KAYNAK:
IHA
|
GİRİŞ:
24.10.2026
saat ikonu 16:13
|
GÜNCELLEME:
24.10.2026
saat ikonu 16:36

Soy ağacını araştırırken şoke oldu: Sadrazam torunu çıktı, Çeşme’nin 3’te 2’sini istiyor!

Kocaeli'de yaşayan Nilüfer Akcoşkun Bozbağ, annesinin vefatının ardından başlattığı soy araştırmasında Sadrazam Melek Mehmed Paşa'nın 7. kuşak torunu olduğunu öğrendi.

KAYNAK:
IHA
|
GİRİŞ:
24.10.2026
saat ikonu 16:13
|
GÜNCELLEME:
24.10.2026
saat ikonu 16:36

'de ikamet eden Nilüfer Akcoşkun Bozbağ'ın, annesinin vefatının ardından aile geçmişini merak ederek başlattığı araştırmalar, dönemine kadar uzanan devasa bir miras mücadelesine dönüştü. Yapılan incelemelerde Sadrazam Melek Mehmed Paşa'nın 7. kuşak torunu olduğunu tespit eden Bozbağ, Osmanlı arşivlerinde sürdürdüğü çalışmalar sonucunda toplam 120 bin metrekare büyüklüğünde 20 ayrı arsa saptadı. 'nin üçte ikisinin ailesine ait olduğunu savunan Bozbağ; Desterecizade, Ayşe Hanım Celilesi, Memiş Ağa ve Melek Mehmed Paşa vakıfları üzerindeki haklarını geri alabilmek için hukuki süreçlerini kararlılıkla sürdürüyor.

HABERİN ÖZETİ

Soy ağacını araştırırken şoke oldu: Sadrazam torunu çıktı, Çeşme’nin 3’te 2’sini istiyor!

Annesinin vefatı sonrası aile geçmişini araştıran Nilüfer Akcoşkun Bozbağ, Osmanlı dönemine uzanan bir miras mücadelesi başlatarak Sadrazam Melek Mehmed Paşa'nın 7. kuşak torunu olduğunu öğrenmesiyle, Çeşme'de 120 bin metrekare büyüklüğünde 20 arsa ve Karabağ Adası üzerinde hak iddia ediyor.
Nilüfer Akcoşkun Bozbağ, annesinin vefatı sonrası başladığı araştırmalarla Osmanlı dönemine uzanan bir miras mücadelesine girişti.
Bozbağ, Sadrazam Melek Mehmed Paşa'nın 7. kuşak torunu olduğunu ve Osmanlı arşivlerinde 120 bin metrekare büyüklüğünde 20 ayrı arsa tespit ettiğini belirtti.
Çeşme'nin üçte ikisinin ailesine ait olduğunu savunan Bozbağ, Desterecizade, Ayşe Hanım Celilesi, Memiş Ağa ve Melek Mehmed Paşa vakıfları üzerindeki haklarını geri almak için hukuki süreçleri sürdürüyor.
Bozbağ, Karabağ Adası'nın da kendilerine ait olduğu bilgisine ulaştıklarını ancak henüz tapusuna ulaşamadıklarını ifade etti.
Vakıflar Müdürlüğü'nün mirasçılık belgesi şartı nedeniyle hukuki süreçlerde aksamalar yaşandığını belirten Bozbağ, yeniden mirasçılık belgeleri için uğraştıklarını söyledi.
Soy ağacını araştırırken şoke oldu: Sadrazam torunu çıktı, Çeşme’nin 3’te 2’sini istiyor!

"KARABAĞ ADASI BİZE AİT ANCAK TAPUSUNA HENÜZ ULAŞAMADIK"

Sürecin başlangıcını ve geldikleri noktayı anlatan Nilüfer Akcoşkun Bozbağ, annesinin 2021 yılındaki vefatından sonra başlayan arayışını şu sözlerle aktardı:

"Çeşme'nin ilk belediye başkanı İsmail Hakkı Alca'nın dedemin dedesi olduğunu öğrendim. Bunun üzerine davalar açmaya başladık. İsmail Hakkı Alca'nın aile bağlarını araştırırken Ayşe Kaynak'ın ve onun annesi Beyza Alca'nın izini sürdük. Beyza Alca'nın annesi ise Nakiye Hanım'dı. Bu arsalar Nakiye Hanım'a ait. Nakiye Hanım, dedemin büyükannesi oluyor. 2021 yılından beri Nakiye Hanım'ın mirasçılık belgesini almak için uğraştık. Mirasçılık belgesini aldıktan sonra kendisine ait arsaların bulunduğunu fark ettik ve bu arsalarla ilgili davalar açmaya başladık."

