Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Dünyanın gözü, gerçekleşmesi planlanan kritik görüşme için Pakistan'ın başkenti İslamabad'a çevrildi. ABD ve İran heyetlerinin, müzakere görüşmeleri için İslamabad'a ulaştı. İranlı bir yetkili, ABD'nin İran'ın Katar ve diğer yabancı bankalarda bulunan dondurulmuş varlıklarını serbest bırakmayı kabul ettiğini duyurdu. Bu Tahran için bir iyi niyet göstergesi ve ABD'nin kalıcı bir barış niyetinin ciddi işareti olarak kabul ediliyor. Peki bu görüşmede neler konuşulacak? Daha da önemlisi eğer bu görüşmelerden bir el sıkışma çıkmazsa, 12 Nisan sabahı nasıl bir dünyaya uyanacağız? Harran Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümü Anabilimdalı Başkanı Doç. Dr. Hasan Bardakçı, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a kritik görüşmenin analizini verdi.

Dünya nefesini tutmuş İslamabad'dan gelecek haberi bekliyor. İslamabad görüşmesinin önemi ne?
Hasan Bardakçı: İslamabad’da gerçekleşen bu görüşme, klasik bir diplomatik temasın çok ötesinde, küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir eşik noktasıdır. Bugün dünya artık tek kutuplu bir yapıdan uzaklaşmış, çok aktörlü ve kırılgan bir dengeye evrilmiştir. Bu nedenle İslamabad’daki masa, yalnızca taraf ülkeleri değil; enerji piyasalarından lojistik hatlara, finans sisteminden güvenlik mimarisine kadar geniş bir alanı doğrudan ilgilendirmektedir. Bu görüşmenin önemi, tarafların sadece kriz yönetimi değil, aynı zamanda yeni bir küresel denge arayışı içinde olmalarından kaynaklanmaktadır.

Bugün gerçekleşen tarihi görüşmede masada hangi konular var?
Hasan Bardakçı: Masada üç ana başlık öne çıkıyor. Birincisi güvenlik ve askeri gerilimlerin kontrol altına alınmasıdır. Özellikle son dönemde artan bölgesel tansiyon, doğrudan küresel ticaret yollarını tehdit eder hale gelmiştir. İkinci başlık enerji arz güvenliği ve kritik lojistik koridorların sürdürülebilirliğidir. Hürmüz Boğazı başta olmak üzere stratejik geçiş noktalarındaki riskler, bu görüşmenin en kritik ekonomik boyutunu oluşturuyor. Üçüncü ve belki de en önemli başlık ise yaptırımlar, finansal sistem ve ticaret akışlarının yeniden düzenlenmesidir. Taraflar sadece mevcut krizi değil, gelecekte benzer kırılmaları önleyecek bir mekanizma kurmaya çalışıyor.

İslamabad’dan çıkacak tek bir olumsuz karar, piyasaları nasıl etkiler?
Hasan Bardakçı: Bugün küresel piyasalar son derece hassas ve kırılgan. İslamabad’dan çıkacak olumsuz bir karar, ilk etapta enerji fiyatlarında sert bir sıçramaya yol açar. Bu durum doğrudan enflasyon baskısını artırır ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde ciddi ekonomik sarsıntılara neden olur. Aynı zamanda küresel tedarik zincirlerinde yeni bir şok dalgası oluşur. Finansal piyasalarda ise güvenli limanlara yönelim artar; altın ve dolar yükselirken, riskli varlıklardan hızlı bir çıkış yaşanır. Kısacası tek bir olumsuz mesaj, domino etkisiyle küresel ekonomik dengeleri sarsabilecek güçtedir.

Görüşme neden İslamabad'da gerçekleşti? Pakistan'ın bu arabuluculukta 'kimsenin bilmediği' nasıl bir kozu var?
Hasan Bardakçı: İslamabad’ın tercih edilmesi tesadüf değildir. Pakistan, son yıllarda çok yönlü bir dış politika izleyerek hem Batı ile hem de Doğu bloklarıyla ilişkilerini dengeli bir şekilde yürütmeyi başarmıştır. Ancak asıl kritik unsur, Pakistan’ın “görünmeyen diplomatik kapasitesidir.” Pakistan, hem İslam dünyasıyla güçlü bağlara sahip hem de Çin ve ABD gibi küresel aktörlerle temas kanallarını açık tutabilen nadir ülkelerden biridir. Ayrıca askeri ve istihbari diplomasi konusundaki derin tecrübesi, kriz yönetiminde ona önemli bir avantaj sağlamaktadır. Bu çok katmanlı ilişki ağı, Pakistan’ı güvenilir bir arabulucu konumuna taşımaktadır.

Eğer bu görüşmelerden bir el sıkışma çıkmazsa, 12 Nisan sabahı nasıl bir dünyaya uyanacağız?
Hasan Bardakçı: Eğer bu görüşmeler başarısız olursa, 12 Nisan sabahı daha gergin, daha belirsiz ve daha maliyetli bir dünyaya uyanacağız. Bu sadece diplomatik bir başarısızlık olmayacak; aynı zamanda küresel ekonomide yeni bir kırılmanın başlangıcı olacaktır. Enerji fiyatlarının yükseldiği, ticaret yollarının risk altına girdiği ve jeopolitik bloklaşmanın hızlandığı bir döneme gireriz. Daha da önemlisi, bu durum yeni çatışmaların önünü açabilir. Artık dünya krizleri yönetmekte zorlanıyor; bu nedenle çözümsüzlük, sadece mevcut gerilimi değil, gelecekteki daha büyük krizleri de tetikleyebilir. Bu yüzden İslamabad’dan çıkacak sonuç, sadece bugünü değil, önümüzdeki yılların küresel düzenini belirleme potansiyeline sahiptir.
| Kişi | Durum | Senaryo | Etkiler |
|---|---|---|---|
| Hasan Bardakçı | Görüşmeler Başarısız Olursa | 12 Nisan sabahı daha gergin, belirsiz ve maliyetli bir dünyaya uyanılır. |
|