Google Derinlemesine Analiz, Teyitli Haber! Tıkla ve favori kaynağın yap.
Özel Haber

Rojin Kabaiş dosyası yeniden açılıyor! Adli Tıp Uzmanı Hakan Kar, kilitli telefon ve kayıp DNA'ya dikkat çekti

Van’da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 21 yaşındaki Rojin Kabaiş davasında, Adalet Bakanlığı’nın kararıyla yeni bir süreç başladı. Rojin'in ölüm nedeni "suda boğulma" olarak kaydedilse de olayın kaza, intihar mı yoksa cinayet mi olduğu henüz netlik kazanmadı. Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Hakan Kar, bu muammanın altındaki gizli detayları Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'a uzman gözüyle anlattı.

Rojin Kabaiş dosyası yeniden açılıyor! Adli Tıp Uzmanı Hakan Kar, kilitli telefon ve kayıp DNA'ya dikkat çekti
KAYNAK:
Bengü Sarıkuş
|
GİRİŞ:
04.05.2026
saat ikonu 16:46
|
GÜNCELLEME:
04.05.2026
saat ikonu 17:05

21 yaşındaki üniversite öğrencisi , 27 Eylül 2024 tarihinde kaldığı KYK yurdundan "çakıl taşı toplamak" amacıyla Van Gölü kıyısına gitti ve bir daha kendisinden haber alınamadı. Raporlarda ölüm nedeni "suda boğulma" olarak kaydedilmiş; ancak olayın kaza, intihar veya dış müdahale sonucu mu olduğu konusunda kesin bir kanaate varılamadı.

Rojin Kabaiş dosyası yeniden açılıyor! Adli Tıp Uzmanı Hakan Kar, kilitli telefon ve kayıp DNA'ya dikkat çekti

0:00 524
HABERİN ÖZETİ

Rojin Kabaiş dosyası yeniden açılıyor! Adli Tıp Uzmanı Hakan Kar, kilitli telefon ve kayıp DNA'ya dikkat çekti

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla yeniden açılan Rojin Kabaiş dosyası, uzmanlar tarafından ele alınıyor ve ölüm nedeninin kaza, intihar ya da cinayet olup olmadığı araştırılıyor.
Rojin Kabaiş'ın ölüm nedeni raporlarda 'suda boğulma' olarak kaydedilmiş ancak olayın kaza, intihar veya dış müdahale sonucu olup olmadığı kesinleşmemiştir.
Adalet Bakanlığı bünyesinde 'Faili Meçhulleri Araştırma Daire Başkanlığı' kurulmuş ve daha önce kilitleri açılamayan Rojin'in cep telefonu için Türkiye'de özel bir teknik ekip oluşturulmuştur.
Adli Tıp Uzmanı Profesör Doktor Hakan Kar, suda boğulma tanısının ölüm nedeni olduğunu ancak ölümün kaza, intihar veya cinayet olup olmadığına savcılık ve mahkemenin karar verdiğini belirtmiştir.
Kar, olayların ayrımında tanık ifadeleri, kamera kayıtları, MOBESE görüntüleri ve cep telefonu konum bilgilerinin kritik olduğunu vurgulamıştır.
Uzun süre suda kalan cesetlerde darp, cebir veya savunma izlerinin kaybolabileceğini belirten Kar, yabancı DNA tespit edilmesinin cinayet şüphesini artırdığını ifade etmiştir.
Kar, Rojin Kabaiş davasında kesin sonuca ulaşmayı zorlaştıran en önemli etkenlerin soruşturmanın ilk aşamasındaki yaklaşım, yürütücülerin uzmanlığı ve cesedin uzun süre suda kalmış olması olduğunu dile getirmiştir.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in göreve gelmesiyle birlikte, Rojin Kabaiş dosyası "toplumda infial uyandıran şüpheli ölümlerin yeniden mercek altına alınması" stratejisiyle yeniden gündeme geldi. Akın Gürlek, Adalet Bakanlığı bünyesinde Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne bağlı olarak "Faili Meçhulleri Araştırma Daire Başkanlığı" kurulduğunu duyurdu. Daha önce İspanya'ya gönderilen ancak kilitleri açılamayan Rojin'in cep telefonu hakkında Bakan Akın Gürlek, Türkiye'de özel bir teknik ekip kurulduğunu belirtti.

Peki Rojin’in ölümü bir kaza mı yoksa kusursuz bir cinayet mi? Adli Tıp Uzmanı Profesör Doktor Hakan Kar, Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş'un sorularını cevaplayarak dosyadaki en kritik 3 engel hakkında bilgi verdi.

Rojin Kabaiş dosyası yeniden açılıyor! Adli Tıp Uzmanı Hakan Kar, kilitli telefon ve kayıp DNA'ya dikkat çekti

Rojin’in ölüm nedeni raporlara 'suda boğulma' olarak geçti. Ancak birinin suda boğulmuş olması, o olayın bir cinayet ya da dış müdahale olmadığı anlamına gelir mi?

