Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Mezopotamya’nın binlerce yıllık mirasını yeniden gün yüzüne çıkarmayı hedefleyen ''Kadim Şehirler Yolu'' projesi, Batman ve Şırnak Valilikleri öncülüğünde, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) desteğiyle Hasankeyf’te düzenlenen görkemli lansmanla vitrine çıktı.
Kadim uygarlıkların izlerini taşıyan Şırnak ve Batman, tarihi mirası, eşsiz doğası, zengin mutfağı ve inanç rotalarıyla Mezopotamya turizminin yükselen yıldızları arasında olmaya hazırlanıyor.

Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er’in de katıldığı 3 günlük keşif programında; Cehennem Deresi Cam Terası, Hz. Nuh Peygamber’in türbesi, Kasrik Boğazı, Kırmızı Medrese, Hasankeyf, Malabadi Köprüsü ve bölgenin birçok tarihi noktası ziyaret edildi.
''Kadim Şehirler Yolu'' projesiyle birlikte Şırnak ve Batman’ın, Türkiye’nin iç turizm haritasında önemli destinasyonlardan biri olması hedefleniyor. Bölgenin doğal güzellikleri, kadim mirası ve kültürel çeşitliliğiyle özellikle kültür turizmi, doğa turizmi, inanç turizmi ve gastronomi turizmi açısından dikkat çekmesi bekleniyor.

Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er’e konuşan Hasankeyf Kaymakamı Mehmet Ali İmrak, Batman İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet İhsan Aslanlı ve Şırnak İl Kültür ve Turizm Müdürü Celal Baz, bölgenin turizm vizyonunu ve tarihi mirasını anlattı.

Hasankeyf Kaymakamı Mehmet Ali İmrak, Hasankeyf’in baraj sürecine rağmen tarihi kimliğini koruduğunu belirterek bölgenin yeni nesil turizm anlayışıyla öne çıktığını söyledi.
İmrak, taşınan tarihi eserlerin Arkeopark alanında koruma altına alındığını ve Hasankeyf Müzesi’nin Güneydoğu Anadolu’nun en modern müzelerinden biri olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
''10 bin yıllık Hasankeyf’imize hoş geldiniz. 10’un üzerinde medeniyete ev sahipliği yapmış Hasankeyf’imiz. Bütün süretiyle dimdik ayakta, kalesiyle, örenleriyle, modern müzesiyle. Taşınan eserlerine hiçbir zarar vermeden Arkeopark'ına konmuş eserleriyle beraber dimdik ayakta. Bir de bu güzelliğe Ilısu'nun dinginliğini ve maviliğini de eklemiş durumdayız. Bölgede sezonu Mart'ın sonu itibariyle açmış bulunmaktayız. Turizm sektörünün önemli temsilcilerini bizler bu hafta sonu Hasankeyf'imizde ağırlamış olduk. Sayın bakanlarımızın da teşrifleriyle beraber bizim buradaki amacımız şu esas olarak Hasankeyf'imizin hiçbir şekilde Baraj Gölü'nden çok da etkilenmediğini, bütün eserlerin zarar görmeden olduğu gibi arkeopark alanına yerleştiğini, suyun her türlü aktivitesini kullanabilme imkânı ve kabiliyetine sahip olabildiğimizi söylemek istiyoruz. Şu anda su üzerinde teknelerimiz gelen turistlerimize Hasankeyf'in kanyonlarında eşsiz tarihi güzelliklerini sunmaktalar. Bizim için çok önemli bir fırsat suyun bu şekilde kullanılıyor olması. Yine arkeoparkta eşsiz manzarasıyla taşınan eserleriyle vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Müzemiz Güneydoğu Anadolu'nun belki de en modern müzelerinden biri. 4 bine yakın arkeolojik eserimiz var. Paleotik Çağ'dan günümüze kadar birçok eseri bizler bal mumumu heykelleriyle canlandırıp turistlerimizin görsel şölenine arz etmiş oluyoruz. Hasankeyf’imiz kıymetiyle, değeriyle, suyuyla, her türlü dinamiğiyle kıymetli misafirlerini bekliyor. Hasankeyf bir önceki yıl 600 bine yakın misafiri konuk ettik. Hedefimiz şu: Batman sadece Hasankeyf’ten ibaret değil. Hasankeyf Batman’ın masterplanının ada odak noktasıdır ama Batman'a gelen bir misafiri bizler Hasankeyf’te karşılayıp gerdüşümüzde, beşirimizde, sasonumuzda, kozluğumuzda dolu dolu bir şekilde misafir ederek buradan yolcu ediyoruz.''

Hasankeyf’in yalnızca tarihi bir merkez değil; aynı zamanda tekne turları, kanyon manzaraları ve kültürel etkinliklerle yeni nesil turizmin önemli duraklarından biri haline geldiği belirtiliyor.
Yetkililer, son yıllarda yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlayan Hasankeyf’in Batman turizminin merkez noktası olduğunu ifade ediyor.

