Küresel ölçekte yapılan araştırmalar, kadınların kontrol ettiği finansal varlıkların hızla büyüdüğünü gösteriyor. McKinsey & Company’nin raporuna göre, kadın yatırımcılar 2018–2023 arasında servet kontrolünde yüzde 51 artış yakaladı.
Uzmanlar, bu trendin devam etmesi durumunda 2030’da bireysel finansal varlıkların yüzde 40–45’inin kadınlar tarafından yönetileceğini öngörüyor. Bu tablo, kadınların finansal dünyadaki etkisinin giderek güçlendiğini ve ekonomik dengeleri yeniden şekillendirdiğini kanıtlıyor.

Kadın yatırımcıların tercihleri de geleneksel algıların ötesine geçiyor. Hindistan’daki veriler, kadınların özellikle pasif yatırım araçlarına yöneldiğini ve portföylerinde altın bazlı ürünlerin payının son yıllarda önemli ölçüde arttığını ortaya koyuyor. Altın ETF’ler, risk yönetimi ve uzun vadeli büyüme hedefleriyle uyumlu bir seçenek olarak öne çıkıyor. Benzer şekilde, kadın yatırımcıların sistematik yatırım planlarına (SIP) olan ilgisi de son beş yılda dramatik biçimde yükseldi. Bu da uzun vadeli yatırım stratejilerini benimsediklerini gösteriyor.
Avrupa’da da benzer bir trend gözlemleniyor. Araştırmalar, özellikle kadın ve genç yatırımcıların Avrupa’daki bireysel yatırımcı sayısının artmasında önemli rol oynadığını ortaya koyuyor. 2024 yılında kadın yatırımcı katılımı bir önceki yıla göre belirgin biçimde yükseldi ve trendin devam etmesi bekleniyor. Bu durum, kadınların finansal araçlara erişim sağlamakla kalmayıp, bu araçları etkin şekilde kullanmayı öğrendiğini gösteriyor.

Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da da kadın yatırımcı sayısı giderek artıyor. Suudi Arabistan’da 2025’in ikinci çeyreğinde borsada işlem yapan kadın sayısı 1.74 milyonu geçti ve her yıl artış gösteriyor. Özellikle emlak gibi somut yatırım araçlarında kadınların etkin rol aldığı dikkat çekiyor. Birleşik Arap Emirlikleri’nde ise kadınlar, tasarruf ve emeklilik ürünlerinde erkekleri geride bırakırken, kripto para gibi yeni nesil yatırımlara ilgileri de oldukça yüksek.

Türkiye’de de kadın yatırımcıların varlık piyasalarına ilgisi yükseliyor. Borsada işlem yapan kadın sayısı son yıllarda artarken, portföy büyüklükleri de gözle görülür şekilde yükseldi. Yatırım kuruluşları, kadınların finansal okuryazarlığını artırmak ve yatırım kültürünü güçlendirmek için özel projeler başlatıyor. Örneğin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen “Yatırımın Sultanları” portföy yarışması, kadınların finansal dünyaya daha fazla dahil olmasını teşvik ediyor.

Uzmanlar, kadınların yatırım dünyasındaki yükselişinin sürdürülebilir ekonomik büyüme için kritik olduğunu vurguluyor. Kadın yatırımcılar, genellikle uzun vadeli stratejiler izliyor, riskleri temkinli değerlendiriyor ve portföylerini dengeli tutuyor. Bu yaklaşım, bireysel finansal başarıyı desteklemekle kalmayıp, ekonomilerin istikrarlı büyümesine de katkı sağlıyor.

Sonuç olarak, kadınların yatırım dünyasındaki varlığı artık “geleceğin trendi” olmaktan çıkıp somut bir ekonomik güç haline gelmiş durumda. Geleneksel araçların ötesine geçen yeni nesil kadın yatırımcılar, finansal bağımsızlık ve servet oluşturma yolunda önemli adımlar atıyor ve bu dalga giderek büyüyor.