Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

İBB Meclisi ocak ayı toplantılarının üçüncü oturumunun ana konusu İstanbul'u bekleyen deprem riski oldu. 2. Başkanvekili Gökhan Gümüşdağ başkanlığında Saraçhane'deki binada yapılan toplantıda deprem çalışmalarına dair yönetimin çalışmaları sorgulandı.

Mecliste soru önergesi vermek için söz alan MHP'li Meclis Üyesi Şule Hayal, İstanbul'un, bilim insanlarının uyarıları doğrultusunda büyük bir deprem tehdidi altında olduğunu söyledi.
Şehrin dirençli hale getirilmesi için ayrılan kaynakların verimliliği ve projelerin hızının, milyonlarca vatandaşın can güvenliğini doğrudan ilgilendirdiğini anlatan Hayal, "2024 ve 2025 mali yıllarında İBB bütçesinden 'Depremle Mücadele ve Kentsel Dönüşüm' kalemine ayrılan payın, personel giderleri, reklam, tanıtım harcamaları ve fiili güçlendirme, inşaat faaliyetleri bazında dağılımı nedir? İBB ekiplerince yapılan hızlı tarama testleri sonucunda 'çökme riski en yüksek' olarak sınıflandırılan bina sayısı kaçtır? Bu binalardan kaç tanesi bugüne kadar tahliye edilmiş ve kaçı yıkılmıştır?" sorularını yöneltti.
Hayal, olası bir deprem sonrası için planlanan "Lojistik Destek Merkezleri" ve "Geçici Barınma Alanları"nın altyapısının şu an itibarıyla yüzde kaç oranında tamamlandığını da sorarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Deprem anında acil ulaşım yolu olarak belirlenen güzergahlardaki 'yol üstü otopark' işgallerinin önlenmesi ve bu yolların genişletilmesi adına son iki yılda hangi somut projeler bitirilmiştir? İBB sorumluluk ağında bulunan ve depremde yıkılma riski taşıyan kaç adet viyadük, köprü ve üst geçit bulunmaktadır? Bunların kaçında güçlendirme çalışması tamamlanmıştır? İBB Meclisinden geçen deprem ve kentsel dönüşüm odaklı imar planı değişikliklerinin kaçı belediye yönetimi tarafından uygulamaya konulmuştur? Askıda bekletilen proje var mıdır?"
Mecliste yapılan oylamada, soru önergesi kabul edildi.

Soru önergesi için söz alan MHP'li Meclis Üyesi Sultan Aşkın da deprem sonrasında yangınların söndürülmesinin, içme suyu temininin ve salgın hastalıkların önlenmesinin hayati önem taşıdığını söyledi.
Aşkın, İSKİ'nin altyapı ağının depreme dayanıklılığının, İstanbul'un afet sonrası bekası için birincil öncelik olduğuna dikkati çekerek, kent genelindeki ana isale hatlarının ve şebeke borularının kaç kilometresinin depreme dayanıklı borularla değiştirildiğini ve bu değişimin toplam şebekenin yüzde kaçına tekabül ettiğini sordu.
İSKİ bünyesindeki baraj gövdeleri ve içme suyu arıtma tesislerinde deprem riskine karşı yürütülen "Yapısal güçlendirme" çalışmalarının ne aşamada olduğunu soran Aşkın, şöyle konuştu:
"6 Şubat depremlerinden sonra bu tesislerde özel bir denetim, güçlendirme çalışması yapılmış mıdır? Deprem anında gaz sızıntıları kadar riskli olan su baskınlarını ve şebeke kaybını önlemek adına, kaç adet vana noktasına 'Deprem sensörlü otomatik kapama sistemi' kurulmuştur? Olası bir afet anında şebekenin devre dışı kalması durumuna karşı, İstanbul'un kaç noktasında faal 'Acil durum su kuyusu' bulunmaktadır? Mevcut su depolarının deprem sonrası kullanım için kapasite ve dayanıklılık raporları mevcut mudur?"
Aşkın, deprem sonrasında deniz kirliliğini ve salgın hastalıkları önlemek adına, atık su tünellerinin sızdırmazlık ve dayanıklılık testlerinin yapılıp yapılmadığına ilişkin de soru yönelterek, "Hasar görmesi muhtemel hatlar için alternatif tahliye planları hazırlanmış mıdır? Arıtma tesisleri ve terfi merkezlerinin deprem sonrası elektrik kesintilerinden etkilenmemesi için kaç tesiste yüksek kapasiteli jeneratör veya bağımsız enerji kaynağı kurulumu tamamlanmıştır?" ifadelerini kullandı.
Mecliste yapılan oylamada, soru önergesinin oy birliğiyle başkanlık makamına havalesine karar verildi.