Gündem

Iğdır Cezaevi'nden "kötü muamele" iddialarına belgelerle cevap verildi

Iğdır S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na ilişkin iddialar hakkında jet bir yalanlama geldi. Açıklamada; haberde bahsedilen iddiaların gerçekleri yansıtmadığı aktarıldı. İşte detaylar...

Iğdır Cezaevi'nden
KAYNAK:
Haber Merkezi
|
GİRİŞ:
30.04.2026
saat ikonu 11:44
|
GÜNCELLEME:
30.04.2026
saat ikonu 11:46

Sözcü Gazetesi köşe yazarı Saygı Öztürk, “Bir mahkum, niçin 204 dilekçe yazar?” başlıklı haberine ilişkin yeni bir açıklama yapıldı. Ceza infaz kurumlarında barındırılan bir hükümlüye yönelik ileri sürülen iddiaların gerçekleri yansıtmadığı aktarıldı.

HABERİN ÖZETİ

Iğdır Cezaevi'nden "kötü muamele" iddialarına belgelerle cevap verildi

Iğdır Ceza İnfaz Kurumu, Sözcü Gazetesi'nde yer alan bir mahkumun kötü muamele iddialarına dair belgelerle açıklama yaptı.
Haberde adı geçen hükümlü Tunç Emrah Dinçer'in tehdit, cinsel istismar, kasten öldürme gibi suçlardan 35 yıl hapis cezası bulunuyor.
Cezaevi idaresi, dinlenen şiddet, kötü muamele, sistematik baskı, dilekçelerin işleme alınmaması ve can güvenliği tehdidi gibi iddiaların somut delillerle doğrulanamadığını belirtti.
Hükümlünün son bir buçuk yılda 204 dilekçe yazdığı iddiasına karşılık, cezaevi idaresi 2025-2026 yılları arasında toplam 27 dilekçe verildiğini ve bunların ilgili yerlere gönderildiğini açıkladı.
Kurum, tüm alanların etkin şekilde kamera sistemi ile denetlendiğini, kör nokta bulunmadığını ve kamera kayıtlarının muhafaza edildiğini belirtti.
Genel Müdürlük kayıtlarına göre, Tunç Emrah Dinçer'in kurum görevlilerine hakaret veya tehditte bulunmak suçlarından 7 defa hücre disiplin cezası aldığı tespit edildi.

Haberde bahsi geçen hükümlü Tunç Emrah Dinçer’in olduğu belirtilirken, şahsın; tehdit, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma, çocuğun cinsel istismarı, eziyet etme, kasten öldürme, mala zarar verme suçlarından 35 Yıl 34 ay hapis cezası bulunduğu aktarıldı.

Cezaevi idaresi tarafından yapılan incelemelerde, hükümlü Tunç Emrah Dinçer’in öne sürdüğü şiddet, kötü muamele, sistematik baskı, dilekçelerin işleme alınmaması, kamera sistemlerinin kapatılması ve can güvenliği tehdidi gibi iddiaların hiçbirinin somut delillerle doğrulanmadığı belirtildi.

Iğdır Cezaevi'nden "kötü muamele" iddialarına belgelerle cevap verildi

Açıklamanın devamında ise şu ifadeler kullanıldı:

"Daha öncesinde de Sincan 2 Nolu L, Karabük T, Çorum L, Keskin T, Erzincan T Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında bulunduğu (en son bu kuruma 17.02.2025 tarihinde geldiği), kurumlardan nakil gerekçelerin kapasite, disiplin ve asayiş güvenlik olduğu, farklı tarihlerde A-30 (çoklu), A-71(tekli), C-67(tekli), B-26(çoklu), C-10(geçici) ve B-42(tekli) nolu odalarda kaldığı,

Haberde yer alan;

