Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Muhtarlar Günü buluşmasında konuştu. Erdoğan, Gün oldu Türkiye'nin meselelerini sizlerle istişare ettik, gün oldu bölgesel ve küresel gelişmeleri birlikte değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik, yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik, gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:
"Kıymetli kardeşlerim, sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum. Öncelikle siz kardeşlerimin şahsında ülkemizdeki tüm muhtarlarımızın 19 Ekim Muhtarlar Günü'nü yürekten tebrik ediyorum. Yine sizlerin aracılığıyla 81 vilayetimizdeki muhtarlarımızın tamamına Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretler dolayısıyla teşekkür ediyor, onlara da en kalbi selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Geride hoş bir sada bırakarak darıdünyadan darıbekaya irtihal eden muhtarlarımızı rahmetle yad ediyorum. Görevlerinin başında olan muhtarlarımıza ise Rabbimden üstün başarılar diliyor, her birini muhabbetle bağrıma basıyorum. Muhtarlar Günü vesilesiyle sizleri Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde misafir etmenin, sizlerle hasret gidermenin bahtiyarlığı içindeyim. Milletin evine, bu gazi mekana hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz.
İlk toplantımızı yaklaşık 12 sene önce, 27 Ocak 2015 tarihinde yine bu salonda yapmış; 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman sergi salonumuzda Türkiye'nin tüm vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik.

Gün oldu Türkiye'nin meselelerini sizlerle istişare ettik, gün oldu bölgesel ve küresel gelişmeleri birlikte değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik, yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik, gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk.
Rabbim hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin diyorum. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.
Kıymetli muhtarlarımız, muhterem kardeşlerim... Sizlerle aramızdaki sarsılmaz bağı anlayamayanlar, bizim her icraatımıza yaptıkları gibi muhtarlar buluşmamıza da kara çalmışlardır. Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki, içlerinde yıllardır biriktirdikleri milli irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler.

"Muhtar bile olamaz" diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler.
İş sadece yerel düzeyde de kalmadı. Türk siyasetinde de buluşmalarımızın dönüştürücü etkisi oldu. Tabiri caizse siyasette bir muhtar açılımı yaşandı. Daha önce "muhtar" deyince hafife alanlar; kimi zaman mecburiyetten, kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar.

Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin —şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile— muhtarlar buluşması düzenlemesini Türkiye'de milli iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür; ister zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah'ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.
Değerli kardeşlerim, muhtarlar buluşmamızın sadece tek parti bakiyesi tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil; muhtarlarımızın özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları oldu. Sizlerin vatandaşlarımıza daha iyi hizmet sunabilmeniz, görevinizi daha iyi yerine getirebilmeniz için biliyorsunuz hiçbir fedakarlıktan kaçınmadık. Sorunları ve önerileri bizzat muhtarlarımızdan dinledik, notlarımızı aldık ve gerekli adımları hızlıca attık. Bunların neler olduğunu sizler zaten çok çok iyi biliyorsunuz. Ama ben yine de muhtarlarımız için yaptığımız çalışmaları burada çok kısa bir şekilde özetlemek isterim.
Şimdi değerli kardeşlerim, yayınladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde Muhtarlık İşleri Daire Başkanlığının, diğer belediyelerde ise Muhtarlık Müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi MUBİS'i hayata geçirdik. 19 Ekim'i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.

Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002'de muhtarlarımıza yapılan ödeme —yalnızca unutmayın— 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017'den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği otel ve sosyal tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık.
Kıymetli muhtarlarımız, çok değerli kardeşlerim... Sizler de görüyorsunuz, bölgemizde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşanıyor. Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail'in Filistin'e yönelik saldırıları, imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor.
Komşumuz İran'daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen'de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan'ı hedef alan saldırıları, bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad'daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı. Lübnan'a bakıyoruz maalesef... Orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye'den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya "Etrafımız ateş çemberi" diye... İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle.

Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye'nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun, şimdiye kadar bunda da başarılı olduk.
Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk. Tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik. Provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.
Burada şunu da siz muhtar kardeşlerime açık açık söylemek istiyorum: Unutmayın, büyük milletlerin imtihanı da büyük olur."