Kıyamete 15 günlük mola! İbrahim Keleş, İsrail'in korkunç planını ve Orta Doğu'da çözümün formülünü açıkladı

ABD, İsrail ve İran arasında sağlanan 15 günlük ateşkesin perde arkasında ne var? Barış mı, yoksa fırtına öncesi sessizlik mi? Strateji Uzmanı İbrahim Keleş, orduların mühimmat tazeleme ihtimalini, İran'ın ateşkes şartlarını, İsrail'in gizli planını ve Türkiye'nin bu süreçteki rolünü Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a yorumladı. İşte detaylar...

Kıyamete 15 günlük mola! İbrahim Keleş, İsrail'in korkunç planını ve Orta Doğu'da çözümün formülünü açıkladı
KAYNAK:
Bengü Sarıkuş
|
GİRİŞ:
09.04.2026
saat ikonu 16:13
|
GÜNCELLEME:
09.04.2026
saat ikonu 16:17

, ve arasında Pakistan arabuluculuğunda sağlanan 15 günlük aslında oldukça kırılgan bir zemine sahip. 40 gün süren savaşın ardından gelen bu ara, orduların mühimmat tazelemesi ve lojistik ikmal sağlaması için bir fırsat mı?

Kıyamete 15 günlük mola! İbrahim Keleş, İsrail'in korkunç planını ve Orta Doğu'da çözümün formülünü açıkladı

0:00 508

Strateji ve Güvenlik Uzmanı İbrahim Keleş, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'un sorularını cevaplayarak, İsrail’in geçmişteki ateşkesleri sabote etme eğilimi ve "Arz-ı Mevud" (Vadedilmiş Topraklar) hedefi hakkında kritik bilgiler paylaştı.

Kıyamete 15 günlük mola! İbrahim Keleş, İsrail'in korkunç planını ve Orta Doğu'da çözümün formülünü açıkladı

Dün (8 Nisan 2026) itibarıyla ABD, İsrail ve İran arasında iki haftalık ateşkes ilan edildi. 15 günlük bir bombardıman durdurma kararı, orduların lojistik ikmali ve mühimmat tazelemesi için bir bahane olabilir mi?

İbrahim Keleş: 40 gün süren savaşın nihayet, iki haftalığına bile olsa, karşılıklı olarak durması elbette iyi bir şey. Bu ateşkes süreci Pakistan arabuluculuğunda gerçekleşti ve taraflar bazı taleplerini ortaya koydular.

İran'ın bir kısım talepleri vardı. Hürmüz Boğazı'nın kontrolü altında olması, ateşkes süresince saldırıların durdurulması ve tüm bölgede de artık gerilimlerin sonlanması gibi talepleri vardı.

İSRAİL'İN ATEŞKESİ SABOTE ETMESİ OLASI

Amerika Başkanı Trump da bu maddeleri müzakere edebileceklerini, görüşebileceklerini söyleyerek yeşil ışık yaktı. Tabii ki burada hedef kalıcı bir ateşkes kalıcı bir barış anlaşması. Buna giden süreç kolay bir süreç değil. Kırılgan bir dönem olacaktır. Bilhassa İsrail'in geçmişte birçok ateşkesi sabote etmesi, provokasyon diyebileceğimiz saldırılara devam etmesi nedeniyle ne yazık ki bu ateşkes süreçleri hedefine layıkıyla ulaşamadı. O nedenle her iki tarafın da birbirine ve ateşkes maddelerine saygı duyarak bu maddelerin gereklerini yerine getirmesi gerekir.

Bu işin görünmeyen tarafı ise bu 15 günlük süre içerisinde ülkelerin, yani Amerika, İsrail ve İran’ın, muhtemel bir çatışmanın yeniden başlama ihtimalini dikkate alarak ordularının mühimmat takviyesini tamamlamaları ve lojistik ikmallerini yeniden sağlamalarıdır. Bu, her ateşkes sürecinde yaşanan bir durumdur. Bunu da bir fırsat olarak değerlendireceklerdir şüphesiz.

Kıyamete 15 günlük mola! İbrahim Keleş, İsrail'in korkunç planını ve Orta Doğu'da çözümün formülünü açıkladı

İran’ın sunduğu ve ABD’nin 'müzakere edilebilir' bulduğu 10 maddelik paket hakkında ne düşünüyorsunuz?

İbrahim Keleş: İran’ın sunduğu 10 maddelik pakette özellikle kendisine bir daha saldırılmaması yönünde taahhüt talep ettiği görülüyor. Yine Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün devamını istiyor.

