Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Bir yanda iş hayatının sorumlulukları, diğer yanda çocuklar, ev işleri ve günlük koşuşturma derken anneler tüm bu yoğun tempoda bir denge tutturmaya çalışıyor. Hal böyle olunca da çoğu zaman kendi ihtiyaçlarını en sona bırakıyor. Üstelik ne kadar çaba gösterirlerse göstersinler, bazen yine de kendilerini eksik ya da yetersiz görebiliyorlar. Uzmanlar ise tam d bu noktada önemli bir gerçeğe dikkat çekiyor. Çocukların ihtiyacı mükemmel anne değil, yanında olduğunu hissettikleri, sevgisini gösteren ve elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan bir anne. Peki çalışan anneler suçluluk duygusundan kurtulmak için ne yapmalı? İyi anne ve mükemmel anne arasındaki fark nedir? Detaylarda...
Son yıllarda annelik üzerine oluşturulan beklentiler giderek artmış durumda. Sosyal medya paylaşımlarında her şeye yetişen, evini kusursuz tutan, çocuklarıyla sürekli etkinlik yapan ve kariyerinde de başarılı olan anneler ön plana çıkarılıyor.

Ancak gerçek hayat çoğu zaman bu kadar düzenli ve kusursuz olmuyor. Birçok çalışan anne gün içinde birden fazla sorumluluğu aynı anda taşımaya çalışıyor.

Bu nedenle sosyal medyada görülen hayatlarla kendi hayatını kıyaslamak, zamanla yetersizlik hissini oluşturabiliyor. Pozitif psikoloji araştırmacısı Frawn Morgan ise, çalışan annelerde suçluluk duygusunun neredeyse günlük bir yük haline geldiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı;

'Çalışan anneler yalnızca çocuklarına yeterince zaman ayıramamaktan değil, işlerine ve ilişkilerine de yeterince yetişememekten dolayı kendilerini suçlayabiliyor.' Uzmanlara göre annelerin öncelikle kendilerine karşı daha anlayışlı olması gerekiyor.

Her gün her şeye yetişmek mümkün olmayabiliyor. Bazı günler ev dağınık kalabilir, bazı günler yemek dışarıdan söylenebilir ya da planlanan işler ertelenebilir.

Çalışan annelerin en sık yaşadığı duygulardan biri de suçluluk hissi. Çocuğunu kreşe bırakırken, işe giderken ya da yoğun geçen bir günün sonunda eve yorgun dönerken birçok anne aynı soruyu kendine soruyor, 'Acaba yeterince iyi bir anne miyim?'

Kariyerine zaman ayıran ya da kendi hayatına dair hedefleri olan kadınlar zaman zaman kendilerini suçlu hissedebiliyor.

Oysa uzmanlar, çocukların sağlıklı gelişimi için en önemli şeylerden birinin sevgi ve güven duygusu olduğunu vurguluyor. Bir annenin günün 24 saati çocuğunun yanında olması değil, birlikte oldukları zamanlarda sağlıklı bağ kurması önemli.

Uzmanların üzerinde durduğu en önemli konulardan biri de kafa karıştıran bu ayrım. Çünkü birçok kadın farkında olmadan iyi anne olmanın değil, kusursuz anne olmanın peşine düşüyor. İşte asıl yıpratıcı olan nokta da burada başlıyor.

Çocukların hatasız bir anneye ihtiyacı yok. Onların ihtiyacı sevildiğini hissetmek, dinlenmek, anlaşılmak ve gerektiğinde yanında bir destek bulabilmek. Uzmanlar ayrıca annelerin kendilerine zaman ayırmasının bencillik değil, ihtiyaç olduğunu hatırlatıyor. Dinlenen, nefes alan ve kendini iyi hisseden bir anne, çocuklarına da daha faydalı olabiliyor.

Önemli Not Hiçbir anne her gün kusursuz olmak zorunda değil. Hayatın zor şartları ve temposunda bazen yorulmak, bazen eksik hissetmek ya da bazı şeylere yetişememek son derece normal.
Çocuğunu seven, onu düşünen ve elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan her anne zaten yeterince iyi bir annedir.