Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının başladığı 7 Ekim 2023’ün üzerinden 3 yıl geçti. On binlerce Filistinlinin hayatını kaybettiği, Gazze’nin büyük bölümünün yıkıma uğradığı süreçte savaşın bölgeye etkileri ve İsrail’in hedefleri tartışılmaya devam ediyor.
Orta Doğu Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş’a olayların yıl dönümünde çarpıcı analizde bulundu.

7 Ekim olaylarıyla başlayan sürecin 3. yılındayız. Olaylar nasıl başladı, nasıl devam ediyor? Kısaca özetler misiniz?
Orta Doğu Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu: Özellikle şunu söyleyeyim; Hamas'ın 7 Ekim saldırıları; hukuksal olarak, insani olarak, ekonomik olarak, tarihsel olarak kendi içerisinde haklı. Yani Hamas, malum, İsrail tarafından Gazze'de, Batı Şeria'da, bütün Filistin topraklarında uygulanan zulmün sonucu ortaya çıkmış bir örgüt, silahlı bir örgüt. İzzettin Kassam dediğimiz, mesela Osmanlı zamanında, Osmanlı'da sek olarak da savaşan bir kişi. O ismi de oradan geliyor, İzzettin Kassam'dan geliyor.
Şimdi şunu söylüyorum: Fakat bir gerçek de var; Hamas'ın 7 Ekim saldırılarına İsrail kapıyı açtı ve bu, Amerika'nın 11 Eylül saldırılarına Afganistan ve Irak'ı işgal etmek için iki kulenin yıkılmasını o olayı bahane olarak kullanması gibi kullandı.
Yani, İsrail isteseydi Hamas'ın saldırılarını engelleyebilirdi. Çünkü Mısır istihbaratı olaylardan hemen önce çok net olarak rapor şeklinde Hamas'ın İsrail'e saldırı düzenleyeceğini bildirmiş. Netanyahu'ya, Mossad'a da bildirilmiş, Şin Bet'e de bildirilmiş. Aynı şekilde Birleşik Arap Emirlikleri nezdinde lider de, aynı şekilde Netanyahu defalarca Hamas'ın saldırı düzenleyeceğine, tedbir alın dediğini söylüyor.
Artı, Gazze'de Hamas'ın dışarı çıkmasından hemen önce Gazze'yi kuşatan iki İsrail taburu oradan çekiliyor, tugayı oradan çekiliyor, bayağı asker. Artı, olaylardan hemen sonra İsrail plajda eğlenen gençleri Apaçilerle tarıyor. Burada Hamas yok ki! Hamas içeri de girmemiş. Yüzlerce genci, yani 1200 kişi orada öldürüyor.

Ve enteresan bir şey, bu öldürülen gençlerin çoğu da Netanyahu'nun muhalif olan kişiler. Yani bir çeşit Amerika 11 Eylül'de o binaları niye yıktı? Binalar zaten yıkılması gerekiyordu. Fiziksel teknik hataları vardı, eğiliyorlardı, çöküyorlardı. Muhalif olan insanları öldürdü. 3-4 bin tane çalışan öldü. Burada da benzer bir strateji takip edildi.
Kaldı ki Amerika bunu daha önce Küba'da Manguza diye bir operasyonla Kennedy engelledi bunu mesela yapmak istiyordu. Bu sahte bayrak yani false flag dedikleri, şu anda benzeri Yemen adına, Mekke ve Medine'de İsrail tarafından dronlar, füzeler fırlatılarak da uygulanıyor.
O açıdan çok rahatlıkla söylüyorum: Bu olaylarda Mossad haberdardı, İsrail devleti gayet iyi biliyordu ve şu anda da İsrail hedefine ulaşmış durumda. Ne oldu? Gazze açıklarındaki doğalgaza el koydu. Hamas tünellerde yaşıyor, gayet de zayıf bir şekilde. Artı, 2,5 milyon nüfusunun neredeyse 1 milyonu saf dışı kaldı. Kalanlar da çok sağlıksız yaşam koşullarında ölüm kalım mücadelesi veriyor. Ve Gazze barış planı da uygulanmaz, uygulanmayacak.
| Kategori / Başlık | Uzman Görüşü ve İddialar (Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu) |
|---|---|
| Hamas'ın Konumu ve Tarihsel Arka Planı | Hamas'ın 7 Ekim eylemleri hukuksal, insani, ekonomik ve tarihsel açıdan İsrail zulmüne bir tepkidir. Örgüt adını Osmanlı döneminde de savaşmış olan İzzettin Kassam'dan alır. |
| İstihbarat ve Saldırı İddiaları | Mısır istihbaratı ve BAE, saldırı öncesinde Netanyahu, Mossad ve Şin Bet'i açıkça uyardı. Ancak İsrail, saldırı öncesi Gazze sınırındaki iki taburu/tugayı geri çekerek saldırıya zemin hazırladı. |
| 11 Eylül Benzetmesi ve 'Sahte Bayrak' (False Flag) | Olaylar, ABD'nin Afganistan ve Irak'ı işgal etmek için 11 Eylül'ü gerekçe göstermesine benzetilmektedir. Plajdaki/festivaldeki gençlerin İsrail helikopterleri (Apaçi) tarafından hedef alındığı ve ölenlerin Netanyahu muhalifleri olduğu iddia edilmiştir. |
| İsrail'in Ulaştığı Hedefler ve Mevcut Durum | İsrail planladığı hedeflere ulaşmıştır: Gazze açıklarındaki doğal gaza el koymuş, Hamas'ı zayıflatarak tünellere hapsetmiş, 2,5 milyonluk Gazze nüfusunun yaklaşık 1 milyonunu saf dışı bırakmıştır. |
| Gelecek Öngörüsü | Mevcut koşullar ve stratejiler doğrultusunda Gazze barış planı uygulanmayacaktır. |

