Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Aile yapısından evlilik kurallarına, kıyafetlerden eğitime ve modern dünyayla ilişkilerine kadar birçok yönü merak edilen Hasidik Yahudiler, sinema ve televizyon dünyasında da farklı hikâyelerle anlatılıyor. Son olarak Hasidik hahamların Donald Trump ile Beyaz Saray’da bir araya gelmesiyle yeniden gündeme gelen topluluğun dünyasını anlatan öne çıkan 10 film ve dizi bulunuyor.
Hasidik Yahudiler, Yahudiliğin Ultra-Ortodoks akımları içinde yer alan ve özellikle Doğu Avrupa'daki Hasidik geleneğin devamını sürdüren farklı dini topluluklardan oluşuyor. Tek bir merkezi yapıdan meydana gelmeyen Hasidik dünyasında Satmar, Bobov, Vizhnitz ve Skver gibi farklı gruplar bulunuyor. Bu toplulukların her birinin kendine özgü dini liderleri, gelenekleri ve bazı farklı uygulamaları bulunabiliyor.

Hasidik yaşamın merkezinde dini kurallara bağlılık, cemaat hayatı, aile ve gelenek bulunuyor. New York özellikle Brooklyn ve çevresindeki bölgeler Hasidik toplulukların önemli merkezlerinden biri olurken, Kudüs ve İsrail'deki Haredi mahallelerinde de geniş Ultra-Ortodoks topluluklar bulunuyor. Bununla birlikte Haredi ve Hasidik kavramlarının tamamen aynı anlama gelmediği, Hasidik Yahudilerin Haredi dünyasının belirli bir bölümünü oluşturduğu belirtiliyor.
Hasidik Yahudilerin gündeme gelmesinin bir başka nedeni de Donald Trump'ın Beyaz Saray'da Hasidik hahamlarla gerçekleştirdiği görüşme oldu. Görüşmede aralarında Satmar cemaatinin önde gelen hahamlarının da bulunduğu Hasidik liderlerden oluşan bir heyet Oval Ofis'te Trump ile bir araya geldi. Görüşme, 1979'dan bu yana bir ABD başkanının Hasidik hahamlarla Beyaz Saray'da gerçekleştirdiği ilk görüşme olarak aktarıldı.
Bu görüşmenin dikkat çeken taraflarından biri, heyette İsrail devletine yönelik dini nedenlerle eleştirel ve anti-Siyonist tutumuyla bilinen Satmar hareketinin liderlerinin de bulunmasıydı. Böylece siyasi açıdan Trump'la yakın ilişki içinde bulunan bazı Yahudi gruplar ile İsrail devletine dini gerekçelerle mesafeli duran Hasidik grupların aynı görüşmede yer alması kamuoyunda dikkat çekti.
Ruhi Çenet’in New York'taki Hasidik toplulukların arasına girerek günlük yaşamı gözlemlediği belgesel, topluluğun dışarıdan oldukça farklı görünen yaşam biçimini geniş bir izleyici kitlesine taşıdı. Belgeselin ardından Hasidik Yahudilerin nasıl yaşadığı, kadınların ve erkeklerin toplumdaki rolleri, evlilik gelenekleri, çocukların eğitimi, dini kurallar ve modern teknolojiyle ilişkileri gibi pek çok konu merak edilmeye başladı.

Hasidik toplulukların günlük hayatına dışarıdan erişimin sınırlı olması, bu tür yapımların izleyiciler açısından dikkat çekici olmasının temel nedenlerinden biri. Ancak sinema ve belgesellerin Hasidik yaşamın yalnızca belirli bölümlerini yansıtabileceği de unutulmamalı. Bazı yapımlar topluluktan ayrılan kişilerin deneyimlerine odaklanırken, bazıları cemaat içinde devam eden sıradan aile hayatını veya dini gelenekleri merkeze alıyor.
Hasidik Yahudi dünyasını geniş kitlelere tanıtan en bilinen yapımlardan biri Unorthodox oldu. Dört bölümlük mini dizi, Brooklyn'deki Satmar Hasidik topluluğunda yaşayan Esty'nin görücü usulü evliliği, dini çevresi ve kendi hayatını kurma arayışı üzerinden ilerliyor. Esty'nin Berlin'e gitmesiyle birlikte hikâye, son derece kapalı bir topluluktan ayrılarak seküler dünyayla karşılaşan genç bir kadının yaşadığı değişime odaklanıyor.
Shira Haas'ın canlandırdığı Esty karakterinin hikâyesi, evlilik, aile, dini kurallar, kadınların topluluk içindeki konumu ve bireysel özgürlük gibi konuları bir araya getiriyor. Ancak yapımın belirli bir karakterin deneyimine dayandığı ve Hasidik toplumun tamamını temsil etmediği özellikle dikkate alınması gereken bir nokta.