Ankara'daki Osmanlı arşivlerinde derinlemesine araştırmalar yaptıklarını belirten Bozbağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şu ana kadar 20 arsa tespit ettik. Bu arsaların toplam alanı 120 bin metrekare. Ayrıca Limandağ'da 8,5 dönüm arazimiz var. Çeşme'ye ilk girdiğinizde sol tarafta kalan dağın bize ait olduğunu öğrendik. Karabağ Adası'nın da bize ait olduğu bilgisine ulaştık ancak henüz tapusuna ulaşamadık. Bunun için Osmanlı arşivlerinde daha fazla araştırma yapılması gerekiyor. Bu konularda bana yardımcı olacak kişilere ihtiyacım var, bu nedenle destek arıyorum."

"KASIMPAŞA'DAN EDİRNEKAPI'YA KADAR UZANAN BÖLGEDE ARSALARIMIZ VAR"

Bürokratik ve hukuki engeller nedeniyle zaman zaman sil baştan başlamak zorunda kaldıklarını ifade eden Bozbağ, vakıflarla ilgili yaşanan süreci şu şekilde detaylandırdı:

"Vakıflar için de dava açtık. Özellikle Desterecizade Vakfı üzerinde duruyoruz. Kasımpaşa'dan Edirnekapı'ya kadar uzanan bölgede arsalarımız bulunuyor. Desterecizade ailesinden olduğumuzu kanıtlayan belgeleri de bulduk. Ancak Vakıflar Müdürlüğü, mahkeme sürecinde mirasçılığımızı henüz ispatlayamadığımızı ve mirasçılık belgemizi almadığımızı belirterek bu şekilde dava açamayacağımızı söyledi. Bu nedenle davalarımız kapandı ve yeniden başa döndük. Şimdi yeniden mirasçılık belgelerini çıkarmaya çalışıyoruz. Şu anda davalarımız devam ediyor."

Belgelerin tespiti ve teknik veriler konusundaki eksikliklere dikkat çeken Bozbağ:

"Nakiye Hanım'la ilgili belgelerimiz hazır. Mirasçılık belgelerini aldık ve 20 arsayı da tespit ettik. Ancak Osmanlı arşivlerindeki ulaşamadığımız belgeler de var ve bunların da incelenmesi gerekiyor. Bu belgeler üzerinden hareket ederek arsaları, özellikle de adayı tespit etmemiz lazım. Fakat bu taşınmazların ada, pafta ve parsel bilgileri elimizde yok. En büyük sorunlarımızdan biri de bu," dedi.

Soy ağacını araştırırken şoke oldu: Sadrazam torunu çıktı, Çeşme’nin 3’te 2’sini istiyor!

"MELEK MEHMED PAŞA DEDEM, VAKIF BELGELERİMİZİ ALDIK"

Soy bağının detaylarını paylaşan Bozbağ, Melek Mehmed Paşa ile olan akrabalık ilişkilerini şöyle açıkladı:

"Dedemin dedesi İsmail Hakkı Alca'nın annesi Ayşe'yi de araştırmalarımız sonucunda tespit ettik. Ayşe, Melek Mehmed Paşa'nın ilk eşi. Melek Mehmed Paşa iki kez evlenmiş. İlk evliliğini bizim soyumuzdan gelen Ayşe ile yapmış. Daha sonra İstanbul'a gidip geldiği dönemde padişahın kız kardeşiyle evleniyor. Biz, Melek Mehmed Paşa Celilesi Ayşe Hanım Vakfı'nı da bulduk. Ayşe'nin mirasçılık belgesini de aldık. Ancak bu süreçte bize yardımcı olacak, bu işleri iyi bilen bir avukata ya da uzman bir kişiye ihtiyacımız var."