Gazze'deki yıkımın boyutu düşünüldüğünde, savaş sona erdiğinde yeniden inşa için nasıl bir süreç ve ne büyüklükte kaynak gerekecek?
Orta Doğu Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu: İsrail'in en büyük amacı şu: Gazze'yi ortadan kaldırarak Ben-Gurion kanalı, yani Akabe'den Akdeniz'e açılan, Süveyş Kanalı'nı bypass edecek Ben-Gurion kanalını açmak. Hatta bunun bütün teknik fizibilite çalışmaları bitmiş durumda.
Artı, Hindistan'dan gelecek A-Mek projesini, Hindistan, Ortadoğu ve İsrail üzerinden Yunanistan'a uzanan, Çin'in Kuşak Yolu'nun alternatifi olan projeyi de Gazze üzerinden Akabe ve Akabe hattından, Haifa Limanı'ndan dışarıya taşımak.
Artı, daha da ötesini söyleyeyim: Burada Batı Şeria'da insanlar usul, Mahmut Abbas da gayet uysal bir insan ve dinliyor yani, İsrail de dinliyor, bir şey de yapamıyor zaten. Ona da saldırıyor; yani yerleşimciler denilen silahlı teröristler, sivil teröristler diyelim ona, her gün köyleri boşaltıyor, hayvanları alıyor, evleri yıkıyor, dün bile 70 tane ev yıkıyor, bundan gurur duyan bir yetkiliden bahsediyoruz.
Hadi hepsini bir tarafa bırakalım; Lübnan'a neden saldırdın? Hizbullah sesini çıkarmadı. Suriye'ye neden saldırıyorsunuz ya da Dürzileri neden kışkırtıyorsunuz? Süveyda'yı neden mesela Suriye'den kopartıyorsunuz? Suriye topraklarını neden işgal ediyorsunuz?

Bu soruların da cevabı Hamas'la alakalı değil. O açıdan söylüyorum; yani İsrail'in grand bir stratejisi var ve bu strateji kapsamında İsrail topraklarının, Filistin topraklarının tamamen İsrailleştirilmesi, Mescid-i Aksa'nın yıkılması, Batı Şeria ve Gazze'nin ortadan kaldırılması, Güney Lübnan'ın ortadan kaldırılması ve Golan'ın ortadan kaldırılması.
Bu nedenle insani bilanço felaket ötesi, yani sizin bunu yeniden inşa etme imkanınız yok. İsrail'in hedefi bu, buralarda bütün yaşam koşullarının ortadan kaldırılmasıdır.

Bu soykırımın bitmesi için ne gerekiyor?
Orta Doğu Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu: O açıdan bu soykırımın bitmesinin tek yolu Mekke Paktı şeklinde İslam ülkelerinin askeri güçlerini birleştirerek İsrail'e karşı topyekûn harekete geçmesi. İsrail'in anladığı tek dil bu.
Yani eğer Mısır'ı, Türkiye'si, Pakistan'ı, Arabistan'ı ve diğer İslam ülkeleri tek bir çatı altında birleşemezlerse, maalesef söylüyorum İsrail'in saldırganlığı artarak devam eder.
Kaldı ki şu anda Somali parçalanıyor, Somaliland'ı İsrail tanıyor. Eritre'de ve Habeşistan'da, Etiyopya'da çatışmalar hızlanmış durumda. Bütün bunlarda İsrail'in doğrudan parmağı var. Bu nedenle söylüyorum; soykırımı, bölgenin normalleşmesinin tek yolu İsrail'in kontrol altına alınması.