Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Muğla’da düzenlenen Genişletilmiş İl Danışman Meclisi Toplantısı’na katıldı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi 15 Temmuz Demokrasi Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda konuşan Yazıcı; Terörsüz Türkiye süreci, yeni anayasa çalışmaları ve CHP'li belediyelerdeki yolsuzluk operasyonlarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Mevcut anayasa üzerinde yapılan iyileştirmelere değinen Yazıcı, "Bütün bunlara rağmen bugün yürürlükte bulunan anayasada gerçekleştirilen 19 değişikliğin 12 tanesi bizim iktidarımız döneminde yapıldı. En büyük değişikliği 2017 yılında gerçekleştirerek, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni getirdik" dedi.
Yapılan tüm değişikliklere rağmen anayasanın bir bütünlük arz etmediğini söyleyen Yazıcı, yeni anayasa hedefinin hem AK Parti’nin kuruluş bildirgesinde hem de muhalefetin vaatlerinde yer aldığını belirtti. Yazıcı, "Talebimiz açık; Türkiye yeni bir anayasa yapmalı ve bu anayasaya millet damgasını vurmalı. Milletimiz, sahip olduğu anayasa yapma hakkını artık tam tekmil bir şekilde kullanabilmelidir" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin 40 yılı aşkın süredir terörle mücadele ettiğini ve binlerce şehidinin bulunduğuna işaret eden Yazıcı, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Geldiğimiz günden bu yana Türkiye'yi bu illetten kurtarmalıyız düşüncesi içinde olduk. Teşebbüs de ettik. Komisyonlar oluşturduk ama başaramadık. Şimdi terörsüz bölge ve terörsüz Türkiye hedefine varmak için gece gündüz koşturuyoruz. İnşallah hem ülkemizi hem de bölgemizi terör musallatından tasfiye ederiz. Burada bir pazarlık yok. İnşallah bunu da milletten aldığımız güçle hep birlikte gerçekleştireceğiz."

Milletin oylarıyla göreve gelen CHP'li belediyelerin görevlerini yerine getirmediğini belirten Yazıcı, "Milletin oy vermek suretiyle teslim ettiği belediyeleri siz söğüşleme arenasına dönüştürürseniz, bu milletin adaleti uygulamakta yükümlü kıldığı idare ve yargı hesap soracak. Mecliste ikinci parti bu noktada kilitlenmiş, hiçbir siyasi üretimi yok. Değerler hepimizin. Siyasi rekabeti projeler üzerinden yapmalıyız ve çağrımız da budur." dedi.