Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda düzenlenen "Emek Sofrası Buluşması" iftar programında açıklamalarda bulundu.
Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"10 Ekim'de bizim de çabalarımızla sağlanan ateşkese rağmen hukuk tanımaz İsrail hükümeti, Gazze ve Batı Şeria'ya yönelik saldırılarını artırarak sürdürüyor. İnsani yardım malzemelerinin girişinde hala ciddi güçlükler çekiliyor. Refah Sınır Kapısı'nda zulümler ve İsrail'in keyfi davranışı devam ediyor
Yıkıntılar arasında, kurşun ve şarapnel izleriyle dolu derme çatma binalarda iftar yapan, son derece çetin şartlar altında oruç tutan ama bunlara rağmen zalime boyun eğmeyen Gazzeli kardeşlerimiz bir kez daha imanlarıyla tüm Müslümanlara örnek oluyor.
Gönül ve kültür coğrafyamızın her köşesindeki kardeşlerimize buradan selamlarımı iletiyorum. Allah, Gazze'deki mazlumlarla birlikte zulüm gören tüm kardeşlerimizin yardımcısı olsun.
Çalışma hayatına henüz genç yaşlarında İETT'de işçi olarak adım atmış bir Cumhurbaşkanı olarak alın terinin değerini çok iyi bilirim. İster özel sektörde ister kamuda olsun helal rızık peşinde koşmanın nasıl bir mücadele gerektirdiğinin gayet farkındayım.
Bunun için siyasi hayatımızın hiçbir döneminde bazıları gibi siyasi emelleri için emeği ve emekçiyi istismar edenlerden olmadık.
Meydanlarda emekli ve emekçiye bol keseden vaat dağıttığı halde göreve gelince verdiği sözleri unutanlardan olmadık.
Kendi işçisi maaş alamadığı için belediye önünde eylem yaparken tropik adalarda zevki sefa içinde keyif çatanlar gibi olmadık. Hep sırtımızda yumurta küfesi taşıdığımızın, 86 milyonun emanetini ve sorumluluğunu taşıdığımızın şuuruyla hareket ettik.
1 Mayıs'ı Emek ve Dayanışma Günü olarak resmi tatil günü ilan ederek bütün gereksiz tartışmalara biz son verdik. İşçi kardeşlerimizin daha iyi şartlarda çalışması için iş sağlığı ve güvenliği kanunu çıkarttık. Kamu çalışanlarımız artık cuma izni ve hac izni gibi haklardan yararlanabiliyor. Bu düzenlemelerin kimi çevreleri ciddi manada rahatsız ettiğini görüyoruz.
İşçi kardeşlerimizin daha emniyetli koşullarda çalışmalarını temin etmek için İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nu çıkardık. Sendikaların kuruluş şartlarını biz kolaylaştırdık. Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nu revize ederek iyileştirdik. Sendikal güvenceleri ve grev hakkını biz güçlendirdik. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık.
Ana muhalefet partisinin Anayasa Mahkemesi'ne taşıyıp iptal ettirdiği toplu sözleşme ikramiyesini yeniden biz yürürlüğe koyduk.
Kamuda başörtüsü yasağını kaldırarak kadınların çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini garanti altına aldık.
Laiklik kavramının korkakça arkasına saklanıp milletin inanç değerlerine ateş edenler, Türkiye'nin 23 yılda yaşadığı değişimi içlerine sindiremeyen zihnen, fikren fosilleşmiş güruhun güruhun hezeyanlarına gülüp geçiyoruz. Hangi bildiriyi yayınlarsa yayınlasınlar biz toplumun hak ve özgürlüklerini genişletmeye devam ediyoruz."