  • Hükümlünün fiziksel şiddet ve kötü muameleye maruz kaldığı yönünde iddialar kapsamında yapılan incelemede; hükümlünün 17.02.2025 – 27.04.2026 tarihleri arasındaki revir kayıtlarına bakıldığında darp ve cebir izine ilişkin herhangi bir adli rapor kaydına rastlanmadığı, hükümlünün bu yönde kurum idaresine veya Cumhuriyet Başsavcılığına yapmış olduğu somut bir şikâyet başvurusunun bulunmadığı, Kurum olay kayıtları ve tutanaklarında iddiayı doğrular mahiyette herhangi bir bulguya rastlanılmadığı,
  • Hükümlünün sistematik baskıya maruz kaldığı yönünde iddialar kapsamında yapılan incelemede; hükümlünün geldiği tarihten itibaren 8 adet ceza verme kararı, 2 adet ceza vermeme kararı ve 1 adet aktif devam eden soruşturması olduğu, bunun dışında süreklilik arz eden bir uygulamanın bulunmadığı, oda değişikliklerinin kurum güvenliği ve yerleştirme planlaması kapsamında yapıldığı, personel tarafından görev sınırlarını aşan herhangi bir uygulamaya dair kayıt bulunmadığı,
  • Hükümlünün dilekçelerinin işleme alınmadığı yönünde iddialar kapsamında yapılan incelemede; hükümlü tarafından 2025-2026 yılları arasında toplam 27 adet dilekçe verildiği, iddia edildiği gibi son bir buçuk yıl içerisinde toplamda 204 adet dilekçesi bulunmadığı, UYAP kayıtlarındaki 27 adet dilekçesinin de ilgili yerlere gönderildiği, genelde kapalı zarf ile Kurum Müdürüne mektup yazdığı, söz konusu dilekçelerin tamamının evrak kayıt sistemine alındığı, dilekçelerin ilgili mercilere (Cumhuriyet Başsavcılığı, Cezaevi İzleme Kurulu, Adalet Bakanlığı vb.) usulüne uygun şekilde gönderildiği, dilekçe süreçlerine ilişkin herhangi bir gecikme veya işleme almama durumunun bulunmadığı,
  • Kurum kamera sistemlerinin devre dışı bırakıldığı yönünde iddialar kapsamında yapılan incelemede; kurum bünyesinde toplam 630 adet sabit kamera bulunduğu, söz konusu kameraların 4 personel tarafından anlık ve kesintisiz şekilde izlendiği, Kurum genelinde kör noktanın bulunmadığı ve tüm alanların etkin şekilde kamera sistemi ile denetlendiği, kamera kayıtlarının yaklaşık 2 yıl süreyle muhafaza edildiği ve ihtiyaç duyulması halinde geriye dönük inceleme yapılabildiği, bu kapsamda yer alan iddialar doğrultusunda belirtilen şekilde herhangi bir tehdit, zorbalık, kötü muamele veya fiziki müdahalenin gerçekleşmiş olması halinde, söz konusu durumun kamera kayıtlarına yansıması ve personel tarafından derhal tespit edilerek gerekli idari ve adli işlemlerin başlatılmasının kaçınılmaz olduğu, yapılan incelemelerde bu yönde herhangi bir tespitin bulunmadığı, hükümlünün yanına yaka kamerasız hiçbir personelin gitmediği, kayıtların mevzuat çerçevesinde muhafaza edildiği, iddia edilen tarihlerde kamera sisteminin devre dışı kaldığına dair herhangi bir teknik kaydının bulunmadığı,
  • Hükümlünün can güvenliğinin tehlikede olduğu yönünde iddialar kapsamında yapılan incelemede; Kurum İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 18.04.2025 ve 05.11.2025 tarihli kararlarında can güvenliğine yönelik olarak ileri sürdüğü iddiaları doğrulayacak herhangi bir tespite rastlanmadığı, kurum içi güvenlik ve barınma koşulları itibarıyla can güvenliğinin mevcut olduğu, cezasının infazına kurumda devam etmesinde can güvenliği yönünden bir sıkıntı olmadığına dair karar alındığı, hükümlünün bulunduğu odaların kurum güvenlik kriterlerine uygun olduğu, tarafına yönelik somut bir tehdit veya risk kaydının bulunmadığı, talep etmesi halinde koruma ve ayrı barındırma tedbirlerinin uygulanabileceği hususunun kendisine bildirildiği,
  • Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde; basın haberinde yer alan iddiaların somut bilgi ve belgelerle desteklenmediği, Kurum uygulamalarının ilgili mevzuat çerçevesinde yürütüldüğü, Hükümlüye ilişkin tüm işlemlerin kayıt altına alınarak usulüne uygun şekilde gerçekleştirildiği sonucuna varıldığı, kurumda telefon görüşü, açık görüş, doktor sevki ve benzeri kurum içi sirkülasyon süreçlerinde personel tarafından yaka kamerası kullanımının esas olduğu, ancak kurumun mevcut kapasitesinin üzerinde hükümlü bulundurması ve buna bağlı olarak sirkülasyon yoğunluğunun yüksek olması nedeniyle, her hükümlüye eş zamanlı olarak yaka kamerası ile refakat edilmesinin teknik olarak her zaman mümkün olamamakla birlikte hükümlü Tunç Emrah Dinçer’in personel hakkında asılsız iddialarda bulunmaya başlamasının ardından, söz konusu hükümlüye yönelik tüm işlemlerde yaka kamerası kullanımının titizlikle sağlandığı, elde edilen kayıtların muhafaza altına alındığı,
Iğdır Cezaevi'nden "kötü muamele" iddialarına belgelerle cevap verildi