SINIRLAR SAKIZ ADASI'NA KADAR UZANIYOR

Sadece Türkiye sınırları içinde değil, Ege'nin karşı kıyısında da haklarının bulunduğunu düşündüklerini belirten Nilüfer Akcoşkun Bozbağ:

"Sakız Adası bugün Yunanistan sınırlarında bulunuyor. Orada da arazilerimiz olduğunu düşünüyoruz. Aynı zamanda Memiş Ağa Vakfı'mız da var. Bu vakıfla ilgili süreçte de mirasçılık belgelerini almaya çalışıyoruz. İhtiyacımız olan, tespit ettiğimiz arsaları bir an önce hukuki sürece dahil ederek haklarımızı alabilmek. Biz elimizden geldiğince araştırmalarımızı yaptık. Ancak Vakıflar Müdürlüğü'nün açıklamaları doğrultusunda yeniden mirasçılık belgeleri için uğraşmaya başladık. Davalarımız devam ediyor," ifadelerini kullandı.

Soy ağacını araştırırken şoke oldu: Sadrazam torunu çıktı, Çeşme’nin 3’te 2’sini istiyor!

"ÇEŞME'DEKİ TAŞINMAZLAR İÇİN DAVALAR ORADA GÖRÜLMELİ"

Davaların farklı şehirlerde yürütülmesinin süreci zorlaştırdığını vurgulayan Bozbağ, yetkililere seslenerek şunları söyledi:

"Ben Kocaeli'den, kuzenim de İstanbul'da dava açtı. Her iki şehirden de hukuki süreçleri yürütmeye çalışıyoruz. Ancak bu taşınmazların Çeşme'de bulunması nedeniyle davaların orada görülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çeşme'de yaşamadığımız için süreçleri bulunduğumuz yerlerden yürütüyoruz ve bu durum bizi zorluyor. Hakimler de zorlanıyor; Çeşme'deki kurumlarla yazışmalar yapmak zorunda kalıyorlar."

"ÇEŞME'NİN 3'TE İKİSİ BİZİM AMA ANLAŞMAYA AÇIĞIZ"

Hak iddia ettikleri vakıfların durumu ve mirasçılık dereceleri hakkında bilgi veren Bozbağ, uzlaşı mesajı verdi:

"Melek Mehmed Paşa'nın yedinci kuşak torunuyum. Desterecizade Vakfı'nda ise 8. kuşak torun olarak geçiyorum. Desterecizade Vakfı'nın kurucusu Hacı Mehmet Ağa. Kendisi saraylarda çini işleri yapıyormuş. Ancak vakıf mazbut ilan edilmiş. Yani vakfın soyunun devam etmediği kabul edilmiş. Oysa biz vakfın soyunun devamıyız ve bu mirasın mirasçılarıyız. Bu vakfın haklarımız doğrultusunda bize verilmesini istiyoruz. Elimizden geldiğince uğraşıyoruz. Yetkililerden vakfımızın bize verilmesini talep ediyoruz. Aynı zamanda Çeşme'nin üçte ikisinin bize ait olduğunu söylüyoruz ancak bu konuda anlaşma yoluyla bir çözüme ulaşmaya da açığız."

Soy ağacını araştırırken şoke oldu: Sadrazam torunu çıktı, Çeşme’nin 3’te 2’sini istiyor!

"DEVLET BEDEL ÖDEYEBİLİR YA DA BAZI ARSALARI VERİP DİĞERLERİNİ VERMEYEBİLİR"

Sürecin devamı ve devletle olası bir çözüm zemini hakkında konuşan Bozbağ:

"Melek Mehmed Paşa padişahın kız kardeşiyle evlendikten sonra sadrazam olmuş. Sadrazamlığı bittikten sonra, yaşının da ilerlemesiyle uzun süre yaşamış. Daha sonra yeniden Çeşme'ye dönerek burada varlık göstermiş. Bir dönem Sakız Adası'na gitmiş ancak orada kalmayarak tekrar Çeşme'ye dönmüş. Biz, Melek Mehmed Paşa'dan kalan, eşi Ayşe'den kızı Ayşe'ye geçen mal varlıklarının mirasçılarıyız. Aynı zamanda Nakiye Hanım'ın da mal varlıkları bulunuyor. Bunların bize ait olduğunu düşünüyoruz ancak ne yazık ki şu anda elimizde değiller.

