Google Derinlemesine Analiz, Teyitli Haber! Tıkla ve favori kaynağın yap.

Masa başında çalışanlar! Kalp krizini tetikleyen gizli tehlike ortaya çıktı! Dr. Muhammed Keskin uyardı: Bu hareketi mutlaka yapın!

1
Kardiyalog Muhammed Keskin kalp krizi

Masa başında geçirilen uzun saatler, fark edilmeden kalp ve damar sağlığını tehdit ediyor.

Günde 8-10 saat hareketsiz çalışanlarda kan dolaşımının yavaşlaması, metabolik dengenin bozulması ve damarların zamanla zarar görmesi kalp krizi ve inme riskini artırıyor.

Kardiyolog Prof. Dr. Muhammed Keskin, Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er’e yaptığı değerlendirmede, özellikle gençlerde de sıklıkla görülmeye başlayan ani kalp krizlerinde hareketsiz yaşam tarzının önemli risk faktörlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, masa başında çalışanlara her 45-60 dakikada bir ayağa kalkıp kısa süre hareket etmeleri çağrısında bulundu.

Keskin ayrıca, otururken yapılabilen basit bir baldır egzersizinin kan dolaşımını destekleyebileceğini belirtti.

2
Kalp krizi ve inme riski

''HAREKETSİZ KALMAK KALP VE DAMAR SAĞLIĞINI SESSİZCE TEHDİT EDİYOR''

Günde 8 saatten fazla masa başında çalışmak ve hareketsiz çalışmanın kalp-damar sağlığını sessizce tehdit ettiğini belirten Keskin, kalp krizi ve inme riskini ciddi oranda artırdığını belirtti. Prof. Dr. Muhammed Keskin, ayrıca son yıllarda gençlerde de sıklıkla görmeye başladığımız ani kalp krizlerinin arkasında yatan en büyük sebeplerden birinin hareketsiz yaşam tarzı olduğunu şu sözlerle belirtti:

''Günde 8 saatten fazla masa başında ve hareketsiz kalmak, vücudumuzun doğal dengesini altüst ederek kalp ve damar sağlığını sessizce tehdit eder. Saatlerce oturmak, bacak kaslarımızın çalışmasını durdurduğu için vücudun yağ yakma mekanizmasını yavaşlatır, kan akışını engeller ve kötü kolesterol ile şeker dengesini bozar. Zamanla damarlarımızın içi zarar görür ve bu durum hem kalp krizi hem de inme riskini ciddi oranda artırır. İşin en düşündürücü kısmı ise, günün sonunda yapılan bir saatlik sporun bile saatlerce aralıksız oturmanın yarattığı bu olumsuz etkileri tamamen sıfırlayamamasıdır. Son yıllarda gençlerde de sıklıkla görmeye başladığımız ani kalp krizlerinin arkasında yatan en büyük sebeplerden biri yine bu hareketsiz yaşam tarzıdır. Genç yaşlarda masa başı çalışmaya eşlik eden yoğun stres, uykusuzluk ve aşırı kafein tüketimi damar yapısını yıpratır; iş yerinde yaşanan ani bir stres anında ise damarlarda sessizce biriken riskler tetiklenerek genç yaşta ölümcül tıkanıklıklara yol açabilir. Bu yüzden sağlığımızı korumak için sandalyeye mahkum olduğumuz o uzun saatleri bölmek, her fırsatta ayağa kalkıp hareket etmek hayati bir önem taşır.''

3
Vücudumuzdaki ikinci kalp soleus push-up

MASA BAŞINDA BU EGZERSİZİ MUTLAKA YAPIN

Masa başında oturarak yapılan "soleus push-up" egzersizinin  gün içinde aralıksız 3-5 dakika boyunca tekrarlanması gerektiğini söyleyen Keskin, hareketini kanı kalbe geri pompalayarak dolaşımı hızlandırdığı ve yağ ile şeker metabolizmasını ayaktaymış gibi canlandırdığını açıkladı:

''Baldırımızın derinliklerinde yer alan ve "ikinci kalp" olarak adlandırılan soleus kası, neredeyse hiç yorulmadan saatlerce yüksek metabolik aktivite sürdürebilme yeteneği sayesinde uzun süreli oturmanın olumsuz etkilerini hafifleten gizli bir kurtarıcıdır. Sandalyede dik oturup ayak parmak uçlarını yerde sabit tutarak topukları ritmik bir şekilde yukarı kaldırıp indirmekten ibaret olan "soleus push-up" hareketi, kanı kalbe geri pompalayarak dolaşımı hızlandırır ve yağ ile şeker metabolizmasını ayaktaymış gibi canlandırır. Bu basit oturma egzersizini gün içinde aralıksız üç ila beş dakika boyunca tekrarlamak kasın potansiyelini tetiklerken, genel dolaşımı tazelemek için her 45 dakikada veya en geç saat başı ayağa kalkıp kısa molalar vermek kalp ve damar sağlığını korumak adına atılacak en doğru adımlardır.''