Jop kullanımının ise yalnızca zorunlu ve olağanüstü durumlarda, mevzuat çerçevesinde başvurulabilecek bir tedbir olduğu, ancak bugüne kadar kurumda jop kullanımını gerektirecek herhangi bir durum yaşanmadığı,
Hükümlünün münferit tarihlerde avukatına, yakınlarına Cumhuriyet Başsavcısı, Cezaevi Cumhuriyet Savcısı, Kurum Müdür ve personelini hedef gösterecek şekilde asılsız şikayetlerde bulundurduğu, avukat ve telefon görüşlerinde personele hakaret ettiği, bu eylemlerinden dolayı çeşitli disiplin cezaları ile cezalandırıldığı, hükümlünün ayrıca kurumda bulunan diğer hükümlü ve tutuklulara yönelik hedef gösterici, tahrik edici ve çatışma doğurma potansiyeli yüksek davranışlar sergilediği, diğer hükümlü/tutukluları keyfi biçimde “hasım” olarak nitelendirdiği, bu suretle kurum içerisinde gerilimi artırdığı, gruplaşma ve karşı karşıya gelme riskini tetiklediği, zaman zaman diğer hükümlüler üzerinde baskı ve nüfuz kurmaya çalıştığı, bu kapsamda kendisi de dahil olmak üzere diğer hükümlü ve tutuklulara herhangi bir zarar gelmesinin engellenmesi, kurumda olası bir personele saldırı durumunun önüne geçilmesi, huzur ve sükunun devamının sağlanması ileride müessif bir olayın meydana gelmemesi amaçlanarak 05.06.2015 tarihli ve 167 sayılı Genelgenin Birinci Bölümün Zorunlu Nedenlerle Nakil alt başlıklı 17 inci maddesinin 1. fıkrası uyarınca Asayiş ve Güvenlik Nedeniyle ve Disiplin Nedeniyle durumuna uygun başka bir ceza infaz kurumuna naklinin uygun olacağı değerlendirilmesinin yapıldığı bildirilmiştir.

Genel Müdürlüğümüz Personel Disiplin Dairesi Başkanlığının kayıtlarının tetkikinde;

Hükümlü Tunç Emrah Dinçer'in, Iğdır S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil geldiği tarih olan 17.02.2025 tarihinden itibaren Şikâyet Bürosuna intikal eden 2025 yılında; 10, 2026 yılında; 6 olmak üzere toplam; 16 başvurusunun bulunduğu,
2025 yılındaki başvuru içeriklerinde "haksız disiplin cezası verilmesi, dilekçelerinin işlemsiz bırakılması, personelin kendisine yönelik hakaretleri ve görevi kötüye kullanımı, hükümlü/tutuklu arasında personelin ayrımcılık yapması, can güvenliğinin olmaması" iddialarına yer verildiği,

2026 yılındaki başvuru içeriklerinde ise; "gönderdiği dilekçelerin ve mektupların işleme alınmaması, iaşe olarak verilen yemeklerin sağlıksız ve miktar olarak az olması, gazete ve süreli yayınların temini konusunda sıkıntı yaşanması” iddialarına yer verildiği,

Söz konusu başvuruların Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığına gereğine tevessül edilmek üzere gönderildiği, Başsavcılık tarafından yapılan incelemede iddiaların mesnetsiz ve somut bir delile dayanmadığı gerekçesiyle "Soruşturma Yapılmasına Yer Olmadığına" dair karar verildiği, hükümlünün şikâyetlerinden kaynaklı personele yönelik devam eden idari bir soruşturmanın bulunmadığı anlaşılmıştır.

