Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Tunceli'de üniversite okurken 2020 yılında kaybolan ve 6 yıl sonra bir cinayete kurban gittiği öğrenilen Gülistan Doku olayıyla ilgili dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve oğlu Mustafa Türkay Sonel baş şüpheli olarak tutuklanırken o yıl İçişleri Bakanı olan Süleyman Soylu'dan bir açıklama geldi.
Eski bakan Soylu, daha önceki açıklamasında adalet vurgusu yaparak yargı sürecine destek olunması çağrısında bulunurken yeni dile getirdiği sözlerinde de "Soruşturmanın ucu nereye kadar giderse gitmeli." dedi.

Soylu, tv100'e yaptığı açıklamada "Gülistan Doku kızımızla ilgili müessif hadise o gün de bu gün de bizi, toplumumuzu derinden etkilemiştir. Devlet töhmet altında kalmamalı ve yargı süreci sonuna kadar sürdürülmeli. Hiç kimsenin makamı, mevkii, pozisyonu, kamu gücü, kızımızın hayatından kıymetli değildir. Bu soruşturmanın ucu nereye kadarsa gitmelidir" ifadelerini kullandı.

"Soruşturma sadece kastedenler için değil, örtbas edenler için de ihmali olanlar için de sonuna kadar sürdürülmelidir." sözlerini sarf eden Soylu "Ne zaman Amerika ve İsrail aleyhine bir açıklama yapsam sistematik şekilde hedefleştirildiğimi görüyorum. Bu durum açık bir linç kampanyasına dönüşmüştür ve kabul edilemez." dedi.
Olayla ilgili tutuklu bulunan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in kendi döneminde atanmasıyla ilgili eleştiriye de cevap veren Soylu "Diyorsun ki “'Sen oraya o valiyi atamasaydın.' Ya ben o valiyle sözleşme mi yaptım?" ifadelerini kullandı.
Konuyla ilgili bir ihmalinin çıkması durumunda "1 gün duran şerefsizdir." diyen Soylu "Adam gibi görevimizi yaptık, sonuna kadar da yaptık. Elinde belgesi olan, bilgisi olan, benimle ilgili ne varsa ortaya koymazsa namerttir." şeklinde konuştu.
Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.
Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 17 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun sim kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis memuru Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis memuru olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ile Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri B.Y. ve Y.E. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Yurt dışında olduğu tespit edilen firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarılmıştı. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, Erzurum'da tanık sıfatıyla ifade vermişti.