Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan muhalefete 'Takoz' benzetmesi: 'Çiğ süt içmediysen bu karın ağrısı niye?'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"nde önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin ulaşımda çağ atladığını söyleyen Erdoğan, muhalefete sert sözlerle yüklendi. Muhalefete 'Vizyonsuzlar korosu' diyen Erdoğan, "Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman takoz benzetmesi yapınca hemen birileri alınıyor bundan rahatsız oluyor" ifadelerini kullandı.

KAYNAK:
IHA
|
GİRİŞ:
30.01.2026
saat ikonu 15:16
|
GÜNCELLEME:
30.01.2026
saat ikonu 16:15

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"nde konuştu. Bölünmüş yolların 30 bininci kilometresini hizmete alan Erdoğan, muhalefete 'takoz' göndermesinde bulundu. Öte yandan Erdoğan yolsuzluk soruşturması üzerinden CHP'ye yüklendi. Erdoğan, "Çiğ süt içmediysen bu karın ağrısı niye, adaletin tecellisinden niye tedirgin oluyorsunuz?" diye sordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan muhalefete 'Takoz' benzetmesi: 'Çiğ süt içmediysen bu karın ağrısı niye?'

"HER ZAMAN KENDİMİZLE YARIŞTIK"

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

Bugün yapımı tamamlanan bölünmüş yollarımızı 30 bininci kilometresini hizmete almak üzere bir aradayız. Eserlerimize bir yenisini eklemenin 86 milyona aşk ile hizmet etmenin gururunu yaşıyoruz.

Eserlerimize bir yenisini de ekledik. AK Parti olarak 23 yıldır halka hizmet hakka hizmet anlayışıyla hareket eden bir kadroyuz. Milletin emanetini yere düşürmemek mahcup olmamak için 86 milyonun tamamı için geceyi gündüze katıyoruz. Yatırımlarla ülkemizi güçlendiriyoruz. Her alanda başarıdan başarıya koştuk. Her zaman kendimizle yarıştık. Hep daha iyisini hedefledik.

"TAKOZ BENZETMESİ YAPINCA HEMEN BİRİLERİ ALINIYOR"

Başkalarıyla değil her zaman kendimizle yarıştık. Hep daha iyisini daha güzelini ilerisini hedefledik. Eski Türkiye’yi bilen herkes bugün şu gerçeği kabul etti. İktidarlarımızın başarı hikayesi yazdığı Türkiye’ye çağ atlattığı Türkiye’nin makus tarihini değiştirdiği alanların en başında ulaştırma vardır.

Değerli kardeşlerim kıymetli misafirler 23 yıldır bu ülkeye hizmet eden bir siyasetçi olarak içimi yakan bir hususu bugün sizlerle paylaşmak arzusundayım. Burayı özellikle genç arkadaşlarımın ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimin çok iyi dinlemesini rica ediyorum.

Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman takoz benzetmesi yapınca hemen birileri alınıyor bundan rahatsız oluyor. Oysa biz takoz sıfatını birilerini kötülemek birilerine hakaret etmek birilerini rencide etmek tahrik etmek amacıyla asla kullanmıyoruz.

"ATMADIKLARI İFTİRA KALMADI"

Bölünmüş yol projesini ilk açıkladığımızda takoz diye tanımladığımız bu zihniyetle hem de çok acı bir şekilde yüz yüze geldik. Yapılan her hizmeti karalamayı maharet sanan eser düşmanı muhalefet koro halinde çıktı 'Bu yollar çabucak bozulur, milletin kaynağını harcıyorsunuz, petrol lobisine hizmet ediyorlar, bölünmüş yollara ne gerek var mevcut yolları koruyun' dediler. Hatta muvazeneyi öyle yitirdiler ki; "Bunların bilinçaltında milleti bölmek var, onun için bölünmüş yol adını kullanıyorlar" diye köşe yazıları yazdılar. O günleri hatırlayanlar bilir, sırf iş yaptığımız için atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı. Meclis tutanaklarını açıp bakın. Muhalefetin bölünmüş yol projesi için daha neler söylediğini, hangi akla ziyan cümleleri kurduklarını, hangi saçma sapan argümanlarla bu projeyi kötülediklerini sizler de göreceksiniz.

"ÇİĞ SÜT İÇMEDİYSEN BU KARIN AĞRISI NİYE?"

Taş üstüne taş koymaktan acizler, para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında bizim meselemiz diyebilecekleri hiçbir icraatleri yok.

Çiğ süt içmediysen bu karın ağrısı niye, adaletin tecellisinden niye tedirgin oluyorsunuz.

Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz?

"YOL MEDENİYETTİR DİYEREK YENİ YOLLAR YAPTIK"

Şunu bir defa tüm halkımızın bilmesini isterim. Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olamazdık. Türkiye’ye hepimizin göğsünü kabartan şu manzarayı yaşatamazdık. Ama biz tek yapabildiği takoz koymak, karalamak, çamur atmak olan bu vizyonsuzlar korosuna aldırmadık. Sadece milletimizi dinledik, sadece milletimize hizmet etmeye odaklandık ve bölünmüş yol projemizi başlattık. Israrla devam ettirdiğimiz bu projede hamdolsun 30 bin kilometreyi aştık. Ne dedik? Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık; emniyetli, rahat ve hızlı ulaşımın önünü açtık. “Yol ver dağlar yol ver bana, yollar seni gide gide usandım” diye türküler yakan milletimizin yol mahrumiyeti çektiği o kötü günleri tarihin tozlu raflarına kaldırdık. Rüşvetin, talanın, yağmanın yolunu yapmaya çalışanlara rağmen; irtikapla, ihaleyle milletin kaynaklarını peşkeş çekerek yolunu bulmaya çalışıp yolda kalanlara rağmen; “Ne kadar yol yaparsanız trafik o kadar sıkışır” diyen çapsızlara rağmen; milletin parasıyla tropik adalarda sefa süren jet sosyeteye rağmen ülkemizin dört bir yanını bölünmüş yollarla biz donattık.

Geçilmez denilen tepeleri geçerek, aşılmaz denilen dağları, vadileri aşarak milletimizin yolunu açtık. 86 milyonla sırt sırta vererek kelimenin tam manasıyla bir yol destanı yazdık. Milletimiz bize destek oldu, bizi en zor zamanlarımızda yalnız bırakmadı. Biz de milletimize şükran borcumuzu işte böyle ödedik ve ödüyoruz. Bize inanan, bize güvenen, istikbalini bizlere teslim eden milletimize bugün bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu aziz milletimize mahcup etmeyen Cenab-ı Allah’a hamd ediyorum. Rabbim ömür verdikçe “Durmak yok, yola devam” diyorum.

"TETİKÇİLERE EN GÜZEL CEVABI İNSANIMIZLA BULUŞTURARAK VERDİK"

Şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Bakın, bütün bu yolları yaparak sadece ülkemizi kalkındırmakla kalmadık; aynı zamanda ulaşımda vakit ve yakıt israfını önledik, araç yıpranmalarını en aza indirdik, çevre kirliliğini azalttık. Turizmden tarıma kadar hayatın her alanında ilave katma değer üretilmesini sağladık. Şehirler arası seyahat artık insanlarımız için eziyet olmaktan çıktı, adeta keyfe dönüştü. “Bölünmüş yollar bizi bölecek” diyen tetikçilere en güzel cevabı insanımızı buluşturarak, hasret çeken gönülleri kucaklaştırarak biz verdik.

Tüm bunlarla birlikte ülkemizin doğu-batı ve kuzey-güney yönlü ulaşım hatlarındaki merkezi rolünü daha da güçlendirdik. Otobanlarla, yüksek hızlı trenlerle, havalimanlarıyla, Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Selim Köprüsü, Körfez Geçişi, 1915 Çanakkale Köprüsü ve daha nice devasa yatırımla Türkiye’yi bölgesinin en avantajlı ülkelerinden biri haline getirdik. Bunlar elbette mühim kazanımlardı. Fakat bizim için asıl önemlisi; vatandaşlarımızın canlarına mal olan, nice ocağın sönmesine sebep olan trafik kazalarının azaltılmasıdır.

Yol kusurundan kaynaklanan kaza oranını neredeyse sıfıra indirdik. İşte bunun değeri, maliyeti, kazancı parayla ölçülemez. Önüne geçilen her kaza, kurtarılan her hayat bizim için dünyalara bedeldir. Milletimizin şöyle yüreğinden kopararak ettiği “Allah razı olsun” duası her türlü makamın, rütbenin katbekat üstündedir. Hamdolsun, gelecek nesillere yol kusurundan kaynaklı trafik kazalarının asgari düzeye indiği güvenli bir Türkiye inşa etmenin sevinci içindeyiz.

ETİKETLER
#Politika
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.