Uranyum zenginleştirmenin kabul edilmesini talep ediyor ve yaptırımların kaldırılmasını istiyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Yönetim Kurulu’nun İran aleyhine aldığı tüm kararların feshedilmesi de önemli bir nokta. Bunun yanında İran’a tazminat ödenmesi, Amerikan askeri güçlerinin bölgeden çekilmesi, yani Körfez ülkelerindeki üslerin boşaltılması talep ediliyor. Son olarak ise tüm cephelerde savaşın tamamen sona erdirilmesi isteniyor.

Burada “tüm cepheler” dediğimizde Körfez ülkeleri, Yemen ve Lübnan da bu kapsamda yer alıyor. İran, Lübnan’a yönelik İsrail saldırılarının da durmasını talep ediyor.

Konuİran'ın Talepleri
Temel GüvenlikKendisine bir daha saldırılmaması yönünde taahhüt talep ediyor.
Hürmüz BoğazıÜzerindeki kontrolün devamını istiyor.
Uranyum ZenginleştirmeKabul edilmesini talep ediyor.
YaptırımlarKaldırılmasını istiyor.
Uluslararası KararlarBMGK ve IAEA Yönetim Kurulu'nun İran aleyhine aldığı tüm kararların feshedilmesini talep ediyor.
Tazminatİran'a tazminat ödenmesini talep ediyor.
Askeri VarlıkAmerikan askeri güçlerinin bölgeden çekilmesini, yani Körfez ülkelerindeki üslerin boşaltılmasını talep ediyor.
Savaşın Sona ErmesiTüm cephelerde (Körfez ülkeleri, Yemen, Lübnan dahil) savaşın tamamen sona erdirilmesini istiyor.
İsrail Saldırılarıİran, Lübnan'a yönelik İsrail saldırılarının da durmasını talep ediyor.
Kıyamete 15 günlük mola! İbrahim Keleş, İsrail'in korkunç planını ve Orta Doğu'da çözümün formülünü açıkladı

Orta Doğu’daki mevcut durum hakkında yakın ve uzak vadeli öngörünüz nedir?

İbrahim Keleş: Orta Doğu’da, özellikle İran’a yapılan saldırı sonrasında, bilhassa Körfez ülkeleri büyük bir tedirginlik içerisindeler. Kendi savunmalarını Amerika’ya emanet etmiş olan ülkeler, zor zamanda Amerika’nın onları koruyamadığını ve savunmasız kaldıklarını fark ettiler.

İran ise kendisine iki devletin saldırmasına rağmen ayakta kalabildi. Yönetimi hâlâ iş başında, ordu direnmeye devam ediyor ve halktan aldığı destekle önemli bir psikolojik üstünlük elde etmiş durumda.

Uzun vadede ise şunu görebiliriz: Amerika’da yaşanan gelişmeler, halkın bu savaşa destek vermemesi ve yaklaşan seçim süreci, Trump’ı ateşkese ve kalıcı barış arayışına yöneltmiş olabilir. Elbette burada İsrail’i görmezden gelemeyiz. Amerika’nın savaşa dahil olması ve sonrasında çıkmak istemesi ayrı bir meseledir. Trump’ın da ilk fırsatta bu süreçten çıkmak istediği anlaşılıyor.

Kıyamete 15 günlük mola! İbrahim Keleş, İsrail'in korkunç planını ve Orta Doğu'da çözümün formülünü açıkladı

KÖRFEZ ÜLKELERİ PİŞMAN

Nitekim Hürmüz Boğazı’nın açılmasını bir başarı olarak görüp bu ateşkese yeşil ışık yakmıştır. Ancak bu ateşkes iki hafta sonunda kalıcı barışa dönüşürse, bölgede hiçbir şey 27 Şubat öncesine dönmeyecektir. Çünkü özellikle Körfez ülkeleri, İran ve diğer bölge devletleri, güvenliklerini tamamen dış güçlere emanet etmenin doğru olmadığını görmüş durumdalar.

Kendimizin olduğu Orta Doğu coğrafyasında eğer iyi komşuluk ilişkileri karşılıklı hakka, hukuka saygı çerçevesinde yeni bir yapı kullanmaya giderlerse şayet ve bir kuvvetli ittifak kurulabilirse ki Savunma İttifakı, Ekonomik İttifakı da olabilir.

Bu çerçevede bölgenin güvenliğinin yine bölge ülkeleri tarafından sağlanması gerekeceğinin farkında var farkına vardılar. Özellikle Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın bir araya gelerek Bölge sorunlarına çözüm getirme yaklaşımları bir umut olarak karşımızda duruyor. Umarız diğer devletler de feraset göstererek bu oluşan ittifaka destek verip Amerika'nın burada bulunmasına gerek kalmaksızın bölgede bir barış ve sulh sağlanır.

Kıyamete 15 günlük mola! İbrahim Keleş, İsrail'in korkunç planını ve Orta Doğu'da çözümün formülünü açıkladı

Bölgede “kalıcı barış” sizce mümkün mü?