Hakan Kar: Rojin Kabaiş davasında adli tıp uzmanlarının yaptığı otopsi sonucunda ölüm nedeni suda boğulma olarak kaydedildi. Ancak bu olayın kaza, intihar ya da cinayet olduğu konusunda bir sonuca varılamadı. Öncelikle şunu söyleyebilirim:

Suda boğulma tanısı, adli tıp uzmanları tarafından yapılan otopsi sonucunda konulan bir ölüm nedeni tanımlamasıdır. Ancak kaza, intihar ve cinayet “ölüm orijini” tanımlamasıdır. Adli tıp uzmanları ölüm orijinini tanımlama konusunda yetkili değildir. Adli tıp uzmanı, ölüm zamanı ve ölüm nedeni konusunda bir sonuca varır.

Olayın kaza, intihar ya da cinayet olup olmadığı ise hukukçuların konusudur. Yani savcılık ve mahkemenin değerlendirme alanındadır. Bu nedenle olayın kaza, intihar ya da cinayet olduğuna karar verme yetkisi tamamen savcılık ve mahkemeye aittir.

Rojin Kabaiş dosyası yeniden açılıyor! Adli Tıp Uzmanı Hakan Kar, kilitli telefon ve kayıp DNA'ya dikkat çekti

Bir vakada boğulmanın kaza mı, intihar mı yoksa dış müdahale sonucu mu olduğunu ayırt etmek hangi kriterlere bağlıdır?

Hakan Kar: Adalet Bakanı'nın toplumda infial uyandıran şüpheli ölümleri yeniden mercek altına alınması ile ilgili ya da Adalet Bakanlığı'nda böyle bir ekip kurulması ile ilgili görüşlerim olumludur. Çünkü rafa kaldırılan ya da nedeniyle sonuca ulaşılamayan davaların tekrar titizlikle inceleme altına alınması bu toplumdaki herkesi mutlu eder.

Ancak bu kurulan komisyonda özellikle altını çiziyorum. Adli tıp uzmanlarıyla birlikte adli antropologlar ve adli genetikçiler ve adli toksikologların mutlaka bulunması gerekmektedir. Eğer böyle bir komisyonda sadece jandarma ya da polis kriminal ya da olay yeri inceleme uzmanları bulunuyor ise yine yetersiz bir soruşturma ve kovuşturma yapılır.

Rojin davasında olduğu gibi adli tıp uzmanlarının yaptığı otopsi sonucunda ölüm nedeni olarak suda boğulma belirlenmiş ise bu suda boğulmanın kaza, intihar ya da cinayet olup olmadığı ile ilgili soruşturma ve kovuşturma hukukçuların yetkisindedir.

Rojin Kabaiş dosyası yeniden açılıyor! Adli Tıp Uzmanı Hakan Kar, kilitli telefon ve kayıp DNA'ya dikkat çekti

Dolayısıyla toplanan delillerle ölüm nedeni değil de ölümün orijini, kaza mı, intihar mı, cinayet mi? araştırması savcılık ya da mahkeme tarafından yapılan soruşturma ve kovuşturma sonucunda ortaya çıkar.

Bu ayrımı yaparken ilk başvurulan delillerden biri tanık ifadeleridir. Bunun yanı sıra kamera kayıtları, özellikle MOBESE görüntüleri büyük önem taşır. Günümüzde cep telefonları da kritik bir veri kaynağıdır. Kullandığımız uygulamalar, konum bilgilerimizi kaydeder ve bu veriler gerektiğinde adli süreçlerde kullanılabilir.

Biz bir uygulama indirdiğimizde kabul ettiğimiz şartlar arasında konum bilgilerimiz var. Yani konum bilgilerimizin, depolanmasını, hatta paylaşılmasını kabul etmiş oluyoruz.

Rojin Kabaiş dosyası yeniden açılıyor! Adli Tıp Uzmanı Hakan Kar, kilitli telefon ve kayıp DNA'ya dikkat çekti

Bu her ne kadar kişisel verilerin gizliliği açısından bir risk teşkil etse de cinayet davalarında ya da şüpheli ölümlerde kişilerin hem mağdurun hem de sanıkların ya da şüphelilerin olay anında hangi baz istasyonundan sinyal aldığının tespit edilmesinde yardımcı oluyor.

Otopsi sırasında alınan örneklerde, kişiye ait olmayan DNA bulgularının tespit edilmesi de son derece önemlidir. Suda bir süre kalmış olsa da bir cesedin otopsisinde alınan örneklerde kendisine ait olmayan DNA'lar çıkarsa nerede olabilir bu?

Bu DNA; tırnak altı, genital bölge gibi alanlarda bulunabilir. Özellikle karşı cinse ait DNA’nın varlığı, olayın kaza ya da intihar olma ihtimalini zayıflatır ve dış müdahale şüphesini artırır.

