Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
İstanbul'da, İtalya'nın da katılımıyla düzenlenen R4 (Türkiye, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan) +E3 (İngiltere, Almanya, Fransa) Dışişleri Bakanları Toplantısı yapıldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan küresel gerilimlerin ele alındığı zirvenin ardından basın açıklaması yaparak gelişmelere değindi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde:
-Değerli arkadaşlar, ifade ettiğim gibi bugün oldukça yoğun bir uluslararası diplomasiye ev sahipliği yaptık. İstanbul'da hem ilk önce bölgesel dörtlü toplantımızı yaptık, daha sonra bölgesel dörtlü Avrupa üçlüsü ve İtalyan katılımıyla 8 ülke bir araya geldik. Öncelikle bölgesel dörtlü toplantımızdan başlamak istiyorum. Bugünkü yaptığımız toplantı yedinci toplantıydı. Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan katılımıyla bölgesel dörtlü olarak bölgemizin sorunlarını, çözüm metotlarını bugüne kadar yapılan işlemleri, alınan tedbirleri, sorunların geldiği noktayı, çözümlerin ilerlediği aşamayı detaylı bir şekilde masaya yatırma imkanımız oldu.
-Tabii ki bölgemizdeki sorunlar, Hürmüz Boğazı'nın kapalılığı, İran'a olası muhtemel bir atak, daha sonra bölgede Husilerin Suudi Arabistan'a yaptığı saldırı ve bizim yaptığımız dayanışma ve bu çatışma nasıl sonlandırılabilir, ele alındı.
Yine bölgede İsrail'in istikrarsızlaştırıcı rolü Filistin, Gazze, Batı Şeria başta olmak üzere Lübnan ve Suriye'deki muhtemel istikrarsızlaştırıcı hamlelerini de konuştuk. Bunlara yönelik görüşlerimizi, tedbirlerimizi tekrar tekrar gözden geçirdik.
-Bütün ülkeler diplomasinin, diyaloğun tek yolu olduğunu konusunda hemfikirler. Tabii bu önemli. Bu mesajı bütün taraflara aynı şekliyle verme, iletme kararı aldık. Özellikle İran'a yönelik yeniden yapılacak bir saldırının gerçekten bölgedeki savaş ve çatışmayı tekrar yaygınlaştırmaya yol açacağı konusunda hemfikiriz.
-İran'a yapılacak askeri müdahale hiçbir şekilde çözüm değil. Bunu hiç kimse şu anda onaylamıyor.
- Dolayısıyla bugünkü toplantıda aslında altını çizmemiz gereken nokta bizim istisnasız bir şekilde hep beraber diyaloğun tek çözüm yolu olduğu meselesi. Burada tabii hiç kimsenin başka ülkenin haklarına vesairesine tecavüzüne izin veriyoruz manasına gelmiyor. veya Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasının da izin vereceğiz manasına gelmiyor. Fakat burada daha fazla savaşın yaygınlaşmasına meydan vermeden, daha fazla yıkıma yol açmadan bu meseleyi nasıl halledebiliriz? Onun parametreleri açıkçası konuşuldu. Burada detaylara girmek istemiyorum. Ama önemli olan ifade ettiğim gibi masa etrafındaki ülkelerin aynı fikirde olmaları çok önemli. Bu 8 ülke de savaşın ilerlemesini istemiyor.
-Bu platforma niye ihtiyaç duyduk, biliyorsunuz. Kendi bulundukları coğrafyadaki sorunlarla ilgili çalışan formatlar. Bizim bölgesel dörtlümüzün ortaya koyduğu verimli sonuçlar var. Bir araya gelip sorunları görüşme kararı aldık. Bu iki platformun artık yan yana gelip beraber çalışmasından daha normal bir husus yok.
-İsrail'de yapılan retoriklerde Türkiye'nin kullanılması meselesini biz kategorik olarak reddediyoruz. Yani buradaki siyasal ucuzculuğun Türkiye'yi şeytanlaştırarak bir takım siyasal radikal partilerin tabanda oy toplama çabalarını da açıkçası ucuz bir siyasi hamle olarak görüyoruz. Bunu da çok ciddiye anlayacak bir tarafı yok.
-Bütün katılımcıların ortak fikri mümkünse en kısa zamanda bir ateşkesin ve buna dayalı bir barış anlaşmasının Ukrayna'da hayata geçmesi. Masadaki bütün taraflar bunu cani gönülden ister durumda. Bunun olmadığı takdirde Karadeniz'deki seyri sefer güvenliğinin bir an önce hayata geçmesi konusunda adımlar atılması konusunda yine bir talep var. Türkiye'nin bu noktada mevcut oynadığı rolü ve yaptığımız girişimleri biz kendilerine anlattık. Türkiye özellikle tahıl girişimiyle alakalı şu anda ne türden girişimlerde bulunuyor, taraflarla ne konuşuyor, onun istişaresini yaptık. Kendimizin ayrıca bu meseleyle ilgili onlarla istişare etmek istediğimiz hususlar vardı. Ya savaş dursun durmuyorsa enerji ve tahıl konusunda bir istisna getirilsin taraflarca.