Iğdır Cezaevi'nden "kötü muamele" iddialarına belgelerle cevap verildi

Ayrıca Genel Müdürlüğümüz Güvenlik ve İnfaz Daire Başkanlığının kayıtlarının tetkikinde;

  • Hükümlü Tunç Emrah Dinçer’in 16.03.2019 tarihinde Karabük T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmasından itibaren 89 talep dilekçesinin; Iğdır S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda ise 27 talep dilekçesinin bulunduğu, 16.03.2019 tarihinden itibaren 116 talep dilekçesinin UYAP sisteminde kayıtlı olduğu; ayrıca 16.03.2019 tarihinden itibaren UYAP sistemine kayıtlı toplam 245 dilekçesinin olduğu,
  • Söz konusu dilekçelerde Kurum Müdürü ile personel, Hakim, Cumhuriyet Başsavcısı, Cumhuriyet Savcısı gibi görevlileri hedef alan söylemlerde bulunduğu, ayrıca kalmış olduğu odalarda hükümlüleri organize ederek idareye karşı kışkırtmaya çalıştığı, istediklerini yapmayan personel hakkında çeşitli mercilere bilhassa FETÖ ile bağlantılı olduklarını belirten dilekçeler yazdığı,
  • Adı geçenin 01.04.2024 tarihinde Keskin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Erzincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna disiplin nedeniyle nakil alındığı; kurumun 01.04.2024 tarihli idare ve gözlem kurulu kararında; infaz koruma memurlarını ve baş memurları hedef aldığı, tehditlerde bulunduğu, istediklerini yapmayan personel hakkında çeşitli mercilere bilhassa FETÖ ile bağlantılı olduklarını belirten dilekçeler yazdığının anlaşıldığı,
    Kişinin 06.02.2025 tarihinde Erzincan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Iğdır S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna disiplin nedeniyle nakil alındığı, kurumun 04.02.2025 tarihli idare ve gözlem kurulu kararında; hükümlünün defaatle çeşitli yerlere dilekçe yazdığı, kurum müdürü ve Erzincan İnfaz Hakimini hedef aldığı, kalmış olduğu koğuşlarda hükümlüleri organize ederek idareye karşı kışkırtmaya çalıştığı, bulunduğu koğuşlarda hasım edindiğinin belirtildiği,
  • Hükümlünün Iğdır S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmakta iken kurumun 26.09.2025 tarihli idare ve gözlem kurulu kararı ile nakil talep ettiği, idare ve gözlem kurulu kararında yine diğer kurumlarda olduğu gibi kişinin başsavcıyı, ceza infaz kurumu savcısını ve kurum 1. Müdürünü hedef gösterdiği, personele sinkaflı küfürler ettiği, hazır kuvvet sorumlusu için “milli dansöz Yuso” ifadelerini kullandığının belirtildiği ancak kuruma gelişinin üzerinden yalnızca 7 ay geçmiş olması ve her kurumda benzer eylemlerini tekrarlıyor olması sebepleri ile asayiş ve güvenlik nakil talebinin reddedildiği, kişinin 11.11.2025 tarihli can güvenliğine ilişkin dilekçesinin Genel Müdürlüğümüze gelmesi üzerine yapılan güvenlik sorgu neticesinde can güvenliği tehdidinin tespit edilemediği, UYAP sisteminden yapılan incelemeye göre, kişinin Iğdır S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılıyorken yalnızca bir adet 03.11.2025 tarihli hasımlılık dilekçesi olduğu,
  • Hükümlünün odalarda ve idare ile sürekli sıkıntı yaşaması nedeniyle ve kendi isteği doğrultusunda 23.10.2025 tarihinden itibaren tekli odaya alındığı, Kurumun 22.04.2026 tarihli idare ve gözlem kurulu kararı ile tekrar kişinin asayiş ve güvenlik naklini talep ettiği, nakil talebinin Genel Müdürlüğümüze yeni ulaştığından henüz değerlendirilemediği, 22.04.2026 tarihli idare ve gözlem kurulu kararının da 26.09.2025 tarihli karar ile benzer olduğu, hükümlünün kurumda bulunduğu süre boyunca 7 defa “kurum görevlilerine hakaret veya tehditte bulunmak” suçlarından hücre disiplin cezası aldığı tespitlerine yer verilmiştir"
ETİKETLER
#Gündem
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.