Shtisel, Kudüs'teki Ultra-Ortodoks bir ailenin günlük yaşamını merkezine alan İsrail yapımı drama dizisi olarak öne çıkıyor. Yapım, Shtisel ailesinin aşk, evlilik, çocuklar, aile bağları, kayıplar ve dini geleneklerle şekillenen hayatını takip ediyor. Bu yönüyle Hasidik topluluklardan ayrılma hikâyelerinden farklı olarak, Ultra-Ortodoks bir ailenin kendi çevresi içerisindeki günlük yaşamına odaklanıyor.
Dizinin önemli özelliklerinden biri, karakterleri yalnızca dini kurallar üzerinden tanımlamaması. Aile bireylerinin duygusal ilişkileri, gelecek beklentileri ve kişisel çatışmaları da hikâyenin merkezinde yer alıyor. Bu nedenle Hasidik ve Haredi yaşamı daha gündelik ve aile merkezli bir hikâye üzerinden görmek isteyenler için öne çıkan yapımlardan biri.
2017 yapımı Menashe, Brooklyn'deki Hasidik Yahudi topluluğunun içinde geçen bir baba-oğul hikâyesi anlatıyor. Eşini kaybeden Menashe, küçük oğlu Rieven'ı yanında tutabilmek için cemaatin beklentileriyle mücadele ediyor. Topluluğun bir çocuğun tek ebeveynli bir evde büyümesine yönelik yaklaşımı, filmin temel çatışmasını oluşturuyor.
Filmi diğer yapımlardan ayıran önemli ayrıntılardan biri, büyük ölçüde Hasidik toplumun içinde ve Yidiş dili kullanılarak çekilmiş olması. Başroldeki Menashe Lustig'in de Hasidik yaşamdan gelmesi, filmin topluluğun gündelik hayatına daha yakından bakmasını sağlıyor. Yapım, dini kuralları anlatırken aynı zamanda babalık, aile ve ebeveynlik gibi evrensel konuları öne çıkarıyor.
One of Us, kurgu yerine gerçek kişilerin deneyimlerine odaklanan 2017 tarihli bir belgesel. Yapım, Brooklyn'deki Hasidik topluluktan ayrılmaya çalışan üç kişinin hayatını takip ediyor. Topluluktan ayrılmanın ardından eski çevreleriyle yaşadıkları kopuş, yeni bir hayata uyum sağlama çabaları ve kişisel mücadeleleri belgeselin temelini oluşturuyor.
Belgesel, Hasidik yaşamın içeriden nasıl göründüğünden çok, bu yaşamdan ayrılmanın ardından ortaya çıkan sorunları gösteriyor. Bu nedenle topluluğu tanımak isteyen izleyiciler açısından önemli bir yapım olsa da, oldukça belirli bir perspektife sahip. Üç eski Hasidik Yahudinin deneyimlerine odaklandığı için topluluğun tamamının yaşamını temsil eden genel bir portre olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Sidney Lumet imzalı A Stranger Among Us, Hasidik Yahudi toplumunu bu kez polisiye bir hikâyenin merkezine yerleştiriyor. Filmde Melanie Griffith'in canlandırdığı polis memuru, bir cinayeti soruşturmak amacıyla kapalı Hasidik topluluğunun içine giriyor. Böylece suç soruşturması üzerinden dini gelenekler ve dışarıdan gelen bir kişinin cemaat içindeki gözlemleri bir araya geliyor.
1992 yapımı film, Hasidik topluluğu anlatan daha eski örneklerden biri olması nedeniyle de dikkat çekiyor. Günümüzde çekilen belgesel ve dizilerden farklı olarak anlatısını polisiye türünün kuralları üzerine kuruyor. Bu nedenle yapım, Hasidik yaşamı doğrudan bir aile dramı yerine gizem ve suç hikâyesi üzerinden görmek isteyen izleyiciler için farklı bir seçenek sunuyor.
The Chosen, Chaim Potok'un aynı adlı romanından uyarlanan 1981 yapımı bir film. Hikâye 1940'ların Brooklyn'inde geçiyor ve Hasidik bir dini liderin oğlu Danny Saunders ile daha seküler bir Yahudi aileden gelen Reuven Malter arasındaki arkadaşlığa odaklanıyor.
Filmde iki gencin arkadaşlığı üzerinden dini gelenek, ailelerin çocukları üzerindeki etkisi, farklı Yahudi yorumları, Siyonizm ve bireysel tercih gibi konular işleniyor. Böylece Hasidik yaşam yalnızca günlük kıyafetler veya dini kurallarla değil, kuşaklar arasındaki fikir ayrılıkları ve kimlik arayışı üzerinden de ele alınıyor.
2014 yapımı Felix and Meira, Montreal'deki Hasidik Yahudi topluluğunda yaşayan evli ve çocuklu Meira'nın hayatını anlatıyor. Toplumun dışından gelen Félix ile tanışması, Meira'nın alıştığı yaşam biçimini ve kişisel tercihlerini sorgulamasına neden oluyor. Filmde Fransızca, İngilizce ve Yidiş dilleri kullanılıyor.
