Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, müşteki Aleyna Tutuş'un (Kalaycıoğlu) avukatının dosyaya sunduğu dilekçeye yer verildi.
Dilekçede, rap müzik şarkıcısı olan şüpheli Vahap Canbay'ın, Aleyna Tutuş'un eski erkek arkadaşı olduğu belirtilerek, şüpheli Canbay'ın ilişki süresince müştekiye psikolojik baskı ve şiddet uygulaması nedeniyle ilişkinin bittiği anlatıldı.

Şüpheli Canbay'ın müştekiye yönelik onu sektörden sileceği ve bir daha iş yaptırmayacağı şeklinde tehditlerde bulunduğu aktarılan dilekçede, müştekinin kendisi ile görüşmek istememesine rağmen şüpheli Canbay'ın çeşitli yollardan müşteki Tutuş'u rahatsız ettiği öne sürüldü.

Dilekçede, 19 Mart'ta şüphelinin arkadaşlarıyla birlikte bir araçla müştekinin çalışmak için gittiği stüdyo önüne gelerek beklediği kaydedildi.

İddianamede, şüpheli Vahap Canbay'ın soruşturma kapsamında alınan savunmasına yer verildi. Canbay, hiçbir zaman müştekiyi piyasadan sileceğine dair bir söyleminin olmadığını, şarkılarını yapması için destek olduğunu ve müşteki Tutuş'u ısrarlı bir şekilde takip etmediğini savunarak, üzerine atılı suçlamaları reddetti.

İddianamede, 19 Mart'ta Kubilay Kaan Kundakçı'nın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma dosyasındaki müşteki vekilinin sunduğu ses kayıtlarının da incelendiği belirtilerek, bu ses kayıtlarında şüpheli Canbay'ın ağlamaklı bir ses tonuyla müşteki Tutuş'a başkasıyla ilişkisi olup olmadığı hususunda sorular sorduğu ve intihar edeceğine yönelik söylemlerde bulunduğunun anlaşıldığı kaydedildi. Konuşmanın ardından şüpheli Canbay'ın, Kubilay Kaan Kundakçı'nın kullandığı araçla müşteki Tutuş'un çalışmak için gittiği stüdyonun önüne geldiği ve burada beklediği aktarılan iddianamede, saat 23.00 sıralarında ise soruşturması ayrı yürütülen Kundakçı'nın ölümüyle sonuçlanan olayın yaşandığı anlatıldı. İddianamede, şüpheli Canbay'ın ilişkilerinin bitmesinin ardından müştekiye yönelik "Seni müzik piyasasından silerim, sana bir daha iş yaptırmam, şarkılarına telif attırırım" şeklinde söylemlerde bulunduğu, müştekinin kendisini tüm iletişim kanallarından engellemesine rağmen üçüncü kişiler aracılığıyla iletişim kurmaya çalıştığı belirtilerek, üzerine atılı suçları işlediği vurgulandı.