Rojin Kabaiş dosyası yeniden açılıyor! Adli Tıp Uzmanı Hakan Kar, kilitli telefon ve kayıp DNA'ya dikkat çekti

Rojin’in suda kaldığı süre göz önüne alındığında, vücuttaki darp, cebir veya savunma izlerinin suyun etkisiyle silinmesi mümkün müdür?

Hakan Kar: Evet, uzun süre suda kalan bir cesette birçok fiziksel bulgunun kaybolmuş olması mümkündür. Bu durum soruşturmayı zorlaştırır. Ancak delil bulunamaması, olayın cinayet olmadığı anlamına gelmez.

Buna karşılık, uzun süre suda kalmış bir cesette yabancı DNA tespit edilmesi, şüpheleri ciddi şekilde artırır. Yani suda bu kadar uzun süre kalmasına rağmen başkasına ait hele de bir karşı cinse ait DNA saptanması bunun kaza ya da intihardan ziyade bir cinayet olabileceği yönünde suç araştırmacılarını yönlendirir.

Rojin Kabaiş dosyası yeniden açılıyor! Adli Tıp Uzmanı Hakan Kar, kilitli telefon ve kayıp DNA'ya dikkat çekti

Bir adli tıp uzmanı gözüyle, Rojin'in bulunduğu nokta ile kişisel eşyalarının olduğu nokta arasındaki mesafe ve konum, olayın oluş şekli hakkında bize neler söyler?

Hakan Kar: Eşyaların bulunduğu yer ile cesedin bulunduğu yer arasındaki mesafe tek başına kesin bir sonuç vermez. Ancak bazı ihtimaller hakkında fikir verebilir.

Örneğin, bir cinayet söz konusuysa ve ceset sonradan suya atıldıysa, bu mesafe olayın farklı bir yerde gerçekleştiğine işaret edebilir. Eğer cinayet işleyip suya atma şeklinde delillerden kurtulma gibi saik varsa cesetten kurtulma yönünde bir hareket sergilendiği konusunda şüphe oluşturur.

Rojin Kabaiş dosyası yeniden açılıyor! Adli Tıp Uzmanı Hakan Kar, kilitli telefon ve kayıp DNA'ya dikkat çekti

Cep telefonunun kilidinin açılamaması, adli süreç açısından ne gibi boşluklar oluşturur? İspanya’da açılamayan bir telefon Türkiye’de özel bir ekipçe açılabilir mi?

Hakan Kar: Günümüzde teknoloji çok gelişti. İstediği kadar cep telefonları şifrelenmiş olsun. Hatta kişiler tarafından cep telefonundaki bilgiler silinmiş olsun. Biliyorsunuz artık dijital bilgilerin bulutlarda depolanması ya da sistemde depolanması nedeniyle sildiğimizi sandığımız hiçbir dijital veri aslında tam olarak silinmiyor.

Loglar ve datalar şeklinde depolanıyor. Özellikle bu uygulamalar kullanılarak yapılan yazışmalar, ses kayıtları, görüntülü görüşmeler ya da birbirine resim gönderme gibi şeyler silinse dahi artık özellikle dijital bilişim uzmanları tarafından geri getirilebiliyor. Dolayısıyla bir cep telefonunun kilidinin açılamaması günümüzde çok mümkün değil.

Bu nedenle, telefonun henüz açılamamış olması bir eksikliktir ancak kalıcı bir engel değildir. Gerek yurt dışında gerek Türkiye’de, gelişmiş teknik ekiplerle bu verilere ulaşılması mümkündür.

Rojin Kabaiş dosyası yeniden açılıyor! Adli Tıp Uzmanı Hakan Kar, kilitli telefon ve kayıp DNA'ya dikkat çekti

Rojin Kabaiş vakası özelinde, şu anki bilgiler ışığında “kesin sonuca ulaşmayı” zorlaştıran en büyük etken sizce nedir?

Hakan Kar: Son olarak Rojin Kabaiş davasında özellikle kesin sonuca ulaşmayı zorlaştıran en büyük etkenlerden biri en baştaki soruşturmayı yapan irade. Bence en önemlisi soruşturmanın ilk aşamasındaki yaklaşım ve yeterlilik düzeyidir. Başlangıçta yeterince derinlikli bir inceleme yapılmamış olması ihtimali süreci zorlaştırmış olabilir.

İkinci önemli etken, soruşturmayı yürüten kişilerin uzmanlığı ve adli bilimlerden ne ölçüde yararlanıldığıdır.

Üçüncü ve en kritik unsur ise cesedin uzun süre suda kalmış olmasıdır. Açık havada kalan, suda kalan ve toprağa gömülen kişilerin cesetlerinin bozulması, çürümesi birçok delilin kaybolmasına neden olmuş olabilir ve bu da kesin sonuca ulaşmayı zorlaştırmaktadır.

ETİKETLER
#rojin kabaiş
#Delil Yetersizliği
#Cinayet Soruşturması
#Adli Tıp Raporu
#Suda Boğulma
#Özel Haber
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.