Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için yola çıkan Küresel Sumud Filosu'ndaki gemilere İsrail güçlerinin silahlı müdahalesine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında iddianame düzenlendi.
Başsavcılıktan yapılan açıklamada Terör Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan ve kamuoyunda "Küresel Sumud Filosu" olarak anılan sivil deniz organizasyonunda yer alan gemilere, uluslararası sularda seyir halinde bulundukları sırada İsrail güvenlik unsurlarınca hukuki meşruiyeti bulunmayan, ağır ve sistematik nitelik taşıyan silahlı müdahalede bulunulduğu hatırlatıldı.

Açıklamada, söz konusu müdahaleyle gemilerin zorla durdurulması, sivillerin cebir ve şiddet kullanılarak alıkonulması, fiziksel saldırıya uğramaları ve insan onuruyla bağdaşmayan muamelelere maruz bırakılmaları suretiyle uluslararası hukukun en temel normlarının açık ve ağır ihlali niteliğinde olduğu kaydedildi.
Yürütülen soruşturma kapsamında, söz konusu eylemlerin planlanması ve icrasında rol aldıkları tespit edilen ve bir kısmı hakkında yakalama kararı bulunan 35 şüpheli hakkında, "insanlığa karşı suç", "soykırım", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "kasten yaralama", "eziyet", "nitelikli yağma", "mala zarar verme" ve "ulaşım araçlarının alıkonulması" suçlarından iddianame düzenlendiği belirtildi.

Gelişme üzerine Adalet Bakanı Akın Gürlek sosyal medya üzerinden bir açıklamada bulundu.
Gürlek, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından Gazze’ye insani yardım götüren Sumud filosuna yönelik İsrail'in barbarca saldırısına ilişkin hazırlanan iddianamenin kabul edilmesiyle önemli bir yargılama süreci başlamıştır.

Görev yaptığım dönemde başlattığımız bu tarihi nitelikteki soruşturmanın yargılama aşamasına gelmesi, Türk adaletinin uluslararası hukuk temelinde ortaya koyduğu kararlı iradenin somut bir göstergesidir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yalnızca diplomasi alanında değil, hukuk zemininde de zulme karşı duruşunu açık ve net biçimde ortaya koymaktadır.
Hiç kimse, işlediği suçun ağırlığını makamının arkasına saklayamaz. Netanyahu ve beraberindeki katliam şebekesinin; sivillere yönelik planlı ve sistematik saldırıları, insanlığa karşı suçlar, soykırım, işkence ve yağma gibi ağır fiilleri de hukuk önünde mutlaka karşılık bulacaktır.
Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı olarak, vatandaşlarımızın ve insanlığın ortak vicdanını yaralayan her eylemin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Adaletin tesisi için hukuk içinde, kararlı mücadelemizi sürdüreceğiz."