Amacımız, bu taşınmazları hukuki yollarla bir an önce geri almak ve haklarımızı elde etmek. Devlet, taşınmazların tamamını vermek istemeyebilir ancak karşılığında bedel ödeyebilir ya da bazı arsaları verip diğerlerini vermeyebilir. Bu şekilde bir çözüm bulunabilir. Çeşme'nin boş kalmasının nedenlerinden biri de bu. Çünkü bizim gibi insanlar yeniden gelip dava açabilir. Biz Çeşme'deki arsalarımızı vermeye hazırız."

"NAKİYE HANIM'IN DAVALARI BİTTİ, SIRADA SADRAZAM VE EŞİ VAR"

Süren ve tamamlanan hukuki aşamaları özetleyen Bozbağ, şu ifadeleri kullandı:

"İsmail Hakkı Alca'nın büyük annesi Nakiye Hanım'a ait arsalarla ilgili davalar bitti. Şu anda tapuda ada, pafta ve parsel bilgilerine ihtiyacımız var. Vakıflarla ilgili mirasçılık belgesi işlemlerimiz de devam ediyor. Vakıflar Müdürlüğü, mirasçılık belgelerini almadan vakıf davası açamayacağımızı söyledi. Biz de bu nedenle mirasçılık belgelerini almaya yöneldik. Belgeleri aldıktan sonra vakıf davalarını yeniden açacağız. Nakiye Hanım'la ilgili davalarımız tamamlandı. Şimdi Melek Mehmed Paşa ve eşi Ayşe Hanım'la ilgili davaları açacağız. Ancak öncelikle onların mirasçılık belgelerini almamız gerekiyor. İsmail Hakkı Alca'nın annesi Ayşe Hanım'ın, Melek Mehmed Paşa'nın ilk evliliğinden olan Ayşe'nin mirasçılık belgesini aldık. Şu anda Kocaeli'deki mahkemelerde hem Melek Mehmed Paşa hem de eşi Ayşe Hanım için açtığım davalar devam ediyor. Bunlar sonuçlandığında vakıf davalarını açacağız."

"ARAZİLER ŞU AN ORMAN VE ÇALILIK GÖRÜNÜYOR; İLERİDE MAĞDURİYET YAŞANMASIN"

Son olarak mirasçı sayılarına ve arazilerin mevcut durumuna değinen Bozbağ, gelecekte yaşanabilecek hukuki karmaşalara karşı uyarıda bulundu:

"Nakiye Hanım'ın arsaları için toplam 43 mirasçıyız. Ancak diğer taşınmazlar ve vakıflar bakımından kaç mirasçı olduğumuzu henüz bilmiyorum. Her kuşakta mirasçı sayısı değişiyor. Biz her konuda anlaşmaya hazırız. Kimsenin malına el koymaya çalışmıyoruz. Dedelerimizden bize miras kalan taşınmazları istiyoruz. Olmayan bir şeyi talep etmiyoruz. Sadece ailemizden kalan malları ve arsalarımızı almak istiyoruz. Şu anda öncelikli talebimiz bu arsalar. Şu anda söz konusu yerler orman arazisi ya da çalılık alan olarak görünüyor. Ancak Osmanlı döneminde kayıtlar tutuluyordu. Bilgisayarlar yoktu ama her şey kağıtlara yazılıyordu, belgeler ve tutanaklar hazırlanıyordu. Osmanlı arşivlerinde de bunlara ilişkin belgeler bulunuyor. Eğer o taşınmazlar bize aitse hakkımızı talep ediyoruz. Oraya konut yapılması durumunda ileride çıkabilecek sorunların önüne geçmek gerekiyor. Bir gün o arazinin bize ait olduğunu ileri sürdüğümüzde, oraya yatırım yapan kişilerle hukuki sorunlar yaşanabilir. Böyle bir durumun yaşanmaması için herkesin bir araya gelmesini ve arsalarla ilgili ortak bir çözüm bulunmasını istiyorum."

ETİKETLER
#Kocaeli
#osmanlı
#Çeşme
#Nilüfer Akcoşkun Bozbağ
#Melek Mehmed Paşa
#Gündem
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.