Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Son dönemde artan okul saldırıları hakkında Türkiye Gazetesi Muhabiri Murat Öztekin’in özel haberine göre, kamuoyunda TV dizileri ve sinema filmleriyle şiddetin estetize edildiği ve bunun problemlere kapı araladığı görüşü sıklıkla gündem de yer alıyor. TV’lere gelen yapımların izlenmesi için senaryonun ve karakterlerin tercihleri önemli olurken kimi zamanda bu durumun sadece senaristlerin tercihi olmadığı ifade ediliyor. Murat Öztekin’in haberinde yer alan bilgilere göre, Çukur dizisinin senaristi Gökhan Horzum, konu hakkında yaptığı açıklamalarla gündem oldu.
Bir zamanların en çok izlenen yapımlarından biri olan Çukur, sevilerek takip edilen yapımlar arasında yer alıyordu. Son zamanlarda da Türkiye’de meydana gelen okul saldırıları gündemdeki dizilerin şiddet içerikli sahneleriyle bağlantılı olduğu iddia edilince ünlü senarist Gökhan Horzum’dan şaşırtan bir çıkış geldi.

Türkiye Gazetesi Muhabiri Murat Öztekin’in haberine göre, Türkiye’de meydana gelen şiddet vakalarında gözle görülür artışın nedenleri arasında yer alan TV dizileri ve filmleri gündem oldu. Diziler ve filmlerde yer alan şiddet içerikli sahneler, toplumda şiddetin estetize edildiğini ve bu problemlere kapı araladığı görüşü sıklıkla konuşuluyor. Ancak yapımlardaki şiddet içerikli sahnelerinde sadece senaristlerin tercihi olmadığı ifade ediliyor.

Yapımcıların ve kanal yöneticilerin ortaya çıkan senaryolara tesir ettiği ve reytinglerde belirleyici olan unsurların işlendiği söyleniyor. Hal böyle olunca da birçok senarist yorum yapmaktan ya da konuşmaktan kaçıyor.

Toplumsal bir olay oluşturan olayların ardından ekranlarda yer alan dizilerdeki şiddet içeren sahnelerin izleyici üzerindeki etkisini değerlendiren Çukur’un senaristi Gökhan Horzum, “Dizilerin şiddeti artırdığına dair yapılan yorumlara katılmıyorum. Daha fazlasını söylemeyi tercih etmem.” sözlerini ifade ediyor.

Yeraltı, Eşref Rüya, Teşkilat, Taşacak Bu Deniz ve Kuruluş Orhan gibi yapımlar geçtiğimiz günlerde meydana gelen okul saldırıları sonrası aksiyon ve şiddet içerikli sahneleri nedeniyle gündemdeki yerlerini aldılar.

Öyle ki ekranların yoğun ilgi ile izlenen yapımları yeni bölümleriyle ekranlara gelmeyerek dikkat çekerken, sosyal medyada da bu tarz dizilerin insanlara ‘şiddeti’ aşıladığı görüşü sıklıkla yer aldı. Pek çok dizi meydana gelen tepkiler ve olaylar sonucunda senaryolarında revizeye gideceği ifade edilirken birçok senarist ve yapımcı açıklamalarda bulundu.

Murat Öztekin’in haberinde yer alan bilgilere göre, senarist Ayhan Sonyürek “Eğer yapımlardaki kahraman şiddet uygularsa, seyirci de onunla özdeşleşerek şiddete yönelebilir. Kişilerin adaleti kendi başına tesis etmesine dair bilinç altına mesajlar gidiyor olabilir. Ancak bu durumdan herkes değil, şiddete meyilli olan insanlar etkilenir. Buna rağmen şiddet sahnesine yer vermek, her zaman onu savunmak anlamına da gelmez. İyi kahramana şiddet uygulandığında, seyirci şiddetin karşısında yer alır. Mesela biz Cüneyt Arkın filmlerini izlerken Bizanslılar ona zarar verdiğinde şiddette özenmedik. Senarist seyircinin kimle özdeşleşeceğini bilir ve duruma karar verir” görüşünü ifade ediyor.

Diğer bir yandan ise yönetmen ve yapımcı Ahmet Sönmez, ‘seyirci bunu istiyor’ sözünü doğru bulmadığını kendilerinin ne verirse seyircinin de onu izlediğini ifade ediyor. Gönül Dağı dizisinden de örnek veren Sönmez, “Mesela aile temelli ‘Gönül Dağı’ dizisi için de benzeri şeyler söylendi; önce ‘tutmaz’ dendi. Ancak dizi, altıncı sezona ulaştı. İş ustalıklı olursa seyredilir.” ifadelerini kullandı.

Ayrıca Sönmez, Türk dizilerin yurt dışı pazarlarında da ‘ahlakı bozuyor’ sözleri nedeniyle yayınlanmadığını söylüyor. Senaristlerinde baskıya direnme şansının olmadığını açıklayan senarist Nevin Şahin, “Senaristler, tek başına bir şey yapmıyorlar. Yapımcı, yönetmen, TV ve platformlar da yapımların paydaşı.” diyerek düzenlemeler yapılması gerektiğini ifade ediyor.