İbrahim Keleş: Esasen bölgede barış tabii ki mümkün. Yani bu coğrafyada hep savaş olmadı. Özellikle Osmanlı Devleti'nin hakim olduğu dönemlerde yani yaklaşık 400 yıl bu bölgede istikrar hakimdi. Şimdi tekrar geldiğimiz noktaya geri döndük.

Şunu sormak lazım: Bu bölgede savaşın sebebi kaynağı ne? Neden savaşlar oluyor? İran’ın geçmişte devrim ihracı politikası izlemesi ve bölgede vekil güçler oluşturması, nüfuz alanını genişletme çabası oldu. Buna bir zamanlar Şii Hilali deniyordu. Ne var ki şu anda İran bırakın dışarıda başka ülkelerin işlerine karışmayı şu anda kendi canının derdine düşmüş durumda.

Kıyamete 15 günlük mola! İbrahim Keleş, İsrail'in korkunç planını ve Orta Doğu'da çözümün formülünü açıkladı

ESAS SORUN İSRAİL'İN VARLIĞI

Buradan umarız ki İran bir ders çıkarır ve komşularıyla iyi ilişkiler kurarak birlikte geçinmenin yollarını arar. Bu olursa şayet İran tarafı çözülmüş olur. Ama esas Ortadoğu'nun ve bölgenin sıkıntısı İsrail'in varlığıdır.

İsrail kendi inanışına göre bölgedeki büyük bir alanı vadedilmiş toprak olarak görüyor. Ve bu vadedilmiş toprakların da kendisine ait olduğunu söyleyerek bununla ilgili kısa, orta ve uzun vadeli planlarını eline fırsat geçirdikçe, hayata geçirmeye çalışıyor.

Şu an Lübnan'a yapılan saldırının esas hedefi de o vadedilmiş topraklarda İsrail'i kurma projesine devam etmek. Oradan toprak kazanarak daha büyük bir İsrail'e ulaşmak. Arz-ı Mevud dediğimiz şey. İsrail'in bu saldırı yaklaşımı maalesef bölgede huzuru sağlamıyor. Tam tersine bölgede gerilimleri ve öfkeyi de yükseltiyor.

Kıyamete 15 günlük mola! İbrahim Keleş, İsrail'in korkunç planını ve Orta Doğu'da çözümün formülünü açıkladı

(NOT: Arz-ı Mev'ud (Vadedilmiş Topraklar), Yahudi inancına göre Tanrı'nın Hz. İbrahim ve soyuna (İsrailoğulları) vermeyi söz verdiği, genellikle Nil Nehri ile Fırat Nehri arasındaki bölgeyi kapsayan kutsal topraklar olarak nitelendiriliyor.)

Bilhassa Gazze'deki insanlara, Gazze'deki Filistinlilere, Batı Şeria'dakilere yaptıklarına baktığımız zaman orada yaşanan insanlık dramı ve soykırım tüm dünyanın ilgisini çektiği gibi aynı şekilde vicdan sahibi bölge devletlerini de doğrudan etkiliyor.

O nedenle İsrail'in bir biçimde artık bu arz-ı mevud hayallerinden vazgeçip şu anki bulunduğu konumda devam etmesi sağlanmalı. Ancak İsrail'in anladığı şey güçtür ve İsrail'in saldırganlığına karşı da bir güç konumlandırması şarttır.

Kıyamete 15 günlük mola! İbrahim Keleş, İsrail'in korkunç planını ve Orta Doğu'da çözümün formülünü açıkladı

Türkiye bu denklemde nasıl bir rol oynuyor?

İbrahim Keleş: Türkiye tarihi geçmişi oldukça derinlere ulaşan köklü bir devlet geleneğine sahip. Yani İsrail gibi 70-80 senelik bir devlet değil. Amerika gibi 250 senelik bir devlet değil. Ve Türkiye'nin sahip olduğu devlet geleneği şunu gösteriyor.

Esas öncelik devletlerin egemenliğine zarar gelmemesi, insan haklarına zarar gelmemesi ve çözülemeyen meselelerin görüşmeler yoluyla, diplomasi yoluyla çözülmesi. Bu çerçevede Türkiye, Pakistan’da yürütülen görüşmelerde İran’ın da sürece dahil edilmesine katkı sağlamış, Mısır ve Pakistan ile birlikte diyalog zeminini güçlendirmiştir.

Türkiye'nin özellikle akil devlet yaklaşımı ve Cumhurbaşkanımızın da liderliği ateşkes sürecine katkı sağladı.. Bundan sonraki süreçlerde de yine Türkiye, bölgedeki ateşin sönmesi ve bölge huzurunun yeniden sağlanması açısından önemli rol oynayacak.

ETİKETLER
#abd
#İsrail
#iran
#ateşkes
#Pakistan Arabuluculuğu
#Gündem
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.