Yapım, bir aşk hikâyesinin yanında dini topluluk ile bireysel arzular arasındaki gerilimi de ele alıyor. Meira'nın evliliği, anneliği, dini çevresi ve dış dünyayla kurduğu ilişki üzerinden Hasidik bir kadının karşı karşıya kalabileceği farklı beklentiler işleniyor.
1998 yapımı A Price Above Rubies, Ortodoks Yahudi toplumunda yaşayan bir kadının hayatına odaklanıyor. Renée Zellweger'ın canlandırdığı karakter üzerinden dini çevrenin beklentileri ile bireysel istekler arasındaki çatışma işleniyor.
Film doğrudan belirli bir Hasidik cemaatin günlük yaşamını anlatan bir belgesel niteliğinde değil. Bunun yerine Ortodoks Yahudi toplumundaki aile, evlilik, kadınlık ve kişisel özgürlük meselelerini dramatik bir hikâye üzerinden ele alıyor. Bu nedenle Hasidik ve Ultra-Ortodoks yaşamın özellikle kadın karakterler üzerindeki etkisini görmek isteyenlerin listesine eklenebilecek yapımlardan biri.
1998 yapımı Left Luggage, 1970'lerin başında Belçika'nın Antwerp kentinde geçen bir hikâyeyi anlatıyor. Film, Ortodoks Yahudi bir ailenin yanında çocuk bakıcısı olarak çalışmaya başlayan Chaja'nın yaşamına odaklanıyor. Chaja'nın aileyle kurduğu ilişki üzerinden dini gelenekler, aile bağları ve geçmişin bıraktığı travmalar ele alınıyor.
Film doğrudan modern New York Hasidik topluluğunu anlatmasa da Ortodoks Yahudi yaşamına dair farklı bir dönem ve coğrafya sunuyor. Özellikle dini geleneklerin aile ilişkileri üzerindeki etkisini görmek isteyen izleyiciler için listedeki diğer yapımlardan farklı bir pencere açıyor.
Hasidik topluluklarda aile, dini ve toplumsal hayatın en önemli unsurlarından biri olarak görülüyor. Evlilik, çocukların yetiştirilmesi ve dini eğitimin sürdürülmesi cemaat yaşamının merkezinde bulunuyor. Bu nedenle Hasidik yaşamı konu alan yapımlarda görücü usulü evlilik, eş seçimi, çocukların eğitimi ve aile büyüklerinin kararları sık sık hikâyelerin temel çatışma noktalarını oluşturuyor.
Bununla birlikte tüm Hasidik grupların aynı kuralları uyguladığı düşünülmemeli. Hasidik dünya farklı cemaatlerden oluşuyor ve uygulamalar gruptan gruba değişebiliyor. Sinema ve televizyon yapımlarında da çoğu zaman belirli bir cemaat veya karakterin deneyimi anlatıldığı için tek bir film üzerinden bütün Hasidik topluluklar hakkında genelleme yapmak doğru olmayacaktır.
Hasidik erkeklerin siyah takım elbiseler, uzun ceketler ve geleneksel şapkalarla görülmesi bu toplulukların dışarıdan en kolay fark edilen özelliklerinden biri. Bazı gruplarda erkeklerin yanaklarının iki yanında bıraktığı saç bukleleri olan peyot da dikkat çekiyor. Kadınların kıyafetlerinde ise topluluğun dini yorumuna göre belirlenen örtünme ve mahremiyet kuralları önemli bir yer tutuyor.
Günlük hayat ise yalnızca dini ritüellerden oluşmuyor. Hasidik mahallelerde aileler çalışıyor, çocuklar okula gidiyor, alışveriş yapıyor ve cemaat içerisindeki sosyal hayatlarını sürdürüyor. Ancak eğitim, medya, internet, teknoloji ve seküler kültürle ilişki gibi alanlarda uygulanan sınırlar topluluğun dış dünyadan farklılaşmasına neden olabiliyor.

Hasidik Yahudiler, Haredi veya Ultra-Ortodoks Yahudilik dünyası içerisinde yer alan farklı dini cemaatlerden oluşur. Özellikle New York, İsrail ve bazı Avrupa şehirlerinde önemli topluluklara sahip olan Hasidikler, dini kurallara, cemaat yaşamına ve geleneklere güçlü biçimde bağlılıklarıyla bilinir.
Hasidik erkeklerin siyah takım elbise, uzun ceket ve geleneksel şapkalar giymesi dini ve kültürel geleneklerle bağlantılıdır. Kıyafetler gruba göre değişebilse de geleneksel giyim, cemaat kimliğinin ve dini yaşamın günlük hayattaki görünür unsurlarından biridir.
Hasidik hahamlardan oluşan bir heyet, Rosh Hashanah öncesinde Donald Trump ile Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te görüştü. Heyette özellikle Satmar hareketinin önde gelen hahamlarının bulunması dikkat çekti ve görüşme, Hasidik dünyadaki farklı siyasi ve dini yaklaşımların yeniden gündeme gelmesine neden oldu.