Batman İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet İhsan Aslanlı ise Mezopotamya’nın kalbinde yer alan Hasankeyf’in, tarihi ve doğal güzellikleriyle yeni dönemin yükselen turizm merkezlerinden biri olacağını söyledi.
Aslanlı, bölgenin yalnızca tarihi yapılarıyla değil; göl aktiviteleri, gece müzeciliği, ören yerleri ve kültürel mirasıyla da dikkat çektiğini belirterek şunları söyledi:
''Kadim topraklarda Kuzey Mezopotamya'dasınız. Burası 12 bin yıllık tarihi bir yer. 'Mağaralar şehri' dediğimiz Hasankeyf’teyiz. Hasankeyf ihtişamı ve görkemiyle yeni turizm bölgesi olmaya hazır. Bundan itibaren Mezopotamya veya GAP turlarına gelen turistlere şunu da öneriyoruz: Gelin bütün tarih, kültür ve inançla birlikte aynı zamanda göl aynası da maceraları da yaşayın. En heyecan verici aktiviteleri de burada göreceksiniz göl. Tekrar hepinize hoş geldiniz diyorum. Hasankeyf ve ören yerini mutlaka görmemiz lazımdır. Hasankeyf Müzemiz Türkiye'nin ilk 5 müzesi içinde. Zeynelbey Türbesi Orta Doğu için çok önemli bir yer. Bakanlık gece müzeciliği diye bir destinasyonu da ortaya çıkardı. Burada da Hasankeyf için kale ve örenyeri noktasında ışıklandırması yapılmıştır.''
GAP ve Mezopotamya turlarına katılan turistlerin artık Şırnak ve Batman’ı da rotalarına eklemeye başladığı da belirtiliyor.

Şırnak İl Kültür ve Turizm Müdürü Celal Baz ise Şırnak'ın İdil ilçesinde bulunan Cehennem Deresi Cam Terası’nın bölgenin en dikkat çekici turizm noktalarından biri olduğunu söyledi.
Yaklaşık 365 metrekarelik alana sahip cam terasın bölgenin en büyük seyir alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Baz, Şırnak’ın doğa turizmi açısından büyük potansiyele sahip olduğunu belirtti.

Baz, bölgedeki yürüyüş rotaları, piknik alanları, kültürel miras noktaları ve inanç turizmi destinasyonlarının her geçen gün daha fazla ziyaretçi çektiğini ifade ederek şu açıklamalarda bulundu:
''Cehennem Deresi Cam terası, yaklaşık 365 m² alana sahip. Siirt, Batman, Mardin, Hakkari ve Van illerini saydığımızda bölgenin hemen hemen en büyük cam terasındayız. Güvenlik noktasında da Şırnak'ımız belki iddialı bir cümle olacak ama Türkiye'nin en güvenli şehirlerinden bir tanesi. Bulunduğumuz Cehennem Deresi hafta sonu ve hafta içi sıklıkla yürüyüş için tercih ediliyor. Yaklaşık 10 ayrı yürüyüş rotalarımız var. Bu rotalarda yürüyen insanlar genel olarak birbirleriyle çok karşılaşmadan rotalarını tamamlayabiliyorlar. Deremizde ayrıca piknik alanlarımız var. İnsanların sosyal zamanlarını geçirebilecekleri çok güzel alanlarımız var ve güven içinde günlerini tamamlayabilecekleri, hafta sonlarını geçirebilecekleri alanlarımız mevcut. Şırnak’ın yükselen bir değerimiz olduğunu biliyoruz. Çünkü taşınmaz kültür varlığı konusunda çok zengin bir iliz. Şırnak’ta Cudi Dağı’mız, Hz. Nuh'un gemisinin Cüdi Dağı'na indiği söylenir. Finik Harabelerimiz var. Türkiye'de en büyük Ezidi köyümüz olan mağara köyümüz var. Bölgede birçok Hristiyan inancına mensup Süryani ve Hristiyan kardeşlerimizin köyleri ve yaşam biçimleri hakim. Cizre'de Kırmızı Medrese’miz var. İdil’de Hristiyan köylerimiz var. Türkiye'de belki de en büyük Ezidi köyümüz var. Bunlar bizim için büyük bir destinasyon noktası ve zenginlik. Şırnak turizminin önümüzdeki yıllarda çok daha ileri seviyelerde olacağını düşünüyoruz.''

Kadim Şehirler Yolu kapsamında tanıtılan destinasyonlar arasında; Hasankeyf’in tarihi dokusu, Malabadi Köprüsü’nün mimarisi, Kasrik Boğazı’nın doğal güzelliği, Cudi Dağı’nın inanç turizmi potansiyeli ve Kırmızı Medrese’nin kültürel mirası öne çıktı.
Bölge, özellikle son dönemde kültür rotaları, fotoğraf turizmi, kamp ve doğa yürüyüşleri, gastronomi keşifleri ve tarihi miras gezileriyle dikkat çekiyor.
Şırnak ve Batman’ın, ''Kadim Şehirler Yolu'' projesiyle birlikte Türkiye’nin en dikkat çeken yeni turizm destinasyonlarından biri olması hedefleniyor.
