Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
15 Haziran’da hayatını kaybeden Ece İrtem, sevenlerini ve hayranlarını derinden üzerken anne Nuriye İrtem’den kızının öldüğü gece olanları ilk kez anlattı. Kızının doğum gününe denk gelen öldüğü gecesini, acı dolu günlerini ve çocukluğundan beri olan oyunculuk tutkusunu paylaşan acılı anne, hissettiklerini ifade ediyor.
Türk televizyonlarının sevilen genç isimlerinden biri olan Ece İrtem, birbirinden başarılı yapımlarla ekranlara gelerek adından sıklıkla söz ettirmiştir. Öyle ki en son ekranlara Kızılcık Şerbeti dizisiyle gelen Ece İrtem ani vefatıyla da magazin gündemine düşmüştü. Öyle ki ailesi ve hayranları tarafından derin bir hüzünle karşılandı.

Acılı anne Nuriye İrtem, kızının vefat etmeden önce olanları ilk kez anlattı. Nuriye İrtem, kızının ardından meydana gelen duygusal süreçleri, doğum günündeki son gecelerini ve Ece İrtem’in çocukluğundan beri süregelen oyunculuk sevdasını tek tek anlattı.

Posta Gazetesi Alev Gürsoy Cimin’e konuşan Nuriye İrtem’in açıklamaları gündeme bomba gibi düştü. Acısının halen daha geçmediği ve kelimelerle tarif edilemeyecek kadar zor olduğunu ifade etti. Öyle ki medya da yer alan haberlerdeki ifadelerinde yanlış olduğunu söyleyen Nuriye İrtem, kızının ne yaparsa bilinçli yaptığını söyledi.

Doğum gününde kızı ile dışarı çıkıp köpeklerini dışarı çıkardığı her şeyin normal olduğunu ifade eden Nuriye İrtem, dinlenmek için bir kafede oturduklarını söyledi. Kafede bir kişinin doğum günün kutlanması üzerine Nuriye İrtem’in de kızı için kutlama yapmak istemesi üzerine kendisinin köpekleri eve bıraktığını ifade etti.

Nurten İrtem’in pastanın masaya gelince yapılan anonsla birlikte Ece İrtem’in ‘şarkı söyleyeceğim’ diyerek mikrofonu alması ve ’35 ya’ şiirini okuduğunu söyleyen anne İrtem, “Cahit Sıtkı Tarancı'nın, 'Otuz Beş Yaş' şiirini okudu. "Yaş 35, yolun yarısı…" Gözümün içine baka baka bana bu şiiri okudu. Sonra hayranları geldi, fotoğraf çektirdi. Ama Ece, "Midem çok ağrıyor eve gidelim" dedi. Eve döndük. Uykusu vardı. Yani öyle yazıldığı gibi ne sarhoştu ne de ayakta zor duruyordu. Hepsi yalan.” Dedi.

Ece İrtem’in oyunculuk kariyeriyle ilgili de konuşan Nurtiye İrtem, “Ece daha 3-4 yaşlarındaydı. Televizyonda Türk filmleri izlerdik, çocuk oyuncuları görünce çok etkilenirdi. Babasına, "Ben de böyle oynamak istiyorum" derdi. Babası da "Büyü kızım, konservatuvara gidersin, sen de oynarsın" derdi. Ece de hemen itiraz ederdi. "Ama onlar küçük, büyümemişler ki, oynuyorlar!" Babası da "Onlar artist çocukları" derdi. Ece bu kez babasına dönüp, "Baba, sen de git artist ol!" diye cevap verirdi. Çocukluğundan beri içinde vardı oyunculuk…” dedi.

Kızı Ece İrtem’i yatağında öyle görmesiyle de dünyası başına yıkıldığını ifade eden Nuriye İrtem, kamuda yer alan hastalık iddialarına da cevap verdi. “Hiçbir rahatsızlığı yoktu. Ece kendisine çok dikkat eder, sağlıklı beslenirdi. Hatta kısa süre önce özel sağlık sigortası yaptırmıştı. "Kızım, herhangi bir rahatsızlığın yok ama madem sigortan da var, gidip bir check-up yaptıralım" dedim. "Gidelim anne" dedi. Pazartesi sabahı hastaneden aradılar. "Randevuyu ne zaman oluşturalım?" diye sordular. "perşembe günü uygun" dedim. O sabah hem Ece'ye bunu söyleyecek hem de kahvaltıyı soracaktım. Ece'mi öyle görünce dünyam başıma yıkıldı.”

Taylan gezisindeki maymun ısırığı hakkında da konuşan Nuriye İrtem, “Tayland gezisinde böyle bir şeyin yaşandığı doğru. Maymun ısırmıştı ama orada hem kuduz aşısı hem de tetanoz aşısı yaptırmıştı. Beş gün boyunca da ilacını kullanmış. Aslında biraz daha kullanması gerekiyormuş. Bilmiyorum ki… Kalp işte. İnanamıyorum, kabus gibi. Hep rüyamda görüyorum. "Anne ben ölmedim ki, benim için ne diyecekler diye deneme yaptım” diyor.”

Kızının hatıralarıyla ayakta kalmaya çalışan anne Nuriye İrtem, yapmış olduğu açıklamalarla yürekleri dağlarken, acılı annenin sözleriyle birlikte Ece İrtem’in ardından kalan derin boşluğu ve ailesinin dinmeyen acısını bir kez daha gözler önüne serdi.