Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümü 10 yıl sonra raftan indirildi. Büyük bir titizlikle devam eden soruşturmada sıcak bir gelişme yaşandı. Elde edilen yeni deliller doğrultusunda 6 şüpheli hakkında kamu davası açıldı. Denizolgun'un özel doktoru, Adli Tıp Kurumu görevlilerinin de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında resmi belgede sahtecilik ve delilleri yok etme suçlamaları yöneltildi.

2016 yılındaki şüpheli ölümünün ardından muhafaza altına alınan ancak bir türlü teknik incelemeden geçirilmeyen cep telefonunun kaybolduğu ortaya çıktı. Başsavcılık, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek mesaj, fotoğraf ve notları barındıran cihazın kasıtlı olarak yok edildiği sonucuna vararak Alihan Kuriş'in annesi Gülderen ve kardeşi Hilmi Tuna Kuriş hakkında dava açtı. İddianamede, sanıkların Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 281/1 maddesi uyarınca “Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme” suçundan cezalandırılmaları istendi.
Soruşturma kapsamında tanık olarak dinlenen avukat Abdurrahim Çelik, tereke eşyalarını çuval içerisinde teslim aldığını bildirdi. İçeriği kontrol etmediğini belirten Çelik, Hilmi Tuna Kuriş’in yönlendirmesi doğrultusunda çuvalı Kısıklı’da bulunan adrese götürerek buradaki bir görevliye teslim ettiğini ifade etti.
Telefona ne olduğu konusu ise Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen farklı bir dosya kapsamında Hilmi Tuna Kuriş’in evinde yapılan aramalarda gündeme geldi. Arama tutanaklarında telefonun bulunamaması üzerine IMEI bilgileri ve görselleri Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne iletildi. 30 Eylül 2026 tarihli emniyet tutanağı ile cihazın izine ulaşılamadığı belirtildi.
Eski Bakan Denizolgun’un ölümüne ilişkin 7 kişi hakkında kamu davası açıldı. 2016’da ölümü beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm olarak kayda geçiren kişiler ile özel doktoru, Adli Tıp Kurumu görevlileri ve 2 şüpheli davada yer aldı; şüpheliler hakkında resmi belgede sahtecilik ve delilleri yok etme suçlamaları yöneltildi.

Özel doktora "yalan tanıklık" suçlaması: Müteveffa Denizolgun'un tutuklu bulunan özel doktoru N.D. hakkında "yalan tanıklık" suçundan,
Adli Tıp görevlilerine "sahtecilik" davası: Adli Tıp Kurumu (ATK) personelleri İ.Ç., Ç.K. ve S.Ç. hakkında "belgede sahtecilik" suçundan,
İki şüpheliye "delil karartma" iddiaları: A.G.D.K. ve H.T.K. hakkında ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan ayrı ayrı iddianame düzenlenerek kamu davaları açıldı.
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’da Beykoz’daki çiftliğinde şüpheli şekilde hayatını kaybetmesine ilişkin başlatılan soruşturma yeni gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. 2016 yılındaki şüpheli ölümünün ardından muhafaza altına alınan ancak bir türlü teknik incelemeden geçirilmeyen cep telefonunun kaybolduğu ortaya çıktı. Başsavcılık, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek mesaj, fotoğraf ve notları barındıran cihazın kasıtlı olarak yok edildiği sonucuna vararak merhum bakanın kardeşi Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş ile yeğeni Hilmi Tuna Kuriş hakkında dava açtı.
Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılındaki şüpheli ölümü üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, başsavcılığın talimatıyla Karacaahmet Mezarlığı’nda 19 Ağustos tarihinde fethi kabir işlemi gerçekleştirilmişti.