, özellikle hakkaniyet çizgisinden bir milim sapmayacağız. Ne oyuna geleceğiz ne tuzağa düşeceğiz ne de birilerinin yalan rüzgârına kendimizi kaptıracağız. Sağduyulu ve serinkanlı bir şekilde, akıl ve basiretle inşallah bu hassas süreci yöneteceğiz.
Milletim müsterih olsun, bize güvensin ama aynı zamanda uyanık ve dikkatli olsun. Milletim, sicili bozuk siyasi fırsatçıların nemalanma tuzağına düşmesin. Biz gerekeni yapıyoruz; tıpkı bir cerrah titizliğiyle meseleye vaziyet ediyoruz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.