4
Bacaklarda kan dolaşımı

ÇALIŞIRKEN BU BELİRTİLERİ HİSSEDERSENİZ HAREKETE GEÇİN

Uzun süre hareketsiz oturmanın bacak damarlarındaki kan akışını yavaşlattığını ve toplardamarlarda pıhtı oluşumu riskini artırdığını belirten  Prof. Dr. Muhammed Keskin, kan dolaşımıyla akciğere giderek çok daha ciddi ve hayati tehlike arz eden "pulmoner emboli" tablosunu tetikleyebileceği konusunda uyardı:

''Uzun süre hareketsiz kalmak, özellikle bacak damarlarındaki kan akışının yavaşlamasına ve kanın göllenmesine yol açarak derin ven trombozu (DVT) yani toplardamarlarda pıhtı oluşumu riskini belirgin şekilde artırır. Bacak kaslarının pompalama fonksiyonu devre dışı kaldığında kan akışı hızı düştüğü için damar içinde pıhtılaşma eğilimi başlar; bu pıhtı, bacak damarlarında tıkanıklığa yol açabileceği gibi yerinden kopup kan dolaşımıyla akciğere giderek çok daha ciddi ve hayati tehlike arz eden "pulmoner emboli" tablosunu tetikleyebilir. Masa başı çalışanların bu tehlikeye karşı bacaklarında tek taraflı başlayan ve giderek şiddetlenen ağrı, dokunulduğunda hissedilen hassasiyet, ilgili bölgede bölgesel bir şişlik, deride gözle görülür bir kızarıklık veya ısı artışı gibi belirtilere karşı çok dikkatli olmaları gerekir. Özellikle bacağın sadece birinde aniden gelişen bu tip şikayetler, vücudun acil bir yardım çağrısı olabilir ve kesinlikle hafife alınmamalıdır; böyle bir durumda pıhtı riskini dışlamak adına vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması hayati önem taşır.''

5
Bacak ağrısı

PIHTI RİSKİNİ ORTAYA ÇIKARAN KRİTİK BELİRTİLER

Bacakta şişlik ve ağrının ne zaman masum bir dolaşım sorunu, ne zaman ise ciddi bir damar hastalığının işareti olduğuna dikkat çeken Keskin, ayağa kalkmakla geçmeyen şikayetlerin özellikle tek bacakta belirginleşmesi halinde ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. 

6
Bacak ağrısı kalp krizi

AYAĞA KALKINCA GEÇMEYEN AĞRILAR RİSKLİ

Keskin, bacak şişliği ve ağrısına ani nefes darlığı veya göğüs ağrısının eşlik etmesi durumunda ise pıhtının akciğere atma riskine karşı vakit kaybetmeden acil servise başvurulması gerektiğini vurguladı:

''Hekim gözüyle baktığımızda, bu belirtilerin ne zaman masum bir yorgunluk, ne zaman ise acil müdahale gerektiren bir kalp ve damar hastalığı olduğunu ayırt etmek hayati önem taşır. Eğer bu şikayetler kısa süreli hareketsizlik sonrasında ortaya çıkıyor ve ayağa kalkıp birkaç adım attıktan, yani kas pompasını devreye soktuktan sonra birkaç dakika içinde tamamen kayboluyorsa, bunu genellikle yer çekiminin etkisiyle bacak alt kısımlarında oluşan geçici bir kan göllenmesi ve normal bir fizyolojik yanıt olarak değerlendiririz. Ancak bu yakınmalar ayağa kalkmakla geçmiyor, aksine saatlerce devam ediyor, bacaklarda sürekli bir ağırlaşma ve dolgunluk hissi yaratıyorsa ya da ciltte renk değişiklikleri eşlik ediyorsa, karşımızda kronik bir dolaşım bozukluğu olduğunu anlarız. Klinik pratikte bu belirtiler, iki temel ve önemli damar patolojisinin sinyali olabilir: Bunlardan birincisi, bacak toplardamar kapakçıklarının yetersiz çalışmasıyla karakterize olan ve gün sonunda artan şişlik, kramp ve ağrılarla kendini gösteren Kronik Venöz Yetmezliktir. İkincisi ve çok daha kritik olanı ise, özellikle uzun seyahatler veya uzun süreli hareketsizlikler sonrasında derin toplardamarlarda pıhtı oluşumunu tetikleyebilen Derin Ven Trombozudur (DVT). DVT vakalarında genellikle tek bacakta ani başlayan belirgin şişlik, şiddetli ağrı, lokal sıcaklık artışı ve kızarıklık veya morarma gözlemleriz. Unutulmamalıdır ki, bu durum pıhtının akciğere atmasıyla (Pulmoner Emboli) sonuçlanabilecek hayati riskler barındırır; dolayısıyla bacak şişliği ve ağrılarına ani nefes darlığı veya göğüs ağrısı eşlik ettiği an vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır. Bu tarz kalıcı şikayetleri olan hastalarımıza, altta yatan venöz yetmezlik veya pıhtı riskini netleştirmek amacıyla mutlaka renkli Doppler ultrasonografi eşliğinde detaylı bir damar haritalaması yapılmasını öneririm.''

7
Bacakta varis

''VARİS, DOLAŞIM SİSTEMİNDEKİ CİDDİ HASTALIKLARIN İLK HABERCİSİDİR''

Prof. Dr. Muhammed Keskin, uzun süre hareketsiz oturmanın bacaklarda kan dolaşımını yavaşlatarak kan göllenmesine ve varis oluşumuna zemin hazırladığını belirterek, varisin yalnızca estetik bir sorun olmadığını, daha ciddi damar hastalıklarının habercisi olabileceğini söyledi:

''Gün boyu masa başında veya hareketsiz oturmak bacaklarımızda "ikinci kalp" görevi gören baldır kas pompasını tamamen devre dışı bırakır. Yürürken kanı yukarı pompalayan bu kaslar çalışmadığında, kan yer çekiminin etkisiyle bacak toplardamarlarında göllenmeye başlar ve oluşan yüksek basınç, damar içindeki tek yönlü kapakçıkları zamanla bozarak venöz yetmezliğe yol açar; zorlanan damarların genişleyip kıvrımlaşmasıyla da varisler belirginleşir. Varis masum bir estetik problem değil, aksine dolaşım sistemindeki daha derin ve ciddi hastalıkların ilk habercisidir. İlerleyen süreçte bacaklarda kronik ödeme, ciltte renk değişimlerine ve tedavisi güç venöz ülser yaralarına yol açabileceği gibi; durgunlaşan kan nedeniyle bacak derin toplardamarlarında pıhtı oluşma riskini (Derin Ven Trombozu - DVT) artırır. Bu pıhtının yerinden koparak akciğer damarlarını tıkaması (akciğer embolisi) hayati bir tehdit oluşturduğundan, bacakta aniden gelişen şişlik ve ağrı durumunda vakit kaybetmeden uzmana başvurulmalı, gün içinde her 45 dakikada bir kısa yürüyüşler ve ayak bileği egzersizleriyle kan dolaşımı mutlaka desteklenmelidir.''

8
Varis çorabı kalp krizini engeller mi

VARİS ÇORABI KALP KRİZİNİ ENGELLER Mİ?

Varis çorabının bacak dolaşımını destekleyerek uzun süre hareketsizliğe bağlı pıhtı riskini azalttığını belirten Keskin, bununla birlikte varis çoraplarının damar sertliğine bağlı kalp krizini önlemediğine dikkat çekti. Masa başı çalışanlar için doğru basınçta seçilmiş varis çorabı kullanımının yanı sıra gün içinde düzenli hareket etmenin önemini ise şöyle vurguladı:

''Masa başı çalışanlarda kullanılan kademeli basınçlı varis çorapları, bacaklardaki toplardamarlara dışarıdan destek vererek kanın yer çekimine karşı kalbe doğru düzenli akışını sağlar. Uzun saatler hareketsiz kalmaya bağlı olarak bacak derin toplardamarlarında kanın göllenmesini ve yavaşlamasını engellediği için pıhtı oluşumu (Derin Ven Trombozu) riskini belirgin şekilde azaltır. Bacakta pıhtı riskinin düşmesi, bu pıhtının yerinden koparak akciğer damarlarını tıkamasıyla oluşan hayati tehlikelerin (akciğer embolisi) de doğrudan önüne geçer. Ancak bu noktada tıbbi bir ayrım yapmak son derece önemlidir: Varis çorapları kalp krizi riskini doğrudan azaltmaz. Kalp krizi, kalbi besleyen koroner atardamarların plak veya pıhtı nedeniyle tıkanmasıyla gelişen bir atardamar problemidir; varis çorabı ise bacaklardaki toplardamar dolaşımını düzenler. Özetle varis çorabı bacak dolaşımınızı koruyup pıhtı atma riskine karşı kalbinizi ve akciğerlerinizi dolaylı yoldan güvenceye alır, ancak damar sertliğine bağlı gelişen kalp krizini engellemez. Masa başı çalışanlar için doktor kontrolünde doğru basınçta seçilmiş çorap kullanımı ve gün içi hareketlilik en ideal korunma yöntemidir.''

9
Masa başı çalışanlar

''ÇALIŞIRKEN SAAT BAŞI HAREKET EDİN''

Prof. Dr. Muhammed Keskin, masa başında çalışanların kalp ve damar sağlığını korumak için saat başı birkaç dakika hareket etmesi gerektiğini belirterek, kısa yürüyüşlerin pıhtı riskini azaltmada önemli bir ilk adım olduğunu vurguladı:

''Saat başı ayağa kalkıp 2-3 dakika yürümek, bacaklardaki baldır kas pompasını çalıştırarak kan dolaşımını anında canlandırır. Ancak bilimsel çalışmalar, oturma süresi 10 saat gibi süreleri aştığında, gün içinde yapılan kısa yürüyüşlerin kalp yetmezliği ve damar hastalıkları riskini tamamen ortadan kaldıramadığını göstermektedir. Dolayısıyla saat başı hareket etmek, oturmanın yarattığı doğrudan dolaşım bozukluğunu ve pıhtı riskini sınırlandırmada son derece etkili ve hayati bir ilk adımdır. Bunun yanında düzenli egzersiz yapmak kesinlikle şarttır; çünkü gün içi kısa yürüyüşler ile planlı egzersizlerin vücuda sunduğu koruyucu mekanizmalar birbirinden farklıdır. Kısa kalkışlar toplardamar içi kan akışını koruyup pıhtı oluşumunu önlerken; haftalık en az 150 dakikalık orta tempolu egzersizler kalp kasını güçlendirir, damar esnekliğini artırır, tansiyonu düşürür ve koroner atardamar tıkanıklıklarına karşı doğrudan koruma sağlar. Özetle, saat başı hareket etmek bacak toplardamarlarınızı ve anlık metabolizmanızı koruyan "günlük savunma" mekanizmasıyken; düzenli egzersiz genel kardiyovasküler sisteminizi güçlü tutan "uzun vadeli yatırımdır". Kalp ve damar sağlığını tam anlamıyla güvenceye almak için bu ikisini bir bütün olarak uygulamak gerekir''

10
Kalp ve damar sağlığı için kritik adımlar

MASA BAŞINDA KALP VE DAMAR SAĞLIĞI İÇİN 5 KRİTİK ADIM

Keskin, günde 8-10 saat masa başında çalışanların kalp ve damar sağlığını korumak için saat başı kısa yürüyüşler yapması, yeterli su tüketmesi ve haftada en az 150 dakika egzersiz yapması gerektiğini belirterek, bacakta ani şişlik ve ağrı, göğüs ağrısı, nefes darlığı ve çarpıntı gibi belirtilerin ise kesinlikle ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı:

''Günde 8-10 saat masa başında çalışan bir bireyin kalp ve damar sağlığını koruyabilmesi için günlük rutininde atması gereken ilk adım, oturma sürelerini "mikro molalarla" bölmektir. Her 45-60 dakikada bir en az 2-3 dakika ayağa kalkarak dolaşmak veya oturduğu yerde ayak bileklerini yukarı-aşağı oynatarak baldır kas pompasını çalıştırmak, bacak toplardamarlarında kanın göllenmesini ve pıhtı oluşumunu önler. Bunun yanı sıra gün içinde yeterli su tüketimi, masada bacak bacak üstüne atmamak ve haftada en az 150 dakika orta tempolu yürüyüş veya kardiyo egzersizini alışkanlık haline getirmek hem toplardamar hem de koroner atardamar sağlığının temel taşıdır. Genç ve kendini tamamen sağlıklı hisseden masa başı çalışanların en büyük hatası, kardiyovasküler semptomları "yorgunluk" veya "stres" diyerek geçiştirmektir. Bacakta aniden gelişen tek taraflı şişlik, ağrı, sertlik ve kızarıklık (pıhtı/DVT habercisi); göğüste baskı, sıkışma veya yanma hissi; efor sarf ederken ortaya çıkan veya dinlenirken aniden başlayan nefes darlığı, çarpıntı ve nedensiz baş dönmesi/göz kararması gibi belirtilerde hiç vakit kaybetmeden bir kardiyoloji uzmanına başvurulmalıdır. Kalp ve damar hastalıkları yaş gözetmez; bu nedenle vücudun verdiği bu sinyaller erken teşhis için hayati önem taşır.''