Şişkinlik sorunuyla başa çıkmaya çalışan çoğu kişi genellikle porsiyon küçültmeye ya da günün bazı öğünlerini atlama yoluna başvurur. Basit bir sindirim sorunu olarak düşünülen şişkinliğin sebebi ise çok daha farklı nedenler olabilir. Peki sürekli şişkinlik hissi tam olarak nedir ve hangi hastalıkların sinyalidir? Şişkinlik hissi nasıl azaltılır, ne iyi gelir? İşte şişkinlik yaşayanlar için önemli sağlık detayları…
Şişkinlik yaşayan çoğu insan ilk olarak günlük hayatından glüteni ya da laktozu çıkarır. Ancak gelen son araştırma bilgilerine göre, kronik şişkinliğin altında ince bağırsakta aşırı bakteri oluşması yatar.

Aslında kalın bağırsakta bulunması gereken vücuda yararlı bakteriler, ince bağırsağa geçtiği zaman, bu bölgede fermente olan bazı gıdalar, kişide fazla şişkinliğin olmasına neden olur. Burada önemli olan detay, yenilen bir elma değildir. Elmayı yanlış yerde karşılayan bakterilerdir. Bununla beraber yemek yediğimiz zaman farkında olmadan yuttuğumuz hava ve çiğnemenin az olması da midenin balon gibi şişmesini sağlar.

Kişiden kişiye değişen bünye de şişkinliğe zemin hazırlar. Yüksek , eğer hassas bir mideye sahipseniz, anında şişkinlik oluşturabiliyor. Mesela, brokoli, soğan, karnabahar gibi aslında çok besleyici olan besinler, şişkinliğin ana sebebi olabiliyor.

Bu besinler bazı kişilerde sindirilmeden bağırsaklara gidebiliyor ve burada bulunan bakteriler tarafından da hızla parçalanması sonucu gaz oluşumuna sebep oluyor. Eğer sağlıklı beslenseniz bile karnınız davul gibi şişiyorsa, sebebi FODMAP içeren besinlere karşı hassas olmanız olabilir.

Bağırsaklarımız ikinci beyin olarak bilinen enterik sinir sistemiyle direkt olarak beyne bağlıdır. Aşırı stres, kaygı, korku ve uykusuzluk gibi anlarda, vücut anında savaş ya da kaç moduna kendini sokabiliyor ve bu durum yine sindirime giden kan akışını yavaşlatıyor.

Durma noktasına kadar gelebilen sindirim sistemi, besinlerin bağırsaklarda beklemesine neden olaral şişkinlik şikayetiyle geri dönüyor. Şişkinliğin asıl sebebini yiyeceklerde ya da fiziksel tedavide ararken, aslında ruhsal kaynaklı olabileceğini de bilmekte fayda var.

Sürekli şişkinlik hissediyorsanız, öncelikle beslenme alışkanlıklarında köklü değişikliklere gitmek gerekiyor. Basit değişikliklerle bile şişkinlik hissini azaltabilirsiniz. Rezene, nane ve zencefil gibi kasları gevşetmeye yardımcı olan çaylar, şişkinliğe oldukça etkilidir. Kalıcı bir çözüm için ise yemek yeme disiplini şart. Her lokmayı mutlaka 20 ya da 30 defa çiğnemek gerekiyor.

Ayrıca, yemeklerle su tüketiminden kaçınmalı ve 30 dakika öncesinde ya da sonrasında su içmek gerekiyor. Bununla beraber, gün içinde yapılan 20 ila 30 dakikalık yürüyüşler de şişkinlik sorununu azaltabiliyor.

Her yemekten sonra şişkinlik yaşıyorsanız bu pek normal bir durum değildir. Hafif bir şişkinlik normal sayılabilir ancak kıyafetlerin içine sığamayacak kadar bir şişkinlik yaşıyorsanız ve ağrı da bu duruma eşlik ediyorsa, sindirim sisteminde yolunda gitmeyen durumlar vardır.
Rezene ya da nane çayı içmek, şişkinliği belli bir ölçüde azaltabiliyor. Kalıcı çözümler için ise yemekleri yeteri kadar çiğnemek, yemekle beraber içilen sıvıyı azaltmak ve bol bol yürüyüş yapmak gerekiyor.
Sakız çiğnerken fark etmeden yutulan hava sonucu şişkinlik oluşabiliyor. Bununla birlikte sakızlarda bulunan yapay tatlandırıcılar, bağırsaklarda gaz üretimini de şiddetlendirebilir.