Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Toplumumuzun büyük bir kesiminin gündeminde ekonomi olduğu için bu yazıda tasarruf psikolojisinden söz etmek istedim.
Şöyle bir soruyla başlayalım:
Finansal okuryazar mısınız?
Bunu anlamak için elbette birçok parametre var. Ancak bana göre bunun en önemli göstergelerinden biri soğukkanlılık.
Son dakika gelişmelerinin peş peşe geldiği, hafta sonlarının bile sıcak haberlerle dolu olduğu bir dönemden geçiyoruz.
Eğer bu haber akışı içinde sakinliğinizi koruyamıyor;
“Eyvah, bizim hisse ne oldu?”
“Altın ne zaman yükselecek?”
“Çok yüksekten aldık…” gibi düşünceler içinde kayboluyorsanız, finansal okuryazarlık yolculuğunun henüz başında olabilirsiniz.
Finansal sohbetlerde sıkça Warren Buffett örneği verilir. Dünyanın en başarılı yatırımcılarından biri olan Buffett’ın servetinin büyük bölümünü ileri yaşlarda elde etmiş olması birçok kişiye şaşırtıcı gelir.
“O kadar beklememiz mi gerekiyor?” diye düşünebilirsiniz.
Hayır. Burada önemli olan yalnızca zaman değil; yatırım anlayışıdır.
Buffett’ın yatırım yaklaşımı, kısa vadeli dalgalanmalardan etkilenmeden uzun vadeli değer üretimine odaklanmaktır.
Bu noktada üniversitede “Yatırım Teknikleri” dersinde duyduğum bir söz aklıma geliyor,
“Hisse senedinde asıl kazanç, doğru satış zamanında ortaya çıkar.”
Hisse zirve yapmışken karar veremiyorsanız, fırsat gözünüzün önünden geçip gidebilir.
Bazan evet, bazan hayır.
Ben yatırım kararlarında sezgilerin de önemli olduğunu düşünenlerdenim. Çünkü finans yalnızca rakamlardan ibaret değildir; psikolojiyi de içerir. Bu konuda anlatılan ilginç bir deney vardır: Çocuklardan ve yetişkinlerden yatırım yapacakları şirketleri seçmeleri istenir. Yetişkinler çoğunlukla teknik verilerle hareket ederken, çocuklar sevdikleri şeker ve çikolata markalarını tercih eder.
Bazı örneklerde çocukların seçimlerinin daha yüksek getiri sağladığı görülmüştür.
Bu durum bize şunu gösteriyor: Finansal okuryazarlık, yalnızca matematiksel analiz değil; gerçekçilik ile sezgilerin dengesidir.
Finans hocam Şerif Elender der ki,
“Yatırım kararınızın gücü mizacınızla ilgilidir. Kişiliğinize uygun davranmalısınız. Para ve yatırım davranışlarınızı öğrenmeden ciddi yatırım yapılmaz.”
Kar-getiri beklentisi ne kadar yüksekse, zarar riski de o kadar yüksektir.
Hiçbir yatırım aracını en düşükten alıp en yüksekten satamazsınız.
Hiçbir piyasa sonsuza kadar yükselmez; hiçbir düşüş de sonsuza kadar sürmez.
Risk karşısında çekingen bir yapınız varsa, sizi uykusuz bırakacak yatırımlardan uzak durmalısınız.
Baba Kennedy’ye atfedilen şu söz durumu güzel özetler:
“En tepeden satmayı umacak kadar enayi değilim.”
Gerçek finansal başarı, yalnızca para kazanmak değil; doğru zamanda doğru kararı verebilmek, duygularını yönetebilmek ve sabırlı kalabilmektir.
Çünkü belki de asıl zenginlik; irade, denge ve bilinçli